17 Eylül 2019 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Değişim
Yazı Tarihi: 09 Temmuz 2019 Salı 07:34

Istakozlar denizlerde ve okyanuslarda yaşayan en ilgi çekici deniz canlılarından biridir denebilir. Çok uzun süre yaşayabilirler ve yaşadıkları sürece büyümeye devam edip devasa boyutlara ulaşabilirler. Büyüme sürecinde ıstakozlar sürekli vücutlarını yenileyebildikleri için yaşlanma belirtisi de göstermezler. Sizce ıstakozların genç ve diri kalmasının sırrı ne olabilir? Istakozlar aslında yumuşak ve pelte kıvamında bir vücuda sahiptirler. Bu halleri ile kırılması son derece zor olan ve hiç genişlemeyen kabuklarının içinde yaşarlar. Genişlemeyen ve kırılması zor bu kabuğun içinde nasıl büyürler sorusunun cevabı, ıstakozun gizemli dünyasında yatmaktadır. Istakoz büyümeye devam ettiği zaman içinde yaşadığı kabuğu dar gelmeye ve ıstakozu sıkmaya başlar. Bu aşamada kendini yoğun baskı ve stres altında hisseden ıstakoz, bir kaya dibine çekilerek kabuğunu kırmak için amansız bir mücadele verir. Uzun çabalar sonrası kabuğunu kırıyor ve bir süre sonra yeni büyük kabuğu oluşuyor. Doğal olarak büyümeye ve gelişmeye devam eden ıstakozun yeni kabuğu da bir süre sonra dar gelmeye ve ıstakozu tekrar strese sokmaya başlıyor. Istakoz yine bir kaya dibi bularak zor da olsa kabuğunu kırarak içinden çıkıyor ve yeni bir kabuk daha oluşturuyor. Istakoz hayatta kaldığı süre boyunca bu durum defalarca yaşanıyor. Istakozun yenilenmesi ve gelişimi kendini rahatsız , stres altında hissetmesiyle başlıyor ve değişimi ile devam ediyor. Istakozun gelişmesi için gereken tek uyaran, kabuğun daralması ile gelen rahatsızlık hissi oluyor. Istakozun yaşam serüvenindeki kıssadan hisse; sıkıntı ve stres anlarının gelişime yönelik bir uyaran olduğu ve bunun bir fırsata dönüştürülebileceği.Bu konudaki araştırmalarıyla tanınan Abraham J. Twerski, "Istakozun büyümesine imkân sağlayan tetikleyicinin onun rahatsızlık duyması olduğunu" söylüyor. Eğer ıstakozların doktorları olsaydı hiçbir zaman büyüyemezlerdi. Çünkü ıstakoz rahatsızlık hisseder hissetmez doktora giderdi ve doktor ona antidepresan verirdi, ıstakozda kendisini iyi hissederdi. Ancak kabuğunu hiçbir zaman çıkarıp atamazdı."

Bu gerçek yaşam serüveni bizim için de önemli mesajlar barındırıyor. Özellikle günümüz iş temposu altında yoğun ve sıkıntılı yaşamlar süren bizler bunu bir gelişim aracı olarak kullanmak yerine,teskin edici ilaçlara sığınmayı daha kolay buluyoruz. Yaşadığımız sıkıntılı dönemlerde hiçbirimiz durumu değiştirmek adına, alışkanlıklarımızdan vazgeçip bir şeyleri değiştirme gayreti içerisine girmiyoruz. Farklı sonuçlar elde edebilmek için değişim yaratma gerekliliğimizi umursamıyor, aynı şeyleri yapmaya devam ederek farklı sonuçlar üretmeyi bekliyoruz. Her seferinde aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde edemediğimizde ise bahanelerin arkasına saklanıyoruz. Bir sonraki atağı korku içinde beklemeyi ya da değiştirmenin zorluğundan kaçarak rahat ve kolay olduğuna inandığımız konfor alanımızda kalmayı tercih ediyoruz. Rekabetin ve günlük stresin arttığı bu günlerde ıstakoz olmaya ihtiyacımız var gibi görünüyor. Stresi yeterli miktarda kullandığınızda ve olumlu anlamda yönetebildiğinizde, işimizde ya da sosyal hayatımızda başarılı sonuçlar alabiliriz. Sıkıntılı ya da stresli ortamlar doğru kullanıldığında, hedeflere ulaşmak ve rakipler arasından sıyrılmak kolaylaşıyor. Istakozun hayatında olduğu gibi güçlü bir uyaran olan olumlu stres, gelişimin doğru olarak sürdürülebilirolmasını sağlayabilir.

Bu yazı 627 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» PAYLAŞMANIN GÜZELLİĞİ
» ÇÖPLER
» FARELER VE İNSANLAR
» BİSİKLET
» ÇÖPÇÜLER
» ZEYTİN AĞACI   
» O ESKİ EVLER
»
»
» Çocuklarda şeker yiyebilsin
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter