26 Ekim 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
Gezen Virüs Değil, Gezinen İnsanlar
Yazı Tarihi: 20 Mart 2020 Cuma 07:46

Her zaman toplum olarak çok basit kaidelere, kurallara uyma konusunda zorluk çekmişizdir. Bunu bu salgın ile birlikte çok daha iyi anlamış bulunuyoruz. Sağlık bakanı ilk vakayı açıkladığından bu yana olanlara bir bakalım: Her sabah işe gitmek için yataktan söylene söylene çıkanlar, evde kalın dendiğinde birden şehir şehir gezen televizyon programına dönüştüler. Evden çalışma fikri ile yananlar, evde çok sıkıldıklarını fark ettiler. Evde kalıp bütün gün dizi izlesemciler, hiç kafalarına göre uygun bir eğlence bulamaz oldular, iyi mi?

İşin vahametini ve ciddiyetini, zamanında dünya nüfusunun yarısını alan salgınları birkaç yazı öncesinde yazmıştım, dilerseniz yeniden okuyabilirsiniz. (Bkz: Dünyanın sonu isimli yazım) Aynı yazıda insanlığın muhtemel sonunun bir salgından olacağını da yazmıştım. Bu yüzden konunun çok ciddi olduğuna ben yürekten inanıyorum.

Bu bağlamda sağlık bakanlığımızın yayınladığı aşağıdaki kurallara yeniden bir göz atalım derim:

  • Ellerinizi 20 saniye boyunca ovarak yıkayın. 20 saniye, bir dakikanın üçte biridir. Elinize bir damla sabun alıp üç saniye suyun altında tuttuğunuzda elinizi yıkamış olmuyorsunuz. En az 20 saniye, siz daha uzun süre yıkamak isterseniz de hiç itirazımız olmaz, yeter ki suya sabuna dokunun.

 

  • Dışarıda bir ortamda öksürme ve hapşırma gibi bir eylem gerçekleştirdiyseniz ve biri halen size ateşli silah ile saldırmadıysa, sizden muhtemel virüslerinizi etrafa yaymamanız için ağzınızı ve burnunuzu mendille, eğer mendiliniz yok ise kolunuzla kapatmanızı rica ediyoruz. Hapşırdığı ve öksürdüğü halde yanında mendil taşımayanlara ise ne diyorduk, hep beraber söyleyelim: DU-YAR-SIZ. O yüzden mendil alın yanınıza. Her ihtimale karşı…

 

  • Geldik bence en zor maddeye, ellerinizle ağzınıza, burnunuza ve gözlerine dokunmayın. Konuşurken jest ve mimiklere çok önem veren biri olarak ben şahsen en çok bu maddede zorlanıyorum. Ellerimle yüzüme dokunmamak için iki kolumu sandalyeye arkadan bağlamak istiyorum. Ancak bu da biraz yaşam standardıma engel olabileceği için şimdilik bu kararı erteledim, onun yerine elimi oyalamak için elimin altında kalem, silgi vs. gibi malzemeler tutuyorum ki bir yerime dokunmak istediğimde onlara sarılabileyim. Canım kalemim!

 

  • Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişiler ile aranıza 2-3 adım mesafe koyun. Hatta bence 1 km daha iyi. Soğuk algınlığı gösterdiği halde halen dışarıda olan insanlara bir şey söylemek zorundaysanız söylemeyin. Soğuk algınlığı belirtileri gösteren o arkadaşa 1 km öteye giderek bağırın: “MUHİTTİN AĞBİ EVİNE GİDER MİSİN, ÇOK RİCA EDİYORUM” gibi. Sonra da komple muhittin abi ile aranıza mesafe koyarak görüşmeyi kesin. Çünkü duyarsızlık bir ağbide aradığımız bir özellik değildir.

 

  • Yurt dışından geldiyseniz, öncelikle yurt dışına çıkacak kadar şanslı olduğunuzun bir farkına varın. Dolar ve euro bu haldeyken yurt dışlarında gezebilecek durumunuz varsa, evden çıkmayacak kadar bu hayatı sevmenizi bekliyoruz. Lütfen var olan zengin bünyenizdeki virüsleri biz fakirlere bulaştırmamak için evinizde oturunuz.

 

  • Yurt dışı seyahatlerinizi iptal edin demeyeceğim, istiyorsanız gidin ama geri gelmeyin. Madem sen kendi canına bu halde yurt dışına gidecek kadar önem vermiyorsun, git kardeşim. Ama gelme, sen geri gelme kal orda mis gibi. Zaten ülke bu haldeyken halen ben gideceğim diyorsan, git kendini çok sevdirmeden ve rica ediyoruz bir daha gelme. Çok teşekkürler.

 

  • Bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırın. Temiz hava her zaman iyidir. Ciğerlerinizi açar, daha doğru nefes almanızı sağlar. Kandaki oksijen sayınızı arttırır. Kendinizi kapattığınız ortamda her zaman temiz hava sirkülasyonu olduğuna emin olun. Havasızlıktan boğulmanızı da istemiyoruz. Amacımız hayatta kalmak, unutmayın.

 

  • Kapı kolları, armatürler ve lavabolar, en sık kullanılan ve virüsün en çok olabileceği yerler. Günde 5-6 defa temizleyin. Temizlik imandan gelir. Aslan yattığı yerden belli olur. Bunları tekrar ederek hepsini güzelce silin. Telefonunuzu da buna dahil edin. Elimizde sürekli telefon ile gezdiğimizden onun da mutlaka dezenfekte olması gerektiği kanaatindeyim.

 

  • Havlu gibi kişisel eşyalarınızı ortak kullanmayın. Aslında siz hiçbir eşyanızı ortak kullanmayın. Bu ara mümkünse ortak danaya bile girmeyin. Şu an bireysel olmak daha iyi, biraz da bencil olun canım, ne var yani?

 

  • Kıyafetlerinizi 60 veya 90 derecede yıkayın. Kısa programda 40 derecede yıkarsanız virüsler ölmeyebilir demek bu. Bence en temizi lav ateşi. Bildiğiniz temiz bir faal volkanik dağ var ise bilgi verir misiniz? Ancak tek başıma gitmem gerekli malum, evde kalmak lazım. Ben bir leğen lav alıp geleceğim zaten uzun sürmez.

 

  • Yakın temas yok. Bu konuda şaka yapmayacağım zira uzar gider. Uzaktan sevin ve sevilin. Konu net.

 

  • Bu virüsle teknik olarak bedeniniz savaştığı için ona gerekli tüm ekipmanı verin: Sağlıklı beslenme, düzenli uyku, vitaminler, bol su. Unutmayın, yeterli cephane yoksa düşmanla savaşamazsınız. Antikorlar! İlk hedefiniz virüstür, ileri… 

 

Son olarak ve en önemlisi, düşmeyen yüksek ateşiniz, kronik öksürüğünüz ve nefes darlığınız varsa bir maske takarak en yakın sağlık kuruluşuna gidin.

Risk almayalım, gerekeni yapalım.

Şimdiden hepimize geçmiş olsun. Kalın sağlıcakla!

Bu yazı 1328 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Mesele İletişim Değil, Mesele Şiddetsiz İletişim
» Hoşça kal Sevgili Ruth, Teşekkür ederiz değerli RBG
» Doğanın Ruhu, İnsanın Ruhu
» KENDİMİZE DE MEYDAN OKUYOR MUYUZ SEVGİLİ KADINLAR?
» İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!
» Hoşçakal Pınar Gültekin
» Hatırlatmak isterim…
» Tarihe Yön Veren Kadınlar: Agnodice
» 3 ulus, 4 cinayet, 1 sebep: İnsan Zulmü
» Gündöndü değil “Günöldü”
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter