24 Ağustos 2019 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Özgür Terzioğlu- LÜLEBURGAZ'IN NEYE İHTİYACI VAR?
Güçlü yatırımcıları ikna edebilmek
Yazı Tarihi: 23 Ocak 2019 Çarşamba 07:04

Enstitü kurgusundan bahsederken çağdaşlaşma inancını temsil eden Köy Enstitülerinin bir kolu olan Lüleburgaz’daki Kepirtepe Köy Enstitüsü hemen akla gelebilir. Dikkat edilmesini istediğim konu Kültürel Tasarım Enstitüsünün düşünce ekseninin Köy Enstitülerinin düşünsel ekseniyle kısmen kesişim göstermesidir. Köy Enstitüleri o devrin genel ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikteyken eğer ki bugün eğitimlerine devam edebilseydi bahsettiğim kurguya yönelik bir evrimsel süreci de gerçekleştirmesi gerekmekteydi. Her yeniçağın ihtiyacı farklı beklentileri doğurduğu üzere Kültürel Tasarım Enstitüsü de yeniçağın hazırlıklarının yapılması adına toplumun ihtiyacına yönelik projelerin tasarlanmasında ve yürütümünde önemli görevleri yerine getirebilecek kabiliyette hazırlanmalıdır. Bu noktadan sonra aklımıza şu sorular gelebilir; Çok kısa sürede olumlu geri dönüşler alınan Köy Enstitüleri neden kapatıldı? Kültürel Tasarım Enstitüsü de bu kadar çabuk geri dönüşleri sağlayabilecek mi? Bu sorular çerçevesinde geçen yüzyılın yaşanmışlıklarına bakıldığında Kurtuluş mücadelesi vermiş bir halkın yokluk tan var edebilme çabasını anlatan Köy Enstitüleri sayesinde üretebilen bir halkın tüketim toplumuna dönüştürülmesi projesinin ilk ayağında Enstitüler kapatılmıştır. Ülkemizin bugünkü kültürel iklimine göre düşünce geliştirirsek eğer geçen yüzyıla göre kullanabileceğimiz sayısız imkânın olduğunu ve bu imkânlara rağmen neden sağlıklı hareketi yapamadığımızın nedeni ise Köy Enstitülerinin kapatılma sebebi ile göbekten bağlıdır. O tarihten sonra Türkiye Cumhuriyeti tüketim toplumu haline dönüştürülmesi adına birçok uygulamayı kabul etmiştir. ABD ile yapılan ilk ikili anlaşma, 23 Şubat 1945 tarihinde imzalandı. Borç alma ve kiralamalarla ilgili olan bu anlaşma TBMM'de 4780 sayıyla yasalaştı. Anlaşmanın temel özelliği, adının Karşılıklı Yardım Anlaşması olmasına karşın, ABD isteklerinin Türkiye tarafından kabul edilmesi ve Türkiye'yi ağır yükümlülükler altına sokmasıydı. Anlaşmada, 'Koruyucu Hükümler' olarak yer alan maddelerle, Türkiye'nin değil ABD'nin 'hakları' korunuyordu. Anlaşmanın II. maddesi şöyleydi: TC hükümeti, sağlamakla görevli olduğu hizmetleri, kolaylıkları ya da bilgileri ABD'ye teslim edecektir.' Böyle bir maddenin bağımsız iki ülke arasında yapılan bir anlaşmada yer alması, örneği olan bir uygulama değildir. TC hükümeti, ABD'ye hizmet sunmakla görevli olacak ve bu görevin sınırı da belli olmayacaktı. 1945 ten sonra ABD ile birçok anlaşma imzalanmaya başlamıştır. Konumuzla ilgili olarak, 27 Aralık 1947 Fulbright eğitim komisyonunun 5.Maddesi; ‘’Dördü T.C Vatandaşı ve dördü ABD vatandaşı olmak üzere sekiz üyeden kurulu olacaktır. Buna ek olarak Türkiye’deki ABD diplomatik heyeti başı (ABD Büyükelçisi) komisyonun fahri başkanı olacaktır. Komisyonda oyların eşit oluşması durumunda kesin oyu amaç şefi olan ABD Büyükelçisi verecektir.’’ şartı koşulmaktadır. ABD ile yaptığımız stratejik anlaşmaya göre Türk Milli Eğitimini plan ve programlayan komisyon kurulmuş, bu komisyonun yoluyla eğitim sistemimiz yönlendirilmektedir. Böyle bir müdahale sürdürülebilir tüketim adına yıllar önce planlandığı gerçeği ile yüzleşmemizin zamanı gelmiştir. Yetişen neslin kişilik koordinasyonunu bozan bu eğitimsel müdahalelere ek olarak, Açık Kapı (Open Doors) politikası ile zeki gençleri kendi kültürü ile yetiştirebilmesi için ABD üniversitelerinde burslu eğitim verilmektedir. Bu uygulamalar halen devam etmektedir. Devam ettiği sürece de narsis demokrasi ile eğitim gören nesiller, kendi gerçekliklerini bilmedikleri gibi benliğine dönük eylemler ile tüketim çağına devam edilecektir.  Bu gerçekler çerçevesinde Yeni Kuşak Köy Enstitülerinin çağdaşlaşma misyonerliği liderliği görevini üstlenerek “Kültürel Tasarım Enstitüsü” modeli gibi yeni bir enstitü çalışmasını hayata geçirerek, hem beyin göçünün önüne geçebilmek için hem sağlıklı düşünen nitelikli insanları kentimize çekebilmek adına bölgede ki kaliteli iş gücünü destekleyebilecek güçlü yatırımcıların ikna çalışmalarına başlaması gerekmektedirler. Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğinin bu hareketi “Yaşamsal Kalite Yönetimi” sistemini uygulamaya sokabilmemiz için son derece önemlidir.

YARIN: Çözüm süreçleri geliştirmek

 

Bu yazı 421 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Kaliteli Yaşam Biçimi
» Samimi yaklaşım
» Etkili Konuşmak
» Dürüst Kişilik
» Güzel Davranış
» Lüzumlu Çaba
» Odak kabiliyeti
» Ufkun ötesini hayal edebilmek
» Özün ve sözün etkisini kavrayabilmek
» Erdem sahibi olarak, hayatı paylaşabilmek…
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter