22 Nisan 2019 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Oyuncaklarımız ve Beklentiler
Yazı Tarihi: 04 Nisan 2019 Perşembe 08:48

  Çocukluğumuzda ablalarımız, kız kardeşlerimiz oyunlarında yer alan bebekleri ya bezden yapar, ya da pazardan aldıkları plastik bebekleri kullanırlardı. Fazla özenli olmayan bu bebekler, onların en şirin arkadaşlarıydı. Kurdukları hayal dünyalarıyla bambaşka bir âlemde yaşarlardı. Her şeyin aşırı tüketime dayandığı günümüzde ise yaşam tarzımız gibi bebeklerimizde değişti. Avuç içi büyüklüğündeki rüya bebekler kız çocuklarımızın hayal dünyalarını kaplamaya başladı. Barbie adı verilen mavi gözlü, sarı saçlı, uzun bacaklı, mükemmel vücutlu bebeklerdi bunlar. Çok tutulan bu bebeklerin adını kullanarak kızlar için makyaj malzemeleri, parfümler, ojeler, barbie desenli giysiler, tokalar, çantalar, nevresim takımları, çoraplar ve daha bir sürü şeyler üretildi.

  Değişik ürünlerden etkilenen çocukların bunlara karşı olan talepleri bitmek bilmiyordu. Büyüyünce de hedefleri incecik bir bedene sahip olmak arzusuydu. Çocukların yaşam ve tüketim tarzını çok etkileyen bu tip oyuncaklar eğitimciler tarafından da eleştiriliyordu. Onların bedenleriyle ilgili gerçekçi olmayan beklentilere girmelerine, memnuniyetsizlik yaşamalarına, psikolojik sorunlara yol açabileceğini anlatıyordu. Değişik isimlerle anılan bu bebeklerin filmi, battaniyesi, defteri, silgisi, terliği, tişörtü derken tüketimi yüksek bir pazar oluşturuldu. Burada oluşan oyun alanındaki ticaretin tehlikeli yanı, çocukların kendilerine hem fiziksel, hem de kültürel olarak bu bebeklerin gerçek olmayan yaşam biçimini model olarak alması. Zira oyun çocuğun gerçek hayatının provasını yaptığı bir alandır. Bebekle oynarken sorumluluklar alır, anne olur, ona bakar, mama yedirir. Oyun çocuk ve bebek arasında döner. Oyuncak bebek, daha bebektir çocuğun gözünde. Yani çocuktan daha küçüktür, onun bakımına muhtaçtır. Ama barbie bebeklerinde oyun tersine çevriliyor. Çocuk bebekle oynamıyor, bebek çocukla oynuyor. Zira bu oyunun kuralları önceden belirlenmiş durumda olup, çocuk hiçbir şekilde oyuna müdahale edemiyor.

  Geçenlerde Dario Fo ve Franca Rame'nin yazdığı, Füsun Demirel ve Mert Küçülmez'in uyarladığı “Ben Rozi” adlı tiyatro eserini izledim. Sistem içerisinde, insanlara dayatılan "ideal beden “algısını, özellikle kadın bedenini bir meta olarak gören ve öyle olmalarını direten ideolojiye eleştirel bakış açısı sunan eser çok güzeldi. Günümüzde belirli ölçülerle sınırlanmış ince vücut ölçüleri, sistem tarafından hedef olarak sunuluyor. Bu hedef büyük bir erdemmiş gibi anlatılıyor. Küresel modern yaşamda oyuncak bebek gibi görünüm destekleniyor. Hâlbuki çocuk gelişimde, en önce kişilik oluşması önemlidir. Tabii burada konuyu irdelerken şişmanlığında sağlıksız bir yaşam biçimi olduğunu biliyoruz. Çocuklarımız bedenini sevmeli, bedeninin kafesine sıkışıp kalmamalıdır. Zekâlarıyla, bilgileriyle, görüşleriyle, yaşama olan duyarlılığı, sorumluluğu ile toplumdaki etkinliklerini arttırmalıdırlar.


 

 

 

Bu yazı 362 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Türkülerimiz
» Güzellikler
» Olumlu Düşünmek
» Oyuncaklarımız ve Beklentiler
» Zorluklara Rağmen
» Sorumluluk Almak
» Tiyatronun önemi
» Suyun Önemi
» Yalnızca insan kalabilmek
» Çanakkale Destanı
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter