11 Temmuz 2020 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
KİME GÜNAH KEÇİSİ DERLER? (1)
Yazı Tarihi: 14 Ocak 2020 Salı 07:34

İlk evcilleştirilen hayvanlardan biri olmasına, çok eski dönemlerden beri etinden, sütünden, kıllarından ve derisinden yararlanılmış olmasına rağmen keçi, yararlarından çok inatçılığı ve fidelere, ağaçların sürgünlerine, dolayısıyla ormanlara verdiği zararlarla tanınır. Günümüzde çok sık kullanılan, “günah keçisi” ve “Keçileri kaçırmak” deyimlerinin ise keçinin olumlu ve olumsuz özellikleri ile bir alakası yoktur.

Günah keçisi aslında Yahudilerin eskiden her yıl günahlarını yükledikleri inancıyla çöle, vahşi tabiata saldıkları veya çöle götürülmek üzere başıboş bıraktıkları, tüm toplumun günahlarını sırtında taşıyan keçiye verilen addır.

“Günah keçisi” deyimi, iyi gitmeyen her türlü işten sorumlu tutulan, başkalarının cezasını ve sorumluluğunu çeken kişi anlamında kullanılır. Deyimin kökeni Yahudiliğin inanış ve tarihinde vardır. Ama olayın gelişimi İncil’de anlatılır. Bu anlatıma göre yıllık günah çıkarma merasimlerinin birinde en yüksek seviyedeki Musevi din adamı Tanrı’ya adamak üzere iki keçi seçer. Bunlardan biri kesilerek Tanrı7ya kurban edilecek, diğeri de İsrail halkının tüm günahları üzerine yüklenerek çöle salınacaktır. İki hayvan için kura düzenlenir.

Kurada kesilerek kurban edilmek üzere ismi çıkan keçiyi din adamı Aaron keserek kurban eder. Sonra ellerini ikinci keçinin başına koyarak İsrail halkının o zamana kadar yaptığı bütün hastalıkları, kötülükleri, itaatsizlikleri ve haddini bilmezliklerini, yani akla gelebilecek her türlü günahı keçiye geçirir. Bu keçi toplumun sırtında tüm günahları, insanları arkasında günahsız bırakarak çöle doğru gider ve gözden kaybolur. Bu gelenek yüzyıllar boyu tekrar edilir.

Devamı yarın…

12 OCAK 1945 (1)

Yolun yarısı eder…

Yolumun 75’inci yılımı kutladım.

Dante gibi ömrümün yarısındayım!

Ağır ağır çıktım hayatın merdivenlerinden

Ve içimde ve yolumda bir sürü yaprak…

Sorun bana:

75 yaşındasın ne anladın diye?

Hiçbir şey!

Yatağımda sağdan sola dönüşümü bile hatırlayamıyorum…

75’inci yaş nedir ki?

Doğdum, yaşadım ve yolun yarısına gelmişim…

İnanın 75’inci yaşıma nasıl geldiğimi anlayamadım…

Şu anda Lüleburgaz Adaletspor – Yeşilovaspor’da ve Lüleburgazspor’da futbol oynamış. Teknik direktörlük yapmış ve 1977 yılında Lüleburgazspor’da başkanlık yapmış en efsane insanlardan biriyim..

Ne acı günler gördüm.

Ne tatlı-heyecanlı günleri tattım.

Futbol oynarken Lüleburgazspor’u şampiyon yapan (yardımcı) yine ben.

Özerspor’u 12 yıl çalıştıran ben…

Ahmetbey Güvenspor’da bir yıl ter döken ben…

Kentspor’da bir sezonda üç takımı şampiyon yapan ben…

Lüleburgazspor’un genç ve amatör takımını şampiyon yapan ve

12 yıldan beri de Lüleburgaz Veteran Futbol Takımı’nı zevkle, şerefle çalıştıran ben…

25 yıl öğretmenlik yapan…

Bunun 21 yılı Beden Eğitimi öğretmenliğim…

Ve bu zamanda bayramlara renk katan ben…

Çok şükür hayattayım…

Allah’ıma hamdolsun ki güzel bir hayatım oldu.

İnsanları hep sevdim, hem de hepsi olmasa da sevilmedim.

Sevilen bir insan olduğumu söyleyebilirim.

Yüce Rabbim herkese sağlıklar, uzun ömürler versin.

Kasap Ömer Arda ve eşine “Yaş günümde” bana sahip çıktıkları için de teşekkür ediyorum

Ayrıca Park Lokantası sahiplerine ve orada çalışanlarına da saygılarımı sunuyorum.

(Devamı Yarın)

 

Bu yazı 509 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» TAHTA ATIN ÖĞRETTİĞİ
» ÜÇ SUAL
» YUSUF GERÇEK BİR HİKAYE (2)
» YUSUF… GERÇEK BİR HİKAYE (1)
» AŞKIN ÖMRÜ
» BASİT BİR TERCİH
» MİSAFİR
» HASAN ŞENEL DE HASTA
» GERÇEK
» GÜZELLİĞİN TARİFİ
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter