26 Ekim 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
Bizler çiçek değiliz...
Yazı Tarihi: 09 Mart 2020 Pazartesi 07:23

Aslında Dünya Emekçi Kadınlar gününün nasıl ortaya çıktığını bilen bütün şirketlerin kadınlara eşit hak ve özgürlük vermesindense “çiçek” vermesi, beni her sene hüzünlere boğan bir yaklaşımdır. Biz ne çiçeğiz ne de sizden çiçek isteriz, tek bir şey istiyoruz: erkekler ile eşit haklar.

Bugün Amerika’da ve diğer tüm dünya ülkelerinde “Equal pay for Equalwork” sloganıyla yola çıkan kadınlar, çalıştıkları şirketlerde erkeklere ve de onlara ödenen maaşların eşitsizliği ile ilgili çeşitli bildirimlerde bulunmuşlardır. Bunun sonunca elde ettikleri ise şudur: Amerika’da aynı iş için bir erkek 1 USD alırken kadın 0.89 cent alıyor, şaşırdık mı? Aynı kadından evlenmemesi (evlenirse kariyerine ara verir çünkü) doğurmaması (üremeden evlilik yürütmesi yani) ve eşit iş için erkeklerden daha az maaş almayı kabul etmesi de istenmektedir. Kabul ediyor muyuz?

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı.26-27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden ClaraZetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “InternationalerFrauentag” (International Women’sDay – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

Bizler bu kadınlar gününde hediye olarak mutfak robotu istemiyoruz.

Sırf kadınız diye bir iş yerinde baskı görmek istemiyoruz. Kadın olduğumuz için üzerimizdeki cam tavan yüzünden yükselememekten korkuyoruz. Biz o bize almaya çalıştığınız mutfak robotlarını biraz da siz kullanın istiyoruz. Biz, aynı anda eve geldiğimiz kocamız bizden bir de yemek beklemesin istiyoruz. Her şeyi birlikte yapmanın güzelliğine varmak istiyoruz. Desteklenmek istiyoruz. Eşitlik sadece iş yerinde olmaz, evde de her şey eşit olsun istiyoruz.

Bizler kadınlar gününde makyaj malzemesi istemiyoruz.

Aksine bizler istediğiniz kadın normlarına uymaktansa kendimiz olmak istiyoruz. Sizin balık etli kadın sevmeniz, ince kadın sevmeniz, doğal sevmeniz, bakımlı sevmeniz bizi hiç ilgilendirmiyor. Biz sadece biz olmak istiyoruz ve karşımızda bizi olduğumuz gibi seven insanlar olsun istiyoruz. Kadın olduğumuz için hiçbir şey olmak zorunda değiliz, kendimiz olmak dışında.

İstediğimiz birlikte ayakta durmak.Sevgili kız kardeşlerim, birlik olun, birbirinize destek olun. Metanetli olun. Birbirinizin hakkını savunun. Biri size kadınlarla ilgili yorum yaptığında “Sana ne” deyin mesela.
Bir de etiketlenmek istemiyorsanız “Erkek dediğin de güçlü olur” gibi cümleler söylemeyin. Erkek erkektir, size bir şey kanıtlamasına gerek de yoktur. Eşitlik beklemek için eşit davranmamız gerektiğini de unutmamak lazım.

Feminizm, kadın ile erkeğin eşit hakları olduğunu ve de olması gerektiğini söyler. Erkeklerden nefret etmenin bir yöntemi değildir. Buna pozitif ayrımcılık da dahil. Metroda sadece kadın olduğumuz için bize yer vermenize de karşıyız, kapıda sadece kadın olduğumuz için geçiş önceliğimiz olmasına da. Bunların yanında mini etek giydiğimiz için yaftalanmak istemiyoruz ve istediğimiz saatte dışarı çıkabilmek de istiyoruz. Tıpkı erkekler gibi. Ev işleri kadınlara ait gözükmesin istiyoruz. Kariyer yapmak da erkeklere özgü bir durum olmasın tabi. Yani feminizm eşitlik demek. Erkek veya adam demek iltifat kabul edilirken kadına ‘kadın’ demek ayıp sayılmasın istiyoruz. (Bu vesile ile bayan değil, kadın) Konu çok basit değil mi?

Kadınlar gününde hem kadınlara hem de erkeklere çok iş düşüyor. Eşitlik isteyen eşitlik için savaşır. Eşitlik isteyen eşitlik uygular. Bu sözlerim sadece erkeklere değil, aynı zamanda kadınlara da: Bir laf var; “Kadın kadının kurdudur” diye. Yanlış o laf. Kadın olarak kadınlara yapılan haksızlıkları fark etmeliyiz. Kadın olarak kadınları desteklemeliyiz. Kadın olarak kadınların başarılı olmasını istemeliyiz. Elbette hata yapan kadın vardır, ama bu kadınlıktan değil “insanlıktandır.” Her insan hata yapar ama bu sadece kadın olduğundan kaynaklanmaz. Şimdi, kız kardeşlerim, en yakınınızdaki kadın arkadaşlarınızı arayıp “Sen güçlü ve akıllı bir kadınsın ve ben seni çok seviyorum, her zaman yanındayım” diyorsunuz. Yaşasın güçlü ve bağımsız, birbirine tam destek olan kadınlar! 

Ben bu kadınlar gününde bana doğru davranan erkelere de teşekkür etmek istiyorum: Babama ve eşime. Beni bir erkeğin yapabileceği her şeyi yapabileceğime inandıran, daha çocukluktan beri her zaman bana destek olan canım babama ve beni olduğum gibi sevmenin dışında her konuda hep yanımda olan (arkamda değil, yanımda, bakın burası çok önemli) sevgili eşim. Dünya kadınlar gününde teşekkürüm sizlere, umarım tüm dünyaya örnek olacaksınız.

Son olarak; Bir kadın olarak ihtiyacımız olan tek şey kendimiz olmak. Bir erkek ancak hayatımıza arkadaş, yolumuza yoldaş olabilir. Yaptıklarımızı kendimiz için yapmamız gerekli. Tamamlanmak için bir erkeğe ihtiyacımız yok, biz zaten her zaman, her halimizle bir bütünüz. Kadın olmak yeterlidir. Eğer kendini bir bakımdan yetersiz hissediyorsan sevgili kız kardeşim, kitap oku, kahve iç, günlük yaz ya da iş bul ve çalış. İhtiyacın olan bir erkek değil. Ne demişti Virginia Woolf: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın.

Dünya kadınlar günümüz kutlu olsun.

 

 

 

 

 

Bu yazı 630 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Mesele İletişim Değil, Mesele Şiddetsiz İletişim
» Hoşça kal Sevgili Ruth, Teşekkür ederiz değerli RBG
» Doğanın Ruhu, İnsanın Ruhu
» KENDİMİZE DE MEYDAN OKUYOR MUYUZ SEVGİLİ KADINLAR?
» İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!
» Hoşçakal Pınar Gültekin
» Hatırlatmak isterim…
» Tarihe Yön Veren Kadınlar: Agnodice
» 3 ulus, 4 cinayet, 1 sebep: İnsan Zulmü
» Gündöndü değil “Günöldü”
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter