17 Kasım 2019 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
CUMHURİYET
Yazı Tarihi: 29 Ekim 2019 Salı 07:38

Bir arkadaş:

“Acaba fesih hakkı koşullarını son derece kayıtlamak, örneğin cumhur başkanı ve hükümetin, bu hakkı ancak partiler arasındaki oransızlık anarşiye vardığında kullanması daha doğru değil mi?” dedi.

Gazi:

“Ulusa başvurur, referandum yaparız” yanıtını verdi.

Arkadaşlar bu yöntemin karışıklığını ve neden olabileceği bunalımları öne sürdüler. Tartışma sonunda, yine kendisinin bulduğu şöyle bir formül üstünde karar kıldı:

“Cumhurbaşkanı ve hükümet Millet Meclisi görev yapma olanaksızlığında kaldığında, yeni seçimler yaptırmak hakkına sahiptir. (Falih Rıfkı Atay-Çankaya)

MECLİSİN CUMHURİYETİ İLAN ETMESİ GEREKİR

Atatürk bana;

Cumhuriyet konusunda ne düşünüyorsunuz, oyunuz ne?” diye sordu.

Ben:

“Cumhuriyet yönetimindeyiz zaten. Ulusal hükümetin niteliği bu değil mi?”

“Hayır, Cumhuriyet’te değiliz. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde saltanat kurumu duruyor. Saltanat düşmemiştir. Saltanat kurumunu düşürmek için, meclisin cumhuriyeti ilan etmesi gerekir. Cumhuriyet ilan olunursa saltanat kurumu doğal olarak düşer.

“Bu konuda sizin fikriniz nedir?” dedi.

“Elbette bu fikirdeyim. Hep bu fikre hizmet ediyoruz” dedim.

“O halde komutayı bırakmayın” dedi.

Yeni ordu oluşumu işleri vardı. Ordunun başında kaldım. Ankara’ya gitmedim. (Ali Fuat Cebesoy)

 

ANKARA’YI NEDEN BAŞKENT YAPTIM

Sıcak bir günün akşamında yanında bazı ileri gelenlerle eski köşkün bahçesinde dolaşıyordu. Ben de o sıralar eski köşkün tavan dekorlarıyla uğraşıyordum.

Tozlu ve sisli bir akşam Ankara’nın üzerine çökmüştü.

Yer yer toz hortumları göğe doğru yükseliyor, manzaraya daha boğucu bir hava ekliyordu.

Bize: “Ankara’yı hükümet merkezi yapmakla iyi mi ettim?” diye sordu.

Elbette herkes olumlu yanıt verdi. Arkasından:

“Neden?” sorusu gelince  kimi stratejiden, kimi siyasetten söz etti.

Hatta birimiz “Kayalık güzeldir” gibi estetik bir durum da ortaya attık.

Atatürk:

“Şimdi dalkavukluğu bırakın!” diyerek tartışmayı kapattı.

“Ankara’nın hükümet merkezi olması için saydığınız nitelikler beni ikna etmeye yetmez. Ben Ankara’yı hükümet merkezi yapmakla büsbütün başka bir hedef güttüm. Türk’ün olanaksızı olanaklı hale getiren gücünü dünyaya bir kez daha göstermek istedim. Bir gün gelecek, şu çorak tarlalar, yeşil ağaçların çevirdiği villaların arasında uzanan yeşil alanlar asfaltlarla bezenecek. Hem bunu hepimiz göreceğiz. O kadar yakında olacak” (Em. Tümgeneral Muzaffer Efendi)

 

BU ULUSA UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM

İngiliz Kralı 8. Edward İstanbul’a Atatürk’ü ziyarete geldiğinde Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti.

Ziyafetten önce:

“Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birini ya da bir aşçı bulun” dedi.

Ve sonunda sofra törenini bilen birinden öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular. Akşam kral sofraya oturunca kendini sarayında sanarak hoşnut oldu. Atatürk’e dönerek:

“Sizi kutlar ve teşekkür ederim. Kendimi İngiltere’de sandım” diyerek hoşnutluğunu bildirdi.

Sofraya hep Türk garsonlar hizmet ediyordu. Bunlardan biri heyecanlanarak elindeki büyük kayık tabakla birden yuvarlandı. Yemekler de halılara dağıldı. Konuklar utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk krala eğilerek;

“Bu ulusa her şeyi öğrettim ama uşaklığı öğretemedim” dedi.

 

 

Bu yazı 322 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» HERKES FUTBOL SAHASINA!
» KALORİFER
» TARİHİN EN KISA ANA EN ETKİLİ KONUŞMASI
» ŞİMDİ DOĞRUSUNU YAPTINIZ
» NUTUKTAN BİR PARÇA
» ATATÜRK’ÜN SEVDİĞİ ŞARKILAR KONSERİ
» SOKAK FUTBOL YOKSA!
» İBRET ALINACAK OLAY (2)
» ÜLKEMİZDE GÜL
» BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter