07 Nisan 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
DÜNYANIN YEDİ HARİKASI
Yazı Tarihi: 16 Mart 2020 Pazartesi 07:34

Bir grup öğrenciden Günümüz Dünyasının Yedi Harikası’nın neler olduğunu düşündüklerine ilişkin bir liste yapmaları istenmişti. Aralarında anlaşmazlıklar çıkmasına karşın aşağıdakiler en fazla oyu alanlardı:

- Mısır’ın Büyük Piramitleri

- Taç Mahal

- Büyük Kanyon

- Panama Kanalı

- Empire State Binası

- St.Peter Bazilikası

- Çin Seddi

Öğretmen oyları toplarken, sessizce duran bir kız öğrencisinin henüz kağıdını vermemiş olduğunun farkına vardı.

Sonra öğrencisine kendi hazırladığı liste ile bir sorun olup olmadığını sordu.

Kız öğrenci “Evet, biraz sorun var.” dedi. “O kadar çok şey var ki karar vermekte zorlanıyorum.” Öğretmen öğrencisinin listesini merak etmişti: “Peki söyle bakalım.” dedi. “Senin listende neler var? Belki biz sana yardımcı olabiliriz.”

Kız öğrenci biraz tereddüt ettikten sonra okumaya başladı: Bence Dünyanın Yedi Harikası,

- Görmek

- Duymak

- Dokunmak

- Tatmak

- Hissetmek

- Gülmek

- Sevmek

Odada derin bir sessizlik oldu. Kız öğrenci sözlerine şöyle devam etti: “Basit, normal olarak gördüğümüz ve gözden kaçırdığımız şeyler gerçekte ne denli mükemmeldirler. Yaşamdaki en değerli şeyler satın alınamayanlardır.”

YORUM: Sizce dünyanın yedi harikasına katacağınız eserler var mıdır?

Dünyanın bilinen veya kabul edilen yedi harikasını mı yoksa genç kızın tespiti mi hoşunuza gitti?

 

TALİHİN DÖNDÜĞÜ AN (3)

Başkalarına vaaz ettiğini kendisi de tatbik edecekti! Bu ani karar üzerine telefonun ahizesini yerine koydu. Diz üstü düşerek duaya başladı.

“Allah’ım oğlumun hayatını bağışlaman için sana yalvarıyorum. Fakat emir, irade senin Allah’ım. Oğlumun ölmesi mutlaka lazımsa, onu bize bağışladığın yıllar için sana gene şükrediyorum Allah’ım”

Telefonun birden bire çalmaya başlaması, Herbert Smith’in aklını başına getirdi.

Telefon eden Hollywood’taki doktordu.

“Deminden beri sizi arıyorum” diyordu. “ Hattınız hep meşguldü Allah’a şükür ki telefonunuzu bir an kapayabildiniz. Yabancı bir cerrahın şehrinizde olduğunu haber aldım. Ne yapmak lazım geldiğini bilir herhalde. Adı, falan…”

İsim ve adresi unutmamak habire içinden tekrar eden Herbert Smith, oğlunun yepyeni bisikletine atladı. Karanlık sokaklarda ölümle yarışarak Avrupalı cerrahın misafir olduğu köşke vardı. Doktor bir gezintiye çıkmak üzereydi. Herbert Smith’in ağzından ancak üç kelime çıktı.

“Oğlum-ödem-çabuk”

Deri çantasını kapatan doktor o an geçmekte olan bir otomobili durdurdu.

Aradan on dakika geçmeden Bert, mutfak masasının üzerine yatırılmış ve doktor, nefes borusunda bir delik açıp akciğerlere temiz hava ulaştırılmasından ibaret ameliyatı yapmıştı.

Ameliyatı bitiren doktor, bir dakika daha gecikildiği takdirde iş işten geçmiş olacağını sözlerine ilave etmeyi de unutmadı.

Herbert Smith’in dostları bu olayı duyunca talihin kendisine yardım ettiğini söylediler.

Fakat ona sorarsanız, ancak başkalarına nasihat ettiği şeyleri, kendisi uyguladığı zaman Allah bir baba olarak ettiği samimi duaları kabul etmişti.

 

 

Bu yazı 281 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ÜÇ KİŞİ
» EVDE OTURUN
» BİZE YENİ ROBİN HOOD’LAR LAZIM
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (4)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI(3)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (2)
» BÜYÜKDERE’DE İKİ BİN YILLIK BİR ÇINAR VARDI (1)
» AŞK LAYIK OLANDA KALMALI (3)
» AŞK LAYIK OLANDA KALMALI (2)
» AŞK LAYIK OLANDA KALMALI (1)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter