20 Şubat 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
Dünyanın sesini duyan var mı?
Yazı Tarihi: 29 Ocak 2020 Çarşamba 05:59

Özellikle 1999 Gölcük depreminden beri aklımıza kazınan, göçükteki insanlarımızı ararken kullandığımız o tüyleri diken diken eden cümle: Sesimi duyan var mı?

Kaydedilen en sıcak on yedi yılın on altısı 2000'den sonra gerçekleşti. 2019 yılı dünyanın en sıcak ikinci yılı olarak kayıtlara geçti. Küresel ısınmada uzmanların dediğine göre emsalsiz bir boyuta geçtik. Ozonu deliyoruz. Sera gazları salınımını durmadan arttırıyoruz.

İsveç’te 2018 Mayıs ayı ile Tem­muz ayı arasındaki toplam yağış normalden çok çok az olduğundan özellikle temmuz ayında normalin 10 derece üzerine çıkan sıcaklıklar orman yangınlarının pek görülme­diği bir bölgede yangın çıkmasına ve yayılmasına neden oldu.Ormanlara cam ve cam kırıkları atılıyor. Cam, güneş ışığını bir büyüteç gibi çimenlere çekiyor ve tutuşarak etrafın alevlenmesine ve dolayısıyla yangının oluşmasına neden oluyor.Dahası ailecek gittiğimiz pikniklerden kalan mangal ateşlerini de söndürmeden ormanı öylece bırakıyoruz. Bizim ve çocuklarımızın gönlünü eğlerken iyisin orman, temiz hava verirken, serinken canımıza minnet, ama iş seni temiz tutmaya, yakmamaya, korumaya gelince biraz nankörüzdür.

Avustralya'da Eylül ayında rekor düzeydeki sıcak hava ve kuraklık yüzünden çıkan yangınlar hala kontrol altına alınamadı. Alevlerin yüksekliğinin kimi zaman 70 metreyi aştığı yangınlar sonucu 28 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kasaba boşaltıldı, milyonlarca hayvan öldü. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) Avustralya, yaptığı en son açıklamada 1,25 milyar hayvanın hayatını kaybettiğini tahmin ettiklerini belirtti.

Türkiye’de incelenen balıkların yüzde 44’ünün midesinde mikroplastik bulundu. Balıkların midesinden çıkan mikroplastiklerin çoğu tek kullanımlık plastiklerden oluşuyor. Yani her 11 kişiden biri denize çöplerini atıyor. Boğaza bakmayı çok severiz. Yeniköy’de balık tutmayı çok severiz. Denize nazır evlerde yaşamayı çok severiz ama iş denizi temiz tutmaya gelince hiç kusura bakma dünya.

Çin'den çıkan SARS virüsü 2002-2003 yılları arasında dünya çapında 800 kişinin ölümüne sebep olmuştu. 2020 yılının başlarında ise Wuhan'da ortaya çıkan yeni tip corona virüs, şiddetli akut solunum yolu sendromu (SARS-CoV) ile aynı aileden geliyor. Virüsün kaynağı olarak yılan ve yarasa isimleri geçse de henüz kanıtlanmış bir sonuç yok. Şu ana kadar Çin’de 56 kişinin bu virüs yüzünden hayatını kaybettiği konuşuluyor.

Son olarak Türkiye’deki Elâzığ depremi. Elazığ'ın Sivrice ilçesinde meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin ardından arama ve kurtarma çalışmaları aralıksız sürüyor. Depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 39'a yükseldi. İlk tespitlere göre; 87 binanın yıkıldığı, 1287'sinin ağır hasar aldığı, 56’sının orta ve 876’sının az hasarlı olduğu aktarıldı.

Çılgınca tüketiyoruz. Hiç üretmeden. Ormanları yakıyoruz, bir çoğumuz bir tane fidan dikmeden. Denizleri kirletiyoruz, kumsallardan bir tane çöp alıp temizlemeden. Sürekli yüksek katlı, çürük çarık binalar yapıyoruz, deprem olacak kaygısı gütmeden. Ozonu deliyoruz, sonra her sene bir öncekinden daha da sıcak oldu diye ağlıyoruz. Bozulan dünya ve çevre düzeni yüzünden yeni yeni virüsler yaratıyor sonra da salgınlar yüzünden ölüyoruz. Sokak hayvanlarına zarar veriyoruz, bir kap su koymak aklımıza gelmeden. Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın iki yılda bir hazırladığı "Yaşayan Gezegen" raporuna göre 1970-2012 yılları arasında, memeliler, balıklar, kuşlar ve sürüngenlerin nüfusunda yüzde 58'lik bir düşüş yaşandı. Son 45 yılda gezegendeki canlı nüfusu yarı yarıya azaldı, 2020'ye kadarsa yeryüzündeki canlıların üçte ikisi kaybedilebilir.

Oysa doğal kaynakları koruyarak, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelerek, geri dönüşümü teşvik edip, aşırı tüketimi azaltarak doğanın yok oluşunu engellemenin hala mümkün olduğunun altı çiziliyor. 2020 yılında bir şey yok. 2020 yılına kadar olan ve sürekli görmezlikten geldiklerimiz var. Farkında mıyız olan bitenin gerçekten?

Maalesef dünya yıkılan insanlık enkazının altında kaldı. Tekrar soruyorum: Dünyamız, tek evimiz, sonraki nesillere tek mirasımız can çekişiyor, onun sesini duyan var mı?

 

Bu yazı 1261 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Organik olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu!
» Toprağın sesini duyan var mı?
» Aynısının laciverti!
» OUROBOS: Bütünlük mü hezeyan mı?
» Kavanoz Mamalar: Ne kadar kullanışlı Ne kadar sağlıklı?
» Yeni dünyanın yaşam sıvısı: Kahve
» BPA (Bisfenol A):Zararsız mı? Yararsız mı?
» Geri Dönüşüm: Azalt, Yeniden Kullan ve Geri Dönüştür
» Dünyanın sesini duyan var mı?
» Kadınlık Bizde Kalsın
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter