10 Temmuz 2020 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
SEVGİLİDEN AYRILMAK
Yazı Tarihi: 09 Ocak 2020 Perşembe 07:55

Onunla ilk tanıştığımda İstiklal İlkokulu’ nda okuyordum. Henüz 13-14 yaşlarımdaydım. Onun yaşı ise hiç tahmin edemeyeceğiniz kadardı. Biraz yaşım büyüyünce ne kadar yanlış yaptığımı anladım.

Herkes böyle bir beraberlik için yaşımın küçük olduğunu söyleyip duruyordu. Ama ben aldırmıyordum. Önceleri en samimi arkadaşlarımla paylaştım sırlarımı. Önceleri tutulmamıştım ona, sadece gönül eğlendiriyordum. Ama bir müddet sonra onsuz yapamayacağımı anladım ve sürekli onu düşünür oldum. Anneme ve babama anlatamazdım. Çünkü onlardan korkuyor, tepki ile karşılayacaklarını adım gibi biliyordum.

Başlangıçta tenha-ıssız yerlerde buluşuyorduk. Daha sonra ise bu buluşmaların ardı kesilmedi.

Sonunda olanlar oldu, annem bizi yatakta yakaladı. Baktım ne bağırdı ne de kızdı. Sadece nasihat verdi. Böyle bir ilişki için yaşımın küçük olduğundan bahsetti. İnatçı bir kişi olduğumu bildiği için üzerime gelmedi.

Aradan seneler geçti. Birbirimize iyice bağlanmış ve onsuz yapamıyordum. Daha doğrusu ben onsuz yapamıyordum. Onun umurunda bile değildim. O bana sahte mutluluktan başka hiçbir şey vermiyordu. Ondan biraz ayrı kalsam onu bulabilmek için tüm çarelere başvuruyordum. O ise inanılmaz derecede ilgisiz ve soğuktu.

Ailemle, arkadaşlarımla bu yüzden aram açıldı. Ben gün geçtikçe bitiyordum.

Aslında çok defa ayrılmayı koydum kafama, yeminler ettim buluşmamak için. Ama her şeye rağmen arkasından koştum onu bulabilmek için. Tırnaklarımı yedim olmadı, yemek içmekten kesildim faydası olmadı.

Ben bunları yazarken bile başımın yanında duruyor.

Ama hepinizin önünde yeminler olsun ve söz veriyorum;

“Ya o beni bırakacak ya da ben o sigarayı…”

 

SADİ’DEN: Çocukluğumda yumruğum kuvvetliydi. Uşakları, kendimden küçükleri incitirdim. Bir gün benden daha güçlü birinin yumruğunu yedim, bir daha zayıflara eziyet etmedim.

 

DERS: Bir kuru kafa, Dicle Nehri’nin kenarında dervişe demiş ki; Bir zamanlar ferman elimdeydi. Ol derdim olurdu. Asker ve hizmetliler eliyle Irak’ı aldım. Kirman vilayetine de göz koydum, saldırdım. Ey insan! Bir gün sen de gidicisin. Benden ders al.

 

 

MOLLA CAMİ’DEN

Bir zengin ile beraber olursan, rızık için ona bağlanma. Bu cimriyi kendine kefil sanma. Bir düşkünü kendine tanrı seçme.

 

ŞARAP

Şair Baki, gulanını şarap almaya göndermiş.

Gulan, şarabı aldığı anda tebdili kıyafet gezen padişaha rastlamış.

Padişah:

Elindeki nedir? diye sormuş.

O da:

Su, demiş.

Padişah şişedeki suyun renginin kırmızı olduğunu görünce:

İyi de, demiş. Bu suyun rengi neden kırmızı? diye sert bir ses tonuyla sormuş.

O da; Efendim, bu elimdeki aslında su idi.

Fakat padişahın huzuruna çıkınca utancından kızardı demiş.

 

GÜNÜN SÖZÜ: Düşünmeden evvel konuşan pişman olur. Konuşmadan düşünen selamet bulur.

GÜNÜN İNCİSİ: Umut ettiklerim her zaman gerçek olmadı ama her zaman umut ederim.

 

 

 

Bu yazı 622 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ÜÇ SUAL
» YUSUF GERÇEK BİR HİKAYE (2)
» YUSUF… GERÇEK BİR HİKAYE (1)
» AŞKIN ÖMRÜ
» BASİT BİR TERCİH
» MİSAFİR
» HASAN ŞENEL DE HASTA
» GERÇEK
» GÜZELLİĞİN TARİFİ
» YAĞMUR YAĞDI BÖYLE OLDU!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter