20 Şubat 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
Siyanür: Bir Ölüm Hikayesi - Kimyasal Katil
Yazı Tarihi: 20 Ocak 2020 Pazartesi 06:48

Siyanür zehirlenmesi, birçok siyanür formuna maruz kalmanın sonucu olarak ortaya çıkan zehirlenmedir. Erken belirtiler baş ağrısı, baş dönmesi, hızlı kalp atım hızı, nefes darlığı ve kusmayı içerir. Bunları daha sonra nöbetler, yavaş kalp hızı, düşük tansiyon, bilinç kaybı ve kalp durması takip eder. Semptomların başlangıcı genellikle birkaç dakikadır. Bir insan siyanüre maruz kaldıktan sonra şans eseri ve çok düşük ihtimal ile hayatta kalırsa, ki henüz dünya tarihinde siyanürle hayatta kalan kimse mevcut değildir, uzun süreli nörolojik sorunlar yaşayacaktır.

 

Zyklon B, Yahudi Soykırımı sırasında Auschwitz-Birkenau gibi toplama kamplarında esirleri gaz odalarında öldürmek için kullanılan zehirdi. Kimyasal formülü HCN’dir.1920'lerin başlarında Almanya'da icat edilen siyanür bazlı bir pestisitin ticari adıdır.Maalesef bu ürün, Naziler tarafından Holokost sırasında Auschwitz-Birkenau, Majdanek ve diğer imha kamplarına yerleştirilen gaz odalarındaki masuminsanları öldürmek için kullanıldı ve ne yazık ki çoğunlukla Auschwitz'de, yaklaşık bir milyon insan bu bileşenle katledildi. Ne tesadüftür ki aynı malzeme, yani siyanür, II. Dünya Savaşı sonunda Nazilerin en yüksek rütbeli ve acımasız subayları; Erwin Rommel, Heinrich Himmler, Mart’inBormann, Hermann Göring ve Adolf Hitler'in karısı Eva Braun tarafından da intihar etmek için kullanılmıştır. İnsanın yüreğine biraz da olsa su serpiyor değil mi?

Yine II. Dünya Savaşı'nda, Norveçli sabotajcılar, 1943 yılında, Gunnerside'de, Almanların atom bombası üretmeye çalıştığını biliyorlardı. Bunu durdurmakve Alman nükleer silah projesinin döteryum oksit elde etmesini önlemek amacıyla projeyi yok etme kararı aldılar.Komandolara ağızda tutulan siyanür tabletlerindenverdiler. Almanların onları yakalamaları durumunda,ağızlarındaki tabletleri ısırdıklarında üç dakika içinde öleceklerdi. Almanların eline düşmektense siyanürle intihar etmeyi yeğlemek. Garip bir ikilem olsa gerek.

I. Dünya Savaşı'nda ise bu malzemenin kullanımı daha azdı. Hidrojen siyanür 1916'da Fransızlar tarafından Orta Güçler'e karşı bir kimyasal silah olarak kullanıldı. 1918'de Amerika Birleşik Devletleri ve İtalya tarafından da kullanılıyordu, ancak hava şartlarından dolayı yeterince etkili olmadığı görülüyordu. Kimyasal silah olarak yeterince ‘ölümcül’ bulunmamıştı. Çünkü HCN gazı havadan daha hafiftir ve hızla atmosfere yayılır. Yerde kalıp insanları 'öldürmesi' beklenirken sadece ozonu tahrip etmesi, öldürme amaçlı kullanılmasını engellemiştir. Burada da çevreye zarar vermesindense insanları öldürmesi daha uygun görülmüştür. Siyanür dünyanın başında gelmiş en kötü malzeme olabilir mi dersiniz?

Ünlü Matematikçi Alan Turing, dönemin İngiltere’sinde yasak olan homoseksüellik suçu ile yargılanmış, hapse girdikten kısa bir süre sonra da bir elmanın içine enjekte ettiği siyanür ile intihar ederek hayatına son vermişti.

6 Haziran 1985'te Amerikan seri katil Leonard Lake, tecavüz ve öldürme suçlarından göz altına alındıktan sonra, kıyafetlerine dikilmiş siyanür haplarınıiçerek gözaltındayken ve polislerin gözü önünde hayatını kaybetmiştir.

 

29 Kasım 2017'de Slobodan Praljak, Bosnalı bir Hırvat General, eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından insanlık suçu işlediği, Cenevre Sözleşmesine karşı geldiği ve katliam yaptığı gerekçesi ile yargılandıktan ve hüküm giydikten sonra, mahkemede,tüm kameraların ve dahası dünyanın gözü önünde potasyum siyanüriçerek intihar etmiştir. Mostar Köprüsü'nün yıkılması emrini veren, Hırvatların Müslümanlardan nefret etmeyi öğrenmeleri gerektiğini, zira bunun savaş kazanmak için elzem olduğunu söyleyen bu zat maalesef hak ettiği cezayı çekemeden içtiği siyanür yüzünden ölmüştür.

Siyanür, C≡N grubunu içeren kimyasal bir bileşiktir. Siyano grubu olarak bilinen bu grup, bir nitrojen atomuna üçlü bağlı bir karbon atomundan oluşur. Doğada anyondan çok tuz olarak bulunmaktadır. Aşağıdaki formül ile çok basit şekilde sentezleyebileceğiniz bir bileşiktir.

 

2 CH4 + 2 NH3 + 3 O2 → 2 HCN + 6 H2O
 

Fakat bu bileşiğin kullanım alanlarına şöyle bir baktığımızda ne gezegene ne de insana yararlı bir kullanım alanı olmadığı izlenimine kapılıyorsunuz. Altın ve gümüş madenciliğinde, arama yapmak için kullanılmaktadır. Bu metalleri ve onların cevherlerini eritmeye yardımcı olur ve çevreye zarar verir. Endüstride ise özellikle naylon kullanımında kullanılan bir bileşiktir ve naylon doğada çözünürlüğü çok az olan bir bileşene sahiptir. Siyanürler, akvaryum ve deniz ürünleri pazarları için mercan resiflerinin yakınındaki canlı balıkları yakalamak için yasadışı olarak da kullanılmaktadır. Ayrıca Afrika'daki kaçak avcıların filleri öldürmek için su deliklerini zehirlemek amacı ile siyanür kullandıkları da bilinmektedir.

                                             

Bu kadar kötü özelliğine karşın yıldızlararası ortamda ve karbon yıldızlarının atmosferlerinde HCN tespit edilmiştir. Örneğin;Satürn'ün uydusu, Güney Kutbu Vorteksi, yani Titan, HCN'nin devasa bir gaz bulutudur. Biraz olsun affedebildik mi siyanürü? Sanmam.

 

Siyanürler belirli bakteriler, mantarlar ve algler tarafından da üretilir ve birçok bitkide bulunur. Bazı tohumlarda ve meyve taşlarında, örneğin acı badem, kayısı, elma ve şeftalilerde önemli miktarlarda bulunmaktadırlar. Bitkilerde siyanürler genellikle siyanojenik glikozitler biçiminde şeker moleküllerine bağlanır ve bitkiyi otoburlara karşı savunur.

 

Siyanürle ilgili en son haberlerden biri ise 2019 yılında gerçekleşen şaka gibi bir hikâye. Ünlü bir gazetede çalışan bir muhabir Türkiye’de artan siyanürle intihar ve cinayetlere dikkat çekebilmek için internetteki bir site üzerinden siyanür siparişi veriyor. Geçtiğimiz yıl 27 Mart’da Denizli’de intihar eden üniversite öğrencisi Ali Çelik’in siyanür içtiği ortaya çıkarken, aynı şekilde 9 Mayıs’ta İstanbul’da da Necla Köker siyanür içerek intihar etmişti. 14 Mayıs’ta ise İzmir’de şizofreni teşhisi koyulan Mahmut Can Kalkan, annesi Fatma Kalkan ile babası Mehmet Kalkan’a siyanürlü şerbet içirip ölmelerine sebep olmuştu. İstanbul’da 4 kardeş siyanürle toplu intihar ederken, yine İstanbul’daki bir iş insanı maddi sıkıntı nedeniyle ailesini siyanürle öldürdü. Tüm bunların nasıl olduğunu araştırmak isterken ve siyanürün tek tıkla nasıl sağlanabildiğini kanıtlayan habercinin, geri göndermek istediği siyanür, prosedürler ve çevre koruma kapsamındaki kurallar sebebi ile elinde kalmış. En sonunda özel bir atık şirketine, özel bir tutanak ile teslim edilebilmiş. Ancak siyanür sadece içilen bir ürün değil, hava ile temas ettiğinde de çok zehirli olabilen bir kimyasal.

 

Sonuç olarak, kimyanın ve de bilimin her zaman iyiye kullanımı söz konusu olmuyor. Zekanın kötüye kullanımı, artan rant kavgaları, ekonomik ve psikolojik sorunlar derken olan biten bunca olay akıllara tek bir soru getirmektedir: Bilim bilim için midir yoksa bilim toplum için midir? Ben karar veremedim, yorumu size bırakıyorum…

 

Kaynaklar:

https://en.wikipedia.org/wiki/Cyanide

https://en.wikipedia.org/wiki/Hydrogen%20cyanide

https://www.yenisafak.com/hayat/siyanur-elimizde-kaldi-3515328

Bu yazı 598 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Organik olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu!
» Toprağın sesini duyan var mı?
» Aynısının laciverti!
» OUROBOS: Bütünlük mü hezeyan mı?
» Kavanoz Mamalar: Ne kadar kullanışlı Ne kadar sağlıklı?
» Yeni dünyanın yaşam sıvısı: Kahve
» BPA (Bisfenol A):Zararsız mı? Yararsız mı?
» Geri Dönüşüm: Azalt, Yeniden Kullan ve Geri Dönüştür
» Dünyanın sesini duyan var mı?
» Kadınlık Bizde Kalsın
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter