18 Temmuz 2019 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Veda Busesi
Yazı Tarihi: 15 Haziran 2019 Cumartesi 09:18

İnsanlar yaşamında çeşitli acılar yaşamış, üzüntülere direnmeye çabalamış, çoğunda çaresizliğin kalbinde yarattığı tahribata elinden geldiğince dayanmaya çalışmıştır. Acılarda, yaşamımızı kapsayan birçok etmenler gibi çeşitlidir. Kaybedişlerde de acılar bizi bırakmaz. Beraberinde gelen özlemlerin azı çoğu da olmaz. Veda busesi şarkısı sözleri itibariyle iki aşığın birbirine yazdığı şiir olarak algılanmıştır. Fakat Veda Busesi adlı şiir Orhan Seyfi Orhon'un dermansız hastalıktan ölen kızına yazdığı bir eserdir. Bu ünlü şiirin hikâyesi şöyle anlatılmaktadır. Babası kızının kapısını açarken biraz duraksadı. Sessizce kapının kolunu aşağı indirdi, kızının bugün daha iyi olması için dua etti. Gün boyunca kızına doyasıya sarılmayı düşünüyordu.O yüzden bütün işlerini iptal etmiş, akşama kadar onun yanında oturmayı planlamıştı. Uyuyup uyumadığını kontrol etmek için usulca yatağın üstüne eğildi. Kızı perişan halde görünüyordu. Gözleri hemen yaşaran baba, kızının bu halini görmesini istemediği için usulca eğildi ve dudaklarını kızının alnına koydu. Öpmedi çünkü öpmek çok kısa bir andı. Öylece durdu ve derin derin nefes alarak kızının kokusunu içine çekti. Baba kızının alnında öylece durdu. Biraz daha dursaydı gözyaşları kızının yüzüne damlayacaktı, ağladığı anlaşılacaktı. Yatağın yanındaki sandalyeye oturdu. Kız o kadar bitkin düşmüştü ki çok kısık bir sesle, babacığım, annemin öldüğü günü hatırlıyorum, günlerce çok ağlamıştın. Şu son anlarımda senden bir şey istiyorum babacığım, dedi. Ben öldükten sonra hiç ağlamayacaksın, gözünden bir damla yaş bile düşmeyecek, anlaştık mı dedi. Babaimkânsızı isteyen kızına baktı, ağlamaklı halini bastırarak başını hafifçe salladı. Kızı çok zor nefes alıyordu. Birkaç saniye içinde nefes alışverişleri kesildi, başı yana düştü. Hıçkırıklar içinde kızını kucağına aldı. Kızının cansız bedeni hala ateşler içindeydi. Buna rağmen kızı üşümesin diye battaniyeyle sardı bahçeye çıkardı. Kızını sandalyeye oturtup, yere çöktü, başını kızının kucağına koydu, hıçkırıklarla ağlamaya başladı. İşte o an dilinden bu ölümsüz mısralar döküldü.Kızına arkasından ağlamayacağı için söz veren ve bu sözü doğal olarak tutamayan babanın kendine sitem ettiği bir ağıttır bu güzel eser aslında. Ancak bazı sanatçılar "Yüzüne bu türlü bakmayacaktın" yerine "Yüzüme bu türlü bakmayacaktın" diyerek anlamı tamamen değiştirerek ağıtı, popüler kültür şarkı konularına çevirmeyi başarıyor. “Veda Busesi", Türk sanat müziğinin şüphesiz en bilinen, en çok sevilen şarkılarından biridir.YusufNalkesen tarafından 1951 yılında Muhayyer Kürdî makamında bestelenmiştir. Vedaların, kalplerimizi yakmadığı bir Babalar Günü olması dileğiyle.

VEDA

Hani o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın
Alnına koyarken veda buseni
Yüzüne bu türlü bakmayacaktın

Hani ey gözlerim bu son vedada,
Yolunu kaybeden yolcunun dağda
Birini çağırmak için imdada
Yaktığı ateşi yakmayacaktın

Gelse de en acı sözler dilime
Uçacak sanırdım birkaç kelime
Bir alev halinde düştün elime
Hani ey gözyaşım akmayacaktın

Bu yazı 418 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Bırak Güneş İçeri Girsin
» Cahit Irgat
» Beklemeyin
» Değişim
» Gezmek ve Tanımak
» Maskelerimiz
» Tatilde Kitap Okumak
» Empati Kurmak
» Hayvan Sevgisi
» Veda Busesi
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter