07 Nisan 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
KAZANDILAR AMA NASIL?
Yazı Tarihi: 14 Mart 2020 Cumartesi 07:26

Birkaç yıl önce Seattle Olimpiyatları’nda tümü fiziksel ve zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı, 100 metre koşusu için, başlama çizgisinde toplandılar. Başlama işareti verilince hepsi birlikte harekete geçti. Bir hamlede başlayamadılar ama en az yarısı bitirmek ve kazanmak için istekliydi. Yarışın başladığı anda, içlerinden bir delikanlı, tökezleyip yere düştü ve ağlamaya başladı. Diğer sekiz kişi, delikanlının ağlamasını duymuşlardı. Yavaşladılar ve geriye baktılar. Hepsi yönlerini değiştirdi ve geriye dönerek onun yanına geldiler.

İçlerinden Down Sendromlu bir kız, eğilip ağlayan çocuğu öptü.

“Bu onun daha iyi olmasını sağlar” dedi.

Sonra dokuzu birden kol kola girdiler ve bitiş çizgisine doğru hep birlikte yürüdüler. Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp dakikalarca onları alkışladı.

Siz de sırf birine iyilik olsun diye yolunu değiştirdiniz mi hiç? Yavaşladınız ve birinin koluna girdiniz mi? Orada bulunan insanlar hala bu hikayeyi anlatıyor. Çünkü hayatta olan, kendimiz için kazanmaktan çok daha ötede olan bir şeydir. Bu hayatta önemli olan yavaşlamak ve rotanızı değiştirmek anlamına gelse bile, diğerlerin de kazanması için yardım etmektir. Kendisinden güçsüzü ezmeyi ilke edinen daha güçlünün kendisini ezmesine davetiye çıkarmış olur.

Acaba sizin başınıza böyle yarıştayken düşen bir arkadaşınızı görseniz yarışı bırakıp ona yardım eder miydiniz?

Yoksa “Bana ne? Düşerse düşsün, ben yarışı birinci bitireyim” mi dersiniz?

MIZRAĞIN UCUNDA BİR KEFEN

Selahaddin Eyyubi ölüm döşeğindeydi. Kendisinden sonra yerine geçecek olan oğlu Melih Efdal’ı yanına çağırdı ve şunları vasiyet etti: “Evladım sana, bütün iyiliklerin kendisinden geldiği Allah korkusu ile doğrudan ve doğru yoldan ayrılmamayı vasiyet ederim. Allah’ın emirlerini getirmekte elin gevşek olmasın ve kusur işleyemesin. Bilesin ki kurtuluş ancak bundadır.

Kimsenin kanı ile elerini kirletme. Halkının emniyeti ve saadeti için çalış. Onları Allah’ın sana bir emaneti bil.

Komutanlarına değer ver. Arkadaşlarını koru. Herkesin bir gün öleceğini aklından çıkarma. Kimsenin hakkını zayi etme. Kul hakkı, kul affetmedikçe kalkmaz”

 Bu nasihatlerden sonra, vaziyet olarak şunu istedi:

“Kefenimi bir mızrağın ucuna bağlayıp tellalın eline vereceksin. O sokak sokak gezecek ve halka şöyle bağıracak: ‘İşte ey ahali! Bu Kudüs fatihi, Selahaddin’in kefenidir. Dünyadan sadece bu kefenle gidecektir. Bundan gayri mal, mülk, mevki ve makam ölüm kapısından öteye geçemeyecektir. Bakın ve ibret alın.’

TALİHİN DÖNDÜĞÜ AN (2)

Dünden devam:

Smith:

“Tamam. Dediğiniz gibi” diye nefes nefese cevap verdi.

Doktor:

“Öyleyse teşhis ödem, yani nefes borunuzun şişmesidir.

Hayatının kurtarılması için ameliyat edilmesi şart. Bir doktor bulmak için ne mümkünse yapın. Benim vaktinde size yetişmeme imkan yok.”

Herbert Smith, karşı tarafın ahizeyi yerine astığını duydu.

Civar şehirlerden birindeki hastaneye telefon ederken çaresizlikten çıldırmak üzereydi. Hastanedekiler de fazla uzakta oldukları bahanesiyle ona bir yol gösteremediler.

Adamcağız, telefon başında kıvranırken, kendisi gibi müşkül durumdaki annelerle babalara cesaret vermek için defalarca söyledikleri hatırladı. Oğulları veya kızları ölürken onlara, Allah’ın arzusunu tevekkülle karşılamaları ve o an manasını kavrayamasalar da, Allah’ın emrinin hayırlı olduğuna inanmaları lazım geldiğini tekrarlamamış mıydı?

İkinci hastaneden de bir hayır çıkmadı.

Herbert Smith, çaresizlik içinde telefonu sarsıyordu. Şu santral memuru da neredeydi sanki?

Din adamı birden müthiş bir kararsızlık anı geçirdi. O zamandan beri defalarla o müthiş  zaman parçasını tekrar yaşamış ve verdiği kararı hatırladıkça dehşet içinde kalarak ürpermiştir.

DEVAMI YARIN….

 

 

 

 

 

Bu yazı 610 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ÜÇ KİŞİ
» EVDE OTURUN
» BİZE YENİ ROBİN HOOD’LAR LAZIM
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (4)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI(3)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (2)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (1)
» AŞK LAYIK OLANDA KALMALI (3)
» AŞK LAYIK OLANDA KALMALI (2)
» AŞK LAYIK OLANDA KALMALI (1)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter