30 Eylül 2020 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
OUROBOS: Bütünlük mü hezeyan mı?
Yazı Tarihi: 10 Şubat 2020 Pazartesi 07:53

Hepimizin hayatında en az bir kere gözüne çarpmış olan bir semboldür kendi kuyruğunu yiyen yılan sembolü. İnsanı, gördüğünde derinden etkileyen bu sembolün çok eski olduğunu ve de çok farklı şekillerde yorumlandıklarını biliyor muydunuz?

Terim Eski Yunanca'dan gelir: ‘οὐροβόρος’. Genellikle sonsuz döngüsel yenilenmenin veya yaşam, ölüm ve yeniden doğuş döngüsünün sembolü olarak yorumlanır. Bazı görüşlere göre ruhların göçünü sembolize eder, bazılarına göre ise kendi kuyruğunu ısıran yılan bir doğurganlık sembolüdür.

Tarihsel kaynakların birkaçına göre de başlangıçtan beri var olan ya da kendini yok edilemez kudreti veya tabiatıyla sürdüren ilkel birlik ve bütünlük ideasını simgeler. Ouroboros mitolojik ve dinsel sembolizmde önemli olmuş, aynı zamanda simya ile ilgili illüstrasyonlarda simyacının yapıtının döngüsel doğasını simgelediği şekilde de kullanılmıştır. Gnostisizm ve hermetisizm ile de ilişkilendirilmiştir.

Kendi kuyruğunu yiyen ejderha ya da yılan kavramının izi Eski Mısır'a kadar sürülebilir yani MÖ 1600 yıllarına kadar. Unas piramidinde MÖ 2375 ve MÖ 2345 yılları arasında, Sarcophagus odasında, batı çatı duvarındaki hiyeroglifte “bir yılan tarafından sarılmış bir yılan” ve “erkek yılan dişi yılan tarafından ısırıldı, dişi yılan erkek yılan tarafından ısırıldı, Cennet büyülendi, dünya büyülendi, insanoğlunun ardındaki erkekbüyülendi” yazmaktadır.

Simyada bireyselleşme sürecinin doğası hakkında biz modernlerden daha çok bilgi sahibi olan simyacılar, bu paradoksu kendi kuyruğunuyiyen yılan ile betimledi. Ouroborosun sonsuzluk ya da bütünlük anlamı olduğu söylenirdi. Sembolün çok eski bir resmedilişinde kendini yiyip bitirme ve sirküler bir prosese dönüştürme düşüncesi yatar, bundan dolayı en bilgesimyacılar için sanatın ilk materyali insanın kendisiydi. Ouroboros karşıtın başka bir deyişle gölgenin entegrasyonunun ve asimilasyonunun dramatik bir sembolüydü, bu geri besleme süreci aynı zamanda ölümsüzlüğünde sembolüydü, çünkü ouroboros kendini katleden ve hayata döndürendi, kendini dölleyen ve kendini doğurandı.Taşıdığı sır şudur: “Aynı hayatı sonsuz kez yaşıyoruz ve hatırlamıyoruz” 

Peki ya bilimsel açıklama?

Birçok belgeselde karşımıza çıkacağı üzere bu bir mit değil, kendi bedenini yiyen yılan bir gerçek ve bu durumun biyolojik bir açıklaması var aslında.Bazı yılanlar aşırı sıcağa maruz kaldıklarında görüş açıları bozulurmuş. Sonrasında serin bir yere ihtiyaç duyarlarmış. Eğer soğuma olmadan daha da ısınırlarsa korkunç bir kafa karışıklığı yaşar, açlıktan ve hezeyandan yanlışlıkla kendi kuyruklarını yani kendi kendilerini yemeye başlarlarmış.

Mitolojik, tarihi ve biyolojik birçok anlamı bir kenara koyarsak benim kendi kuyruğunu yiyen yılanla ilgili başka bir teorim var.

Demek ki biri konuşacağına susuyor susacağına konuşuyorsa, sadece kendine odaklanmaktan artık etrafını ve yaşadıklarını fark bile etmiyorsa ya da kendinden başka herkese bakıyor bir tek kendinin ne yaptığını görmüyorsa arada böyle kendi kendini yer. Benim demem o ki hiçbirimiz aptal ya da saf değiliz, sadece susuyor ve görmezden geliyoruz. Siz de sandığınızın aksine yılan değilsiniz. Olmayın da. Çünkü en sonunda ya böyle kendi kıçınızı yersiniz ya da kartalın biri yukarılardan süzülür, alıverir tek pençeyle aklınızı. Benden söylemesi...

 

Bu yazı 1005 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Hoşça kal Sevgili Ruth, Teşekkür ederiz değerli RBG
» Doğanın Ruhu, İnsanın Ruhu
» KENDİMİZE DE MEYDAN OKUYOR MUYUZ SEVGİLİ KADINLAR?
» İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!
» Hoşçakal Pınar Gültekin
» Hatırlatmak isterim…
» Tarihe Yön Veren Kadınlar: Agnodice
» 3 ulus, 4 cinayet, 1 sebep: İnsan Zulmü
» Gündöndü değil “Günöldü”
» Kadın Cinayetlerini Meşrulaştırmayın!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter