17 Kasım 2019 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
Yazı Tarihi: 01 Kasım 2019 Cuma 07:42

Dünyanın en büyük uluslararası topluluğuna Türkiye’nin katılması önerisi karşılığında Gazi Mustafa Kemal şöyle dedi; “Başvurmayı düşünmüyoruz. Fakat çağırırlarsa katılırız.”

Topluluk, başvurma zorunluluğu uygulamaktan ilk kez vazgeçti ve 43 üyenin oy birliği ile Türkiye’nin topluluğa çağırılmasına karar verdi.

Bu çağrı üzerine Türkiye, Milletler Cemiyetine katılmayı kabul etti. Yıl 1932’ydi.

**        **        **       

TÜRK ORDULARI BAŞKOMUTANIYIM

Afyonkarahisar hatlarının çözülmesi sonunda birkaç Yunanlı tutsak, geceleyin Mustafa Kemal’in çadırına getirildi. Bunlardan biri, muzaffer generalin doğup büyüdüğü Selanik’ten gelmişti.

Yüz kendilerine yabancı gelmediğinden ve üniformasında da hiçbir bellilik görmediklerinden, kim olduğunu ve rütbesini sormaya başladılar;

-Binbaşı mısınız?

-Hayır

-Albay mı?

-Hayır

Korgeneral mi?

-Hayır

-Peki nesiniz?

-Ben mareşal ve Türk orduları başkomutanıyım!

Şaşkınlıktan ağzı açık kalan Yunan kekeledi;

-Bir başkomutanın savaş hattına bu kadar yakın yerlerde dolaşması, işitilmiş değil de!

(General Sherril. Elçi-1935)

YAŞAYANLARDAN MISINIZ

ÖLENLERDEN Mİ?

-Güzelliğin sırrı çirkinliktir

-Gençliğin kaderi solmaktır

-Hayat “ağır ağır çürümek” ten başka bir şey değildir, her gün ölüyoruz.

-Peki ne yapıyoruz sürekli erteliyoruz

-Anne babamıza onları ne kadar ne çok sevdiğimizi söylemiyoruz. Sıkıca sarılmıyoruz.

-İş, para, kariyer diye gözümüz dönmüş, sevgilimizi haftada bir gün zor görüyoruz.

-Eşimizle çıkacağımız tatili 28. kez planlıyoruz 29.’da da gitmeyeceğimizi biliyoruz.

-Bebek istiyoruz ama kendimize ‘layık eş’ bulamıyoruz. Bulduklarımızı kısa süre sonra diğerlerinin yanında ‘rafa’ kaldırıyoruz.

-Reddedilmekten korkup ‘Seni seviyorum’ diyemiyoruz.

-Arkadaşlarımız ile randevularımızı ‘öncelikli ertelenebilecekler’ listesine koyuyoruz.

-Aldatıyoruz, aldatılıyoruz ve ‘başkasını bulamam’ diye yalanlarla yaşıyoruz.

-İşsiz kalan arkadaşlarımızı arayıp sormuyoruz.

-Kahve, çay, çikolata tüketiminden vazgeçmeyip, selülit kremlerine ve mide haplarına servetimizi yatırıyoruz.

-İhtiyaç duyan bir çocuğu okutmuyoruz.

-Evimizi kitap doldurup hiçbirini okumuyoruz.

-Ne yapıyoruz?

-Her gün ölüyoruz.

HAZIRCEVAPLIK DEHA GEREKTİRİR

Meşhur bir filozofa;

Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz, diye sorulduğunda;

Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan demiş.

 

Bu yazı 401 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» HERKES FUTBOL SAHASINA!
» KALORİFER
» TARİHİN EN KISA ANA EN ETKİLİ KONUŞMASI
» ŞİMDİ DOĞRUSUNU YAPTINIZ
» NUTUKTAN BİR PARÇA
» ATATÜRK’ÜN SEVDİĞİ ŞARKILAR KONSERİ
» SOKAK FUTBOL YOKSA!
» İBRET ALINACAK OLAY (2)
» ÜLKEMİZDE GÜL
» BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter