09 Nisan 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Binnur Güdücüler
Nasreddin Hoca
Yazı Tarihi: 16 Ocak 2020 Perşembe 07:38

Nasreddin hoca fıkraları beni hep güldürmüş, düşündürmüştür. İşte bu fıkralardan bir tanesi;

Timur, çok sinirli ve sert bir hükümdarmış. Köylüler ona bir eşek hediye etmek istemişler. Nasrettin Hoca’ya gitmişler.

– Hocam, içimizdeki en akıllı ve en cesur kişi sensin. Şu eşeği bizim adımıza Timur’a götürür müsün, demişler.

Hoca, köylülerin isteğini kabul etmiş. Eşeği alarak Timur’a götürmüş. Timur, kendisine bir eşek hediye edilmesine çok kızmış.

– Ben büyük bir hükümdarım. Ne cesaretle bana böyle bir eşek hediye edersiniz, demiş. Hoca Timur’un çok kızdığını görünce,

– Ama hükümdarım bu eşek çok zekidir. Kısa zamanda okumayı bile öğrenebilir, demiş.

Timur şaşırmış.

– Demek öyle. O halde on beş günde ona okumayı öğret, demiş

Nasrettin hoca eşeği alarak köyüne dönmüş. Ne yapıp edip Timur’u ikna etmeliymiş. Sonunda aklına iyi bir fikir gelmiş. Önce bol miktarda arpa almış. Bir kitabın sayfalarının arasına   arpayı yerleştirmiş. Hoca, eliyle sayfaları çevirince eşek arpayı yiyormuş. Eşek bu işe iyice alışmış. Artık sayfaları diliyle de çevirebiliyormuş. Nasrettin Hoca kitabın arasına arpa koymamaya başlamış. Eşek de sayfaları çevirip ai ai ai diye bağırmış. On beş gün sonra Nasrettin Hoca, Timur’un yanına gitmiş. Elindeki kitabı eşeğin önüne koymuş. Eşek, bir yandan diliyle kitabın sayfalarını çeviriyor, diğer yandan da bağırıyormuş.

Timur, bunu görünce çok şaşırmış.

– Çok güzel sayfaları çevirip bağırıyor.

Ama ne dediğini nereden anlayacağız, diye sormuş.

Hoca gülerek cevap vermiş.

– Aman efendim. O bir eşek. Ne dediğini anlamak için eşek olmak gerekir!

  Nasreddin Hoca en renkli, en farklı bir kahraman olarak karşıma çıkanların başında geliyor.

 Düşündüm:

Gencinden yaşlısına, bu topraklarda yaşayıp da Nasreddin Hoca öyküsü dinlememiş, onun zekâ ürünü ve düşünsel olduğu kadar iğneleyici sözlerinden etkilenmemiş ya da gülmemiş insan olabilir mi?

Hiç sanmıyorum!

Nerdeyse altı yüzyılı aşkın bir süredir, yalnızca Türk insanı değil, komşu ülke insanları da, bu ünlü halk düşünürünün etkisinde kalmış, öykülerini dilden dile aktarmışlardır. Her birimiz onu yalnızca gülmece yazınının bir kaynağı olarak değil, ondan, zaman zaman sözlerimizi güçlendiren bir sığınma limanı olarak yararlanmışızdır. Bir konuyu sayfalar dolusu anlatmaktansa, çoğu kez Hoca’nın bir fıkrası, söyleyeceklerimizi özetlemek için yeterli olmaktadır.

Nasreddin Hoca’nın öykülerinde yer alan kimi sözler, dilimize atasözü ya da deyim olarak yerleşmişler, bu şekilde öykünün tümünü anımsatmada etken olmuşlardır. Bunlardan birkaçını aktaralım:

“Ye kürküm ye!”, “Vermeğe gönlü olmayan ipe un serer.”, “Acemi bülbül bu kadar öter.”, “Parayı veren düdüğü çalar.”, “Dostlar alış verişte görsün.”, “Gözüme mi, sözüne mi?” gibi...

Hoca, her şeyden önce bir halk düşünürüdür.

Kimi sorulara verdiği saçma ya da anlamsız görünen yanıtların, düşünüldüğünde, bir gerçeği barındırdığını da söyleyebiliriz: Dünyanın merkezini eşeğinin sağ ön ayağının bastığı yer olarak göstermesi, Ya da... Gökyüzündeki yıldızların sayısı için, eşeğinin kıllarının sayısı kadar olduğunu söylemekle, bunun sayılamayacak ölçüde çok olduğunu sezdirmiş olmuyor mu?

Hoca, her zaman çağdaşımızdır.

Bunun en büyük kanıtı, aradan geçen yüzyıllara karşın, sözlerinin hala güncelliğini koruyor olmasıdır. Gerçeküstü gibi görünen kimi fıkralarının bile, güncel bazı sorunların, evlilik ve insan ilişkilerinin, yerleşik inançların eleştirilmesinde etkili olduğunu söylemek gerekir. Kimi sözleriyle bir eğitmen, bir sosyolog, bir bilge, bir kalender; kimiyle de baskıcı odaklara karşı bir aydın duruşu sergiler.

Nasreddin Hoca’yı birkaç satırda anlatmak gerçekten güçtür. Fıkra ve öykülerini her yorumlayışımızda, mutlaka farklı tatlar bulacağız; ama onu, sürekli eşeğiyle anılan, sıradan bir gülmece kahramanı olarak görmek de yanıltıcı olacaktır.

Sevgiyle kalın...

 

Bu yazı 1771 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» KORONA İLE HATIRLADIK
» HAYATIN KIYMETİNİ BİLMEK
» ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! GEÇİLEMEZDİ!
» "HADİ GÜLÜMSE"
» Zordur kadın olmak…
» Umudumuzu Her  Zaman  Koruyalım
» Her Şeye Alışıyoruz
» “Birbirini anlamayan insanlar”
» SEVGİNİN SICAKLIĞI      
» “DEPREMİ YAŞAMAK”
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter