17 Temmuz 2019 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Özgür Terzioğlu- LÜLEBURGAZ'IN NEYE İHTİYACI VAR?
Güzel Davranış
Yazı Tarihi: 08 Mart 2019 Cuma 07:49

Doğal yaşam içerisinde iyi-kötü diye bir ayrım yoktur. Doğanın içerisinde yer almaya çalışan, çelişkileri yaşayan insanlar var. Çirkin ve güzellik algısı irade sahibi olanın algısal yanılsamalarından başkası değildir. “Ben” tutumunun dışavurumlarında ötekileştirme ve ayrımları hissetmeye başlıyoruz. Davranışlarımızla tüm bir düzene olumsuz etkilerini yaşatıyoruz. O güzel çiçeklerin daha güzel açmaları için gübreye ihtiyaç duyduğunu öğrendiğimden beri iyi ve kötü üzerine sağlıklı düşünceler geliştirmem gerektiğimi anladım. Gerçekten de güzel kokan bir çiçeğin pis kokulu bir maddeye ihtiyaç duyması meselesini akademik bir ortama taşımamız gerektiğini düşünüyorum. Aslana saygı duysak bile ceylanları da seviyoruz. Geceleri sivrisinekler rahatsız ediciler ve onları öldürmek istiyoruz. Arılardan korkuyoruz ve ballarını çok seviyoruz. Bugün şehirlerde yaşayan milyonlarca insanın köy hayatının-doğal yaşamın hayalinde olduğu gerçekliğini marketlerdeki satış stratejilerinde ve ürün paketlerinden anlayabilirsiniz. Yalanlara para ödediğimiz gerçeğini ne zaman anlayacağız? Fakat gerçekleri yaşadığımızı düşünüyoruz. Doğal yaşam, hayalimizde ki güzel duyguların tercümanı olmadığını içerisinde zaman geçirmeye başladığında anlayabiliriz. Toplum içerisinde ki hayvan sever kimselerin ruhsal hallerinin araştırılması ve üzerinde düşünülmesi gerekmektedir. Bir hayvana değer vermek, onu sevmek, ihtiyaçlarını karşılayabilmek iradesi güzel davranışlara örnek gösterilebilir, fakat denizden tutuğumuz balığı ya da kestiğimiz bir kuzuyu acıdığımız, karnı doysun diye bir kediye köpeğe yedirmek meselesi üzerinde durulması gerekmektedir. Hayvanlar gibi çocuklarımızı da sevdiğimizi düşünüyoruz ve bazılarımız lüzumsuz bir çaba içerisinde bir şeyler yapabilme telaşında anlamsızlaşabiliyor. Doğayı seviyoruz ve içerisinde olmak için evler, oteller kısacası doğal yaşama zarar veren yapıları inşa ediyoruz. Sağlıklı bir düşünce ile olayları değerlendirebilirsek eğer sevdiklerimiz, sahip olmaya çalıştıklarımız olduğunu görebiliriz. Sahiplenme, haz almaya çalışma dürtüsü hoş olmayan davranışların, ben tavrının olgunlaşmasına zemin oluşturmaktadır. Hayatta hiçbir ruha, cana sahip olamayız. Bize ait zannettiklerimiz bile bu dünyaya ait ihtiyaçlarımız için var olanlardır. Doğal yaşam ve hayvan sevenlerin ormanlık alanda toplanarak kuzu çevirme yapmaları meselesinde karşımıza çıkan gerçeklik; sahip olduklarına yönelik hak arayışından başkası değildir. Sokak köpekleri için yürüyen kimselerin köşe başında soyu tükenmekte olan çinakopları satan adamdan balık alarak akşam ki  “rakı-balık” keyfine söz söylettirmeyen hallerini düşündüğümde çarpık kentleşmenin nedenlerini görmekteyim.

Duygusal anlamda olgunlaşamayan toplumların dışavurumları da hak arama ve özgürlük mücadeleleriyle ilgili hoş olmayan ve şiddet eğilimindedir. Bu durumun en büyük nedeni kişisel bütünlük ve vicdani zekâ gelişimi üzerine eğitim sistemi kurgulayamayan toplumların resmidir. Genç bir kıza tecavüz edilerek onun öldürülmesine gösterilen tepki bebeğini çöpe atan anne ile bir olmuyor. Sonuç olarak iki cana kıyılıyor, fakat birine daha fazla tepki gösteriliyor. Bu ve diğer örneklerde anlatmaya çalıştığım duygusal tepkilerin temeline inildiğinde gerekli uygulamaların, iradenin gösterildiğinde toplum içerisinde güzel davranışların arttığını hissedeceğiz. Benlik elbisesini ruhumuzdan attığımızda en güzel davranışımızı sergilemiş olacağız.

YARIN: Dürüst Kişilik

 

Bu yazı 466 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Kaliteli Yaşam Biçimi
» Samimi yaklaşım
» Etkili Konuşmak
» Dürüst Kişilik
» Güzel Davranış
» Lüzumlu Çaba
» Odak kabiliyeti
» Ufkun ötesini hayal edebilmek
» Özün ve sözün etkisini kavrayabilmek
» Erdem sahibi olarak, hayatı paylaşabilmek…
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter