30 Mart 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
TAVUKLAR VE SAHİBİ
Yazı Tarihi: 12 Mart 2020 Perşembe 07:27

Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Bey (1258 , 1326), merhametli bir kimse idi. Merhameti yalnız halkına karşı değildi. O, hayvanlara karşı da son derece şefkatli ve titiz davranın, öyle de davranılmasını isterdi. Atlara, eşeklere haddinden fazla yük yüklemesine çok kızar böyle yapanları cezalandırırdı. Satmak için pazara getirilen tavuk, horoz, ördek gibi hayvanatın ise, sopalara ayaklarından bağlanıp baş aşağı armut gibi sarkıtılmasına fevkalade öfkelenirdi. Hele bu hayvanlar aç ise, bu işin mesulü olan sopadan kendini kurtaramazdı.
Osman Bey, sık sık çarşı pazar dolaşır ve böyle çirkin bir iş eden varmı yokmu diye denetler, rastladığı hayvanların kursaklarını bizzat eliyle yıkayıp dolu mu boşmu bakardı. Birgün gariban köylü geldi. Köylü pazardan satmak için tavuk getirmişti. Osman Bey adeti olduğu üzere tavukların kursaklarına baktı gördü ki ikisinin de kursağı bomboştu.
"Bre bu hayvancağızları aç sefil buraya getirmeye utanmıyor musun? diye bağırdı çağırdı, köylüyü biraz tartakladı." köylü yediği sopadan ve Osman Bey'in bağırıp çağırmasından ağlamaya başladı. Bir yandan ağlıyor, bir yandan da:
"Bey bey ! Tavukların kursağına baktığında onların sahibinin kursağına neden bakmadın? Ben kendi kursağımı doyurabilsem onları aç bırakır mıydım hiç ? dedi. Osman Bey köylünün söylediklerinden sonra, biraz haksızlık ettiğini anladı. Üzüldü, hüzünlendi. Adamcağızın tavuklarını bedelinin çok üstünde bir fiyatla satın alıp; kendisinden af ve helallik istedi. Köylüde helalini hoş eyledi.

AYŞE KADIN FASULYESİ

Karadenizli yaşlı teyze, lüks bir otelin en üst katından inmek için asansöre binmiş. Önce biraz korkmuş, içinde kimse yok diye, sonra korkusu aynaya bakında geçmiş. Asansör ara katta durunca, genç bir bayan binmiş. Biner binmez de etrafa öyle bir koku yayılmış ki, ilk bahar gecesinde kokan manolyolar gibi...
Bizim teyze korkuyu duyunca derin derin içine çekmiş. Genç bayan bunu aynadan fark eder etmez, teyzeye doğru kibirli bir eda ile dönerek:
"Gucci... Şöyle küçük bir şişesi ise tam tamına 280 lira, demiş."
Biraz sonra asanör gene durmuş. Bu kez de çok şık orta yaşa yakın bir kadın girmiş. O da buram buram parfüm korkuyormuş. Yaşlı teyze yine koklamaktan kendini alamamış. Genç kadında yaşlı teyzeye dönerek mahcup bir tavırla:

"Chanel beş numara. Mini mini bir şişesi bile 500 liraé demiş. Biraz sonra asansör yaşlı teyze için durmuş. Kadın kapıya doğru ilerlemiş ve büyük bir gürültü çıkararak yellenmiş.
sonra da asansöre kalan kadınlara dönerek :
"bu da; Ayşe kadın fasulyesi !, kilosu dört lira" diyerek inmiş.
KALECİ TEMEL

Bir evde çıkan yangında, çatıda mahsur kalan; bir anne ve kucağın da kundaklı bebeği vardır.
Aşağıdakiler annenin çocuğu ile birlikte gerili olan brandaya atlamasını söylerler;
Anne kabul etmez.
Alevler neredeyse, anne ve çocuğa ulaşmak üzeredir. Bu sırada onları bir kenardan seyreden Temel; barikatları aşarak binanın dibine kadar gelir ve kadına seslenir:
- Abla korkma, yolla atıver çocuğu bana ! ben Süremenesporun kalecisiyim... Korkma !
Kadın Temel'e inanır ve bebeği Temel'e doğru atar. Temel, nefis bir hareketle bebeği yere düşürmeden yakalar.
Ayağa kalkar, iki kere yerde zıplattıktan sonra degajını yapar. (Topu karşıki kaleye doğru vurur.)

 

Bu yazı 367 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI(3)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (2)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (1)
» AŞK LAYIK OLANDA KALMALI (3)
» AŞK LAYIK OLANDA KALMALI (2)
» AŞK LAYIK OLANDA KALMALI (1)
» YAŞLI KADIN VE MEŞE AĞACI (2)
»  YAŞLI KADIN VE MEŞE AĞACI
» DÜNYANIN YEDİ HARİKASI
» KAZANDILAR AMA NASIL?
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter