23 Eylül 2019 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Yazı Tarihi: 17 Ağustos 2019 Cumartesi 07:10

Gençlerimiz

 

Günümüzde gençlerimize baktığımızda, bizim dönemimize göre çoğunluğunun yaşamsal sorumlulukları önemsemediğini üzülerek görüyoruz. Hayatın gerçekliklerinden habersiz, duygusuz, bencil bir neslin geldiğini ve hayatımızın tümünde etkili olduklarını gözlemliyoruz. Yaşamda acılar çeken, ıstırap içinde olan insanlar için, gözyaşı döken kendi ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının çocukları için ağlamaya anlam veremiyorlar. Yanıbaşımızdaki savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen on binlerce insan onları hiç ilgilendirmiyor. Tüm acı gerçekleri çizgi film tadında izliyorlar ve yürekleri hiç acımıyor. Hayatlarının odağındaki tek şey sadece eğlenmek ve neşelenmeye çalışmak. Eğlenemedikleri tüm zamanları kendilerine bir işkence olarak görüyorlar. Kendileri için yapılan fedakârlıkların hiç farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar. Herkesi kendine hizmet etmek için yaratılmış görüyorlar. İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı. Hayatlarında eğlenmeden başka bir amaç olmadığı için artık tek eğlence kaynağına dönmüş telefon ve tabletleri onların her şeyi. Ellerinden aldığınızda Dünya’nın sonunun geldiğini zannediyorlar. Geçmiş onları pek ilgilendirmiyor.

   Bunların bu durumda olmasının nedeni en başta ailelere düşen görevin yeterince doğru yapılmaması olarak görüyorum. Elbebek, gül bebek büyüttüğümüz çocuklarımızı altın kafeslerde yetiştiriyoruz. Çocuklarımız uçmayı bilmeyen kuşlar gibi, hayata karşı neler yapacağından, nasıl davranacağından habersizler. Açlık nedir bilmiyorlar, yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında, zira bizler acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz. Kendi çocukluğumuzda tuzla, pul biberi karıştırıp ekmek ile yediğimiz unutamadığım günler aklımda. Öyle ki bazen yemek yemeyi bile işkence görür hale geliyorlar. Susuzluk nedir hiç bilmiyorlar. Hiç susuz kalmamışlar. Üç adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda içecek taşıyoruz. Çocuk daha susadım demeden ağzına suyu dayıyoruz. Çocuklar hiç üşümüyorlar. 
Soğuk havalarda evden çıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp dışarı çıkarıyoruz, hiç titremiyorlar. Çocuklar hiç ıslanmıyorlar, evden arabaya kadar bile üç metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz. Saçına bir tek yağmur damlası düşürmüyoruz. Bu yüzden çocuklar ıslanmak nedir bilmiyorlar. Yorgunluk nedir bilmiyor.
İki adımlık mesafelere bile yorulmasınlar diye arabayla götürüyoruz.
Birazcık parkta koşsalar, hasta olacak diye engel oluyoruz. Onlar takatleri tükenecek kadar hiç yorulmuyorlar. Yokluk nedir bilmiyorlar, daha istemeden her şeyi önlerine sunuyoruz. Bu yüzden varlığın kıymetini bilmiyorlar. Onlar bir yanığın veya bıçak kesiğinin acısını bilmiyorlar. 
Elleri yanmasın, kesilmesin sakın diye onlara ne bıçak tutturuyor ne ocak yaktırıyoruz. Çocuklar hissetmiyor yaşamı, açlığı bilmediği için açlara acımıyor, üşümek nedir bilmedikleri için sokaktaki evsizleri umursamıyor.

Yokluk nedir bilmedikleri için ekmeğe gelen zam onların dikkatini bile çekmiyor, haber kalabalığı olarak görüyor, gülüp geçiyorlar.

Sıcak odalarında yaşadıkları için evsizlik nedir, sürgün nedir anlamıyor, savaşları, kurşunlanarak ölen insanları umursamıyorlar.
Ekmeğin, elbisenin, barışın ve huzurun, ana babanın kıymetini bilmiyorlar. Bu konuların acilen üzerine gidilmeli, önlemler alınmalıdır. Öğretimprogramları, çeşitliseminerler, paneller  düzenlenmelidir.

Bu yazı 675 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» KÜRESEL İKLİM
» BALKAN TÜRKÜLERİ
» PAYLAŞMANIN GÜZELLİĞİ
» ÇÖPLER
» FARELER VE İNSANLAR
» BİSİKLET
» ÇÖPÇÜLER
» ZEYTİN AĞACI   
» O ESKİ EVLER
»
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter