24 Haziran 2019 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
İSA GABRALI FUTBOL TURNUVASI
Yazı Tarihi: 03 Haziran 2019 Pazartesi 07:25

Cuma günü bir arkadaşım, İsa Gabralı Futbol Turnuvası'na katılmak istediğinde Lüleburgaz Belediyesi'ne bir dilekçe ile müracaat ettik. 

Daha evvel yazmıştım; bir kez daha tekrar etme ihtiyacını hissettiğim için yazıyorum... Biz dilekçe ile başvurduk. Bize 26’ncı sırayı verdiler. 32 takım alacağız. Bu hesaba göre 32-26= 6 takım daha alacağız. 

Turnuva kati surette 32 takım ile oynanacaktır. Onun için takım kurup bu turnuvaya katılmak isteyenler biraz acele edecekler... 32 takım kontenjanını doldurduğumuz an 3-4 takımı da yedekte tutup çekilen takım olursa 32 takımı onunla kapatacağız.

Hakemler Kırklareli'nden gelecek. Şunu da iyi bilin ki hakemler üzerinde etkimiz sıfır derecededir. 

Kati olarak bilmiyorum ama 4 grup sekizer takımdan oluşacak. Sonrasını toplantıda öğrenirsiniz. 

Ben ve arkadaşlarım futbol turnuvasında tüm takımlara başarılar dileriz. 

---------------------------------------------

FOTOĞRAF SERGİSİ BAYRAMDAN SONRA

İki üç aydan beri Lüleburgazspor'un kuruluşu dahil şu ana kadar yüzlerce fotoğrafını biriktirdik, bayramdan sonra huzurunuza sunacağız. 

Bazı akıllılar "Neden uğraşıyorsun bu kadar? Ne kazancın var bu işte!" deyip duruyorlar. 

Hele bir fotoğraflar yerlerine asılsın da o zaman gel karşılıklı konuşalım. Hala fotoğrafın kıymetini bilmeyen insanlar var aramızda!

Şuna inanın bu fotoğrafların tümü Lüleburgazspor'dan olmayabilir ama çok insanımızın fotoğraflara bakarak:

- “Ahh bak bu babam! Ahh bu amcam! Bu fotoğrafta yakın komşumuz var.” Diyecek. Herkes bir parça kendisinden bir şeyler bulacak. Bundan adım gibi eminim...

Gelecek kuşaklara Yeşilovaspor-Adaletspor ve Lüleburgazspor'dan bir şeyler bırakmak lazım  değil mi?

Bazı arkadaşlara "Ya oynadığın takımlardan sana ait fotoğrafı şu fotoğraf sergisine asalım" dediğim halde "Tamam, tamam getiririz" deyip durdular. Hani ya!

Yaratıcı değilsiniz. Olmak isteseniz bile bundan sonra olmaz zaten. Hiç olmazsa bırakın da bizlerin yaratıcılığını görün.

Belki onlarca yazdım. Ramazan ayında yemek veriyorsunuz. Allah kabul etsin de daha geride on bir ay var. Bu garibanlar ne yiyecek!

O kadar uğraşmama rağmen belki bu konu ile ilgili 20 yazı yazdım. Lüleburgaz'a bir aş evi lazım diye…

Düvenciler bir "AŞ EVİ" yapacaktı. Ama neden vazgeçtiğini de anlayamadım bir türlü. 

Hepimiz kardeşiz... Komşun açken sen etler, pilavlar, tatlılar yersen bu ülkede kardeşliği pekiştirebilir misin?

Bakın Araf Suresi'nde neyi emretmiş Yüce Allah'ım. "31" 

"Ey Ademoğulları! Her mescide gittiğinizde süsünüzü tutunun, yiyin, için; ancak israf etmeyin. Çünkü o, israf edenleri sevmez"

AÇIK KONUŞAYIM MI MİSON?

Moiz, New York'ta yaşayan bir Musevi. Bir gün takma diş yaptırması icap ediyor. Ehh, Moiz bu. Tabi ki pazarlıksız iş olmaz. O dişçi senin bu dişçi benim dolaşıp fiyat alıyor. Ama aldığı rakamlar hiç de hoşuna gitmiyor. New York'un dişçileri çıldırmış gibi. Moiz'e 2 bin dolarla bin 500 dolar arasında fiyat veriyorlar. 

Bir akşam Moiz, karısı Suzi'ye dert yanıyor, "Yahu ağzımda diş kalmadı. Yemek yiyemiyorum ama dişçiler de çok para istiyor"

Suzi, "Biliyorsun, benim kuzenim Mison dişçidir. Neden ona gitmiyorsun?"

Moiz, "Suzi, bu Mison çocukluğunda da işe yaramaz biriydi. Onun iyi bir dişçi olduğuna inanmıyorum. Onun yapacağı dişler işe yaramaz."

Suzi, "Yahu Moiz. Böyle deme! Sen git bu iş için Mison'a"

Moiz, Mison'a gider. Mison da Moiz'in dişlerini 100 dolara yapacağını söyleyince hemen dişçi koltuğuna oturur. 

Dişler olur ama Moiz hiç memnun değil. Haftada bir iki dişleri geri getirip açılan yerlerinin düzeltilmesini ister. Mison da elinden geleni yapar. 

Bir ara Moiz, Mison'un muayenesine uğramaz. Üç hafta sonra yolda karşılaşırlar. Mison "Merhaba Moiz amca" der. 

"Seni epeydir göremiyorum. Herhalde dişlerinden bir şikayetin yok?"

Moiz, "Mison" der. "Açık konuşabilir miyim?"

Mison, "Tabi amcacığım"

Moiz anlatır, "Ben üç haftadır tatildeydim. Her gün balığa çıktım. Bir sabah oltama takılan balık beni arkasından denize sürükledi. Suyun dibine doğru giderken yukarıya gelen bir teknenin attığı demir bana çarptı. İşte o an senin taktığın dişlerin acısını hissetmediğim tek an oldu."

--------------------------------------

DİLİMİN UCU: 

Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir. 

Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır. 

Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev!

Daha fazla şefkat istediğinde daha şefkatli ol.

Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı duy.

İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan sen de daha sabırlı ol. 

Bu kural yaşamımızın bir parçasıdır. ‘... olmayı öğren’ her kesim için geçerlidir. 

Yaşam bir tesadüf değil. Yaptıklarımızın aynada bir yansımasıdır. 

-----

ALTIN SÖZ

Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek zor bir iştir. 

Onu bırakabilmek de bir beceridir. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsunuz. O zaman onu özgür bırakmalısınız. Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz. Eğer kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranıyorsanız bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız. 

İşte ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz. 

LAFIN YILDIZI: Eğer bir işi yapabileceğine inanırsan, ne kadar güç olursa olsun başarırsın. Ama kendini dünyadaki en basit bir şeyi yapamayacak biri olarak görürsen, köstebek tepecikleri bile gözüne tırmanacağın kadar yüksek görünür. 

GÜNÜN SÖZÜ: Arif gününde yalan söyleyen bayram günü utanır.

Cümleler doğru sen doğruysan. 

Doğruluk bulunmaz, eğer sen eğri isen.

Daima kendi menfaatini göz önünde bulunduran insan pek çabuk düşman kazanır. 

---------------

Sevgili Lüleburgazlılar. Bayramınızı tüm içtenliğimle kutlarken, ailenizle beraber olmanın mutluluğunu yaşayın doya doya. 

Akrabalarınızın, komşularınızın bayramlarını kutlayın. Eğer yardıma muhtaç kimseler varsa onlara yardım etmeyi sakın ihmal etmeyin. 

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve vatanın kurtulmasında hayatı pahasına canlarını veren silah arkadaşlarına Allah'tan rahmet diliyorum. 

Allah, yüce devletimize, yardımsever milletimize zeval vermesin. 

Şunu unutmayalım ki sadece bir tane Türkiye var. 

Kardeşliğin, sevginin, saygının ve vatanı sevmenin sevincini hep beraber yaşayalım. Birbirlerimizin fikirlerine saygılı olalım. 

Hep beraber dalgalanan bayrağımızın gölgesinde huzur ve birlik içinde yaşayalım. 

Bayramınız bayram gibi olsun. 

 

Bu yazı 1267 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» İKAZ ETMİŞTİM…
» İSA GABRALI FUTBOL TURNUVASI
» ÇEVRE TEMİZLİĞİ SIFIR
» AVRUPA’DA BİRİNCİYİZ!
» HALK EĞİTİM MERKEZİ'NDE SANAT
» SUCUNUN EŞEĞİ
» “EN OLMAYACAK YERDE  EN OLMAYACAK ZAMAN  EN OLMAYACAK OLAY  HER ZAMAN VE HER YERDE OLABİLİR” MUCİZE
» Antrenörler Derneği seçimi
» SİZ OLSANIZ?
»  ‘ELİMDE NE VAR?’ ONU DÜŞÜNÜN…
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter