20 Şubat 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
POPÜLER KÜLTÜR
Yazı Tarihi: 21 Ocak 2020 Salı 07:29

Öncelikle yaşamımız içine sokulan bazı kavram kargaşalarından kurtularak işe başlamak lazım. Sanatçı kime deniyor ile konuyu sorgulamaya başlamalıdır. Çünkü zanaatkâr ile sanatçı, şarkıcı ile sanatçı hep birbirine karıştırılıyor. Tabii ki işin arka tarafını gündeme getirmeden, emek vermeden bir kimliğe bürünmek aslında o kimliğin içini boşaltmak anlamına geliyor. Kurumsal bilgiyi uygulamaya geçirerek ortaya bir eser çıkarmanın karşılığı sanattır. Sahnede şarkı icra etmenin sanatçılık kavramıyla bir ilişkisi yoktur. Popülist kültürün, sanat içindeki karşılığını bulmak mümkün değildir. Kurumsal kavram içeriğine sahip olmadığından, onun kullanılış şekli; egemen yapının tüketim mekanizmasının tanıtım aracı olmaktan öteye gidemez. Günümüz pop şarkıcıları popülist kültürün bir parçasıdır. Ortaya koyduğu icraatın hitap ettiği kitle ile ortamı, bu tüketim kültürünün uygulama alanı olarak tüm albenisine sahiptir.

Bu tüketim kültürünün propaganda alanı magazinsel olmak ile beraber, egemen kurguya hizmet edecek ilişkiyi içinde saklar. Çünkü yaptığı icraatın evrensel bir karşılığı yoktur. Ve hitap ettiği kitle de bellidir. Tüm tepkileri, açıklamaları magazinsel ve bu popülist kültürün yansımalarını taşır. Başka ülkelerde “popüler kültür” ile “sanat kültürü” birbirinin alanına saygılı, hatta birbirinin lezzetlerinden faydalanmayı bilmektedirler. Türkiye’de ise sanatçı kavramı yanlış anlaşılmaktadır.Hemen herkes, “sanat” ve “sanatçı” kelimelerini o kadar hoyratça, karmaşık olarak kullanmakta ki, artık bu kavramın gerçek anlamı ve değeri konusunda kafaların giderek, fena halde karışmakta olduğu düşüncesindeyim.

 

Popüler Kültür: Geniş dinleyici ve seyirci kitlesine hitap etmeyi amaçlayan, tüm medya unsurlarını içinde barındırır. Kolay algılanabilecek ve anlaşılabilecek türde bir anlatım ve zevkin oluşturduğu yaygın kültürel dokudur.

Sanat Kültürü: Sınırlı dinleyici ve izleyici kitlesinin oluşturduğu, algılamak ve anlamak için çaba gösterilmesi gereken eserlerin ele alındığı, popüler arayışlara rağbet göstermeyen, kişisel üslubun bir değer olarak nitelendirilmesini önemseyen dokudur.

Birbirine zıt bu iki doku, yalnız ülkemizin değil, Amerika ve Avrupa’nın birçok ülkesinde örneği görülebilecek temel dokular olma özelliğini taşırlar. Örneğin, İngiltere’de popüler kültür ile sanat kültürü iç içe yaşarlar ve birbirlerinin alanlarına saygılıdırlar, hatta birbirlerinin lezzetlerinden faydalanmayı da bilirler. Ülkemizde ise türler arasındaki zıtlıklar küçük olmayıp, sanki her bir tür, ayrı toplumların ve ayrı ülkelerin türleriymişlercesine büyüktür. Popüler kültürün amacı hemen tüketilebilecek öğeleri, kısa ömürlü tutmak ve gündemi her daim tazelemek amacını taşımaktadır. Hızlı bir üretim ve tüketim zinciri vardır.

Sanat kültüründe ise amaç, hızla üretmek ve tüketmek değil, uzun süreçlerle üretilmiş eserlerin, vitrinlerde sükûnetle sergilenmesine imkân tanımaktır. Popüler kültürün bir parçası olan popüler müzikte amaç, kolay anlaşılır sözler ve ezgiler oluşturmaktır. Bu kolaycılık, son zamanlarda tüm deyim, atasözü ve nasihat edebiyatındaki malzemenin hoyratça kullanımına kadar düşmüş olsa da amaç, dinleyicinin kolay ezberleyebileceği, kısa olması tercih edilen melodiler oluşturmak, bunu hemen paketleyip dinleyiciye ulaştırmak, paraları kazanmak, kısa bir süre sonra, bu işlemleri tekrarlamak ve böylece devam etmektir. Bu kültürde ürün, ticari olma niteliği taşımaktadır.

Sanat kültüründe ise, çoksesli müzik bestecileri ve yorumcularının uzun bir sürecin sonunda ortaya çıkarttıkları ürün, ticari değil, sanatsaldır. Yani bir eseri üreten kişinin birincil amacı, “hemen bitireyim ve paramı kazanayım” değildir. Onun için birincil önem taşıyan konu, eserinin mantıksal ve estetik değerler taşıması ve bunların önemidir. Sanat kültürüne mensup kişilere sanatçı demek daha doğru olur. Yani işini yapmasının birincil nedeni ticari olmayan, yaptığı işin bilgi birikimine sahip olabilmek için en az on veya yirmi yılını bilfiil bu işi yaparak geçirmiş kişilere sanatçı denmesinin daha doğru olacağına inanıyorum. İşini yaparken sadece ticari endişeler güderek değil, aynı zamanda o işi özene bezene, büyük bir titizlikle yapmaya çalışan kişiler, yaptığı işi sanata dönüştürme gayreti içindedirler. Sanatta kalıcı olmak çok önemlidir.  

 

 

Bu yazı 591 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» YAŞAMI KAVRAMAK
» DİDEM MADAK
» GÖREVİMİZ
» KENDİMİZİ TANIMAK
» BİZİM KUŞAK
» YAŞAMIN FELSEFESİ
» POPÜLER KÜLTÜR
» ÖFKEMİZ
» ZEYTİNİN GÜCÜ
» TEKNOLOJİ VE EĞİTİM
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter