14 Ağustos 2020 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
ODAYI DOLDURUN
Yazı Tarihi: 02 Ocak 2020 Perşembe 09:25

Uzaklarda küçük bir kasabada genç bir adam kendi işini kurdu. Kurduğu iş, iki caddenin köşesinde bir perakendeciydi.  Adam dürüst ve dost canlısıydı. İnsanlar onu seviyordu. Ondan alışveriş yapıyorlar, arkadaşlarına tavsiye ediyorlardı.

Birgün hastalanıp hastaneye kaldırıldı. Doktorlar az zaman kalmış olabileceğinden şüphe ediyorlardı. Üç yetişkin oğlunu çağırdı ve onlara bir görev verdi;

“İçinizden biri yıllar boyu uğraşarak kurduğum şirketimin başına geçecek. Hanginiz bunu hakkettiğinizi karar vermek üzere her birinize birer dolar vereceğim. Şimdi bu birer dolar ile ne alabiliyorsanız alacaksınız ama bu akşam geri döndüğünüzde paranızla aldığınız şey hastane odamı bir uçtan bir uca doldurmalı.”

Çocuklar bu başarılı şirketi yönetme fırsatı karşısında heyecana kapıldılar. Üçü de şehre gidip parasını harcadı. Akşam geri döndüklerinde babaları sordu;

“Birinci çocuğum bir dolar ile ne yaptın?”

Çocuk cevap verdi; “Arkadaşımın çiftliğine gittim, bir dolarımı verdim ve 2 saman balya aldım.” Sonra odadan çıktı saman balyalarını getirdi ve havaya savurmaya başladı. Oda bir anda samanlarla doldu ama sonra uçuşan samanlar yerlere inince samanlar boş kaldı.

Sonra ikinci oğlu geldi oda yastık almıştı, yastıkları yırtınca tüyler odayı kapladı. Bir süre sonra tüyler yere savrulunca oda boş kaldı.

Üçüncü çocuk paranın 20 sentini yardım kurumlarına, 50 sentini bir yoksula verdiğini söyledi. Kalanı ile iki şey almıştı.

Bir m…… ve bir k…… /m…… y……/ bütün oda/ a……dı.

Baba memnundu ve şirketin başına sonuncu çocuğunu getirdi.

Soru;

Üçüncü çocuğun aldığı iki şey nedir?

ACININ KANATLARI

Bir kitapta okumuştum… Dostoyevski’nin hayatını değiştiren şeyin ne olduğunu öğrenmiştim.

“Kendi idam fermanı sahnesi…”

Çarın baskılı döneminde, arkadaşları ile bir sohbet gurubu oluşturmuştu. Yakaladılar onu… Oysa henüz 28 yaşındaydı ve idam istemiyle yargılanıyordu.

Mahkemenin kararını beklemeden bir gece hücresinden alındı. Ölüm fermanı yüzüne okundu. Papaz ise günah çıkartıyordu. Gözleri ve elleri direğe bağlanmıştı.

“Ateş” emrini beklerken gerçek karar bildirildi kendisine;

Mahkeme 8 yıl hapis vermişti ona ama, Çar bunu 4 yıla indirmişti. Sırf onu korkutmak ve ders olsun diye yapmıştı.

Böylece “ölümle tanıştı… Oysa bu dengesiz oyunda, hayatta asıl keşfettiği şey “yaşam”dı.

Stefan Zweig’a göre 4 yıl sonra yaralı parmaklarından zincirleri çıkardıkları zaman sağlığı berbat olmuş, şöhreti ise sıfıra inmişti. Ama kırık dökük bedeninden her zamankinden daha parlak “Yaşama sevinci” vardı.

Durumu en iyi anlatan cümle Nietzche’nindir.

“Hayatın kıyısına yaklaşanlar, hayatı daha iyi tanırlar.”

XXXX

Sözü yeniden Nietzche’ye bırakalım;

“Bilginin her türü ıstıraptan, acıdan gelir. Sefahat, duraklamak ve geriye bakmamak eğilimindedir. Oysa acı,, hep nedenleri sorar. İnsan ağrılarda incelir. Sürekli kurcalayan, törpüleyen acı, ruhun toprağını alt üst eder.

XXXX

2020 yılı geldiğinde geriye dönüp şöyle diyeceğiz;

2010 yılıydı. Hiç unutmam. Acılarımız o yıl başlamıştı. Her şeyin bittiğini sanıyorduk. Meğer kurtuluşumuzun yeni eserler yapmanın başladığı yılmış.

Kaderimizden çalışarak üstesinden geldik. Şu andaki kaderimiz avuçlarımızın içinde.

Yeni yılınızı en iyi dileklerimle kutluyor, korkularınızın, endişelerinizin çok gerilerde kalmasını diliyorum.

Bu yazı 671 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ACI İLE BİTEN AŞK
» ACI İLE BİTEN AŞK
» PARANIN MESAJI
» İNSAN VE DÜNYA
» ITRİ
» ISSIZ TEPEDE 3 MEZAR
» ŞANSSIZ ADAM
» 1966 YILINDAN BİR ANIM
» ÜÇ AKÇE FAZLA
» BİR BARDAK SÜTÜN HATIRI
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter