20 Ocak 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
Geldiğin yeri sakın unutma
Yazı Tarihi: 01 Ocak 2020 Çarşamba 07:38

Bir zamanlar bir köle vardı. Ancak köle olmasına rağmen çok zeki ve hırslı bir insandı. Kölelik yaptığı evlerde boş durmamış, yeteneklerini geliştirmişti. Herkes uyurken o ayakta kalmış, birkaç yabancı dil öğrenmiş, o çağın en önemli müzik aletlerini çalmayı başarmıştı. Sporcu bir kişiliğe sahipti. Çok yakışıklı oluşu da onun için olumlu bir puandı.

Görev yaptığı evlerde okumadığı kitap, bırakamadığı için de inanılmaz bir kültür birikimine sahipti. Bu engin kültürü konuşmasına ve tavırlarına yansıyordu.

Bütün bu özellikler sonucu, büyük paralar karşılığı önemli kişilere hizmet veriyordu. Yükselişi saraya kadar devam etti. Sarayda bahçıvan olarak kısa bir süre görev yaptıktan sonra padişahın dikkatini çekerek Hariciye Bakanlığı’na kadar yükseldi.

Bir kölenin böyle ani yükselişi o görevi uzun yıllar bekleyen birçok saray erkanı tarafından kıskançlık ve nefretle karşılandı. Padişahın gözünden düşürmek için fırsatlar aramaya başladılar. Bu eski kölenin bir alışkanlığı vardı. Sarayda bir odaya gizlice giriyor, içerden kapıyı kapatıyor ve bir süre sonra dışarı çıkıp yeniden kapıyı kilitliyordu.

Düşmanları bu durumdan yararlanarak iftira etmeye başladılar. İçerde sarayın mücevherlerini sakladığını, belki de onları sattığını veya içerde bir kadın olabileceğini söylemeye başladılar.

Dedikodular kendisine çok güvenen padişahın kulağına kadar gitti.

Padişah adamı huzuruna çağırarak birtakım dedikodular geldiğini, bu odada gizlice neler yaptığını sordu. Eski köle ne yaptığını söylemek istemediğini, kendine ait çok özel bir şey olduğunu söylese de padişah ikna olmadı ve;

“Hemen oraya gidiyoruz” dedi.

Padişaha daha fazla direnemezdi.

Dedikoducular da peşlerinden geliyorlardı. İçeriye girdiklerinde odanın içinde bir sandıktan başka hiçbir şey olmadığını gördüler.

Padişah, “Aç bakalım şu sandığı. İçinde ne olduğunu görelim” dedi.

Nazır, gönülsüz bir şekilde sandığı açtı. İçinde eski bir çarık, yırtık bir gömlek, yırtık bir hırka ile yamalı bir pantolon buldular.

Şaşıran padişah sordu: “Bunlar da neyin nesi?”

Nazır, “Efendim. Onlar benim eski kölelik yaşamıma ait giysiler. Geçmişte yaşadıklarımı, nereden geldiğimi unutup şaşırmamak için, her gün gelirim bunları giyerim ve aynanın karşısına geçerek kendime şöyle derim, ‘Geldiğin yeri sakın unutma. Bir gün yine oraya dönebilirsin’ diye”

Padişah düşünerek, utanarak odayı terk ederken iftira atanlar işlerine döndüler.

Sayın okurlarım, hiç hayatınız boyunca böyle bir olayla karşılaştınız mı?

Sakın şunu unutmayalım, “Nereden nereye geldik?”

YUNUS EMRE’DEN

Mum olmak kolay değildir

Işık saçmak için

Önce yaşamak gerek

En tehlikeli insanlar, büyük makamlara gelmiş küçük insanlardır.

Emeksiz zengin olanın

Kitapsız bilgin olanın

Sermayesi din olanın

Rehberi şeytan olmuştur.

VEHBİ KOÇ’TAN

En lüks hayatı yaşayabilir, en lüks yerlerde oturup, en lüks arabalara binebilirdim. Bunların hiçbirine yapmadım. Çocuklarıma ve iş arkadaşlarıma kötü örnek olmak istemedim. Davranışlarımdan dolayı pişmanlık hissine hiç kapılmadım.

Hayata bir daha gelsem, yaptıklarımı aynen tekrarlar ve devam ettiririm.

Bu yazı 337 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» BOZCAADASPOR’A HAZIR MIYIZ?
» AT NALI ŞANS GETİRİR Mİ?
» EROL TAŞ ÇOK DAYAK YEDİ (2)
» KİME GÜNAH KEÇİSİ DERLER (2)
» KİME GÜNAH KEÇİSİ DERLER? (1)
» Erol Taş çok dayak yedi
» SEVGİLİDEN AYRILMAK
» GÜÇ NEDİR?
» BEYNİNİZİN NERESİNİ ÇOK KULLANIRSANIZ ORASI GELİŞİR
» BİZİM SAHAF
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter