19 Şubat 2019 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 15°C
Açık
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Alışkanlıklarımı
Yazı Tarihi: 01 Şubat 2019 Cuma 08:26

 Dino Buzzati’nin Tatar Çölü adlı oldukça etkileyici romanı, subay çıkan Giovanni Drogo’nun ilk atandığı yer olan Bastiani Kalesi’ne gitmek üzere bir eylül sabahı kenti terk etmesiyle başlıyor. Drogo, kaleye ilk geldiği zaman ayrılmayı düşünüyor, ama üstlerinin tavsiyelerini dinleyerek bir süre kalıp öyle ayrılmaya karar veriyor. Fakat geçen zaman, insanın kanına işleyen alışkanlıklar ve hayatın monoton ritmi Drogo’nun zihninde Bastiani Kalesi’ni aşılamaz bir hapishaneye dönüştürüyor. Başlangıçta gitmek niyetinde olduğu kalesi içinden çıkamadığı, çıktığında geri dönmek için sabırsızlandığı bir mekân haline geliyor. Kahramanımız, burada kalmak istemese bile zamanla alışkanlıkların ve rahatlığının etkisi ile kalede yıllarca kalmaya karar verir. Bu karar onun hayatındaki en önemli ve bütün yaşamını etkileyen bir sonuç niteliğindedir. Aslında Drogo başlangıçta hemen geri dönmek ister, ancak hastalık gerekçesiyle gitmenin mesleğine zarar vermesinden çekinerek dört ay kaldıktan sonra gitmesinin daha uygun olacağını düşünür. Bu karardan sonra, kale bir takıntı, beklenen serüvenin gerçekleşeceğine inanılan yer, umut, kahramanca bir yazgının beklentisini körükleyen yer haline gelir. Bastiani kalesi artık Drogo'nun gitme gücünü elinden almıştır. Nasıl mı? Drogo zamanla kaleye alışır ve buradaki rahatlığından vazgeçemez. Zamanla Tatar Çölü’ne olan tutkusu ve çölün derinliklerinden geleceğine inandığı kahraman yazgısı onu şehir yaşantısından daha çok cezbetmeye başlar. Kısacası kaleye alışır ve bu alışkanlık Drogo'nun yaşamında birçok şeyden vazgeçmesine sebep olur. Sonuçta tercih Drogo'nun tercihidir. Kalede kalma seçimi Drogo’yu hayallerinden oldukça uzak bir yere götürür ve arkasından kapıyı kilitler. Artık Drogo alışkanlıklarının ve umutlarının kölesi olmuştur. Emile adlı eserinde  Jean-Jacques Rousseau alışkanlıklar üzerine şunu söyler:

“Tüm bilgeliğimiz kölece önyargılara bağlılıktan ibaret; tüm alışkanlıklarımız yalnızca bağımlılık, sıkıntı ve baskı. Uygar insan önyargılarına bağlı bir yaşam içinde doğar, yaşar ve ölür.”
  Hayatımızda değişiklik yapmaktan ve alışkanlıklarımızdan vazgeçmekten korkmamalıyız. Bu hayat bizim hayatımız ve alışkanlıklarımızın veya kararlarımızın kölesi olmamalıyız. Çünkü alışkanlıklarımız, geri dönemediğimiz kararlarımız, biz fark etmeden öylesine büyür ve vazgeçilmez olur ki, bir gün bir bakmışız hayatımızın sonuna gelmişizdir. Sonuca baktığımızda elimizde hiçbir şey kalmadığını görürüz. “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden bilebilirsin hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını”.

Şems-i Tebrizi bu güzel sözü alışkanlıklarımızdan sıyrılmamız gerektiğini anlatan bir ders niteliğindedir. Ömrümüz aslında hep bir şeyleri beklemekle geçiyor, çocukluk yıllarımızdan itibaren kendimizi mutlulukları beklemeye şartlandırılıyoruz. Ânı fark etmek, ânın tadını çıkarmak yerine hep belirsiz olan bir şeyleri bekliyoruz ve mutluluğun o beklenilen şey gerçekleştiğinde yaşanılacağına inanıyor, bu şekilde kendimizi teselli ediyoruz. Oysaki zamanımız sınırlı ve geçen her saniye aleyhimize işliyor, hayat kaçıyor, yaşanmadan, yaşanamadan, bekleyerek geçip gidiyor. İnsanın hayatta heyecanını yitirmesiyle birlikte sıradanlaşan, monotonlaşan, birbirinin aynı haline gelen günlerinin onu nasıl yavaş yavaş tükettiğini, ruhunu nasıl boşalttığını görebiliyoruz. Monotonluk bir zehir gibi girer insanın kanına. İnsan, rahatlığa, alışkanlığa esir düştüğünde bu durum onun içine kapanıp kaldığı bir kaleye dönüşür adeta. Aslında bu kalenin surlarını aşmak başlangıçta kolay gibi görünür, ama zaman geçtikçe insan daha da gömülür kendi kalesine ve sonunda içinden çıkamaz hale gelir. Burada dikkat etmemiz gereken konu, alışkanlıklarımızın tuzağına düşmememiz gerekliliğidir.

Bu yazı 385 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Her çocuk özeldir
» FUTBOL ENDÜSTRİSİ
» İşin Sırrı
» Hayatı planlamak
» Alışkanlıklarımı
» Özlenenler
» Yalnızlıklar
» Yarınlarımız
» Sevmek Zamanı
» Takdir etmek
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter