01 Haziran 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
EVDE OTURUN
Yazı Tarihi: 04 Nisan 2020 Cumartesi 12:47

 

Ey Türk Milletinin 60 yaşında insanları!

Ya sizler laftan anlamaz mısınız?

Sayın Cumhurbaşkanımız televizyonda her defasında “Evinizde kalın! Evinizden dışarı çıkmayın deyip duruyor.

En sonunda da “Sayın halkım rica ediyorum. Evinizden dışarı çıkmayın” diye rica da ediyor ama bu sözleri ciddiye alan kim?

Bu belanın yok olması için “Mutlaka evde kalın” yalnız diyen o değildi..

Sağlık Bakanı, profesörler, uzman tabipler daha doğrusu tüm sağlıkçılar..

“İki kişi arasında mesafeyi koruyun” deniyor. Ama nerede!

Konuşurken neredeyse birbirinizi öpeceksiniz.

Anlamıyor musun kardeşim, arkadaşım televizyonlarda tüm sanatçılar, ilim-bilim adamları bile sizleri ikaz edip duruyorlar…

Efendim dört duvar arasında, yani evde oturmazmış… Bak bunda doğru karar vermişsin…

Hayatında bir kitap okudun mu?

Hayatında bir gazete alıp okudun mu?

Eğer varsa torunlarınla vakit geçirmesini bilmiyor musun?

Otur be kardeşim. Evinde otur. Bir tarafına kazık mı batıyor?

Senin koronavirüs kapman seni hasta eder ama sayende 5-15-25 hatta 65 kişiye bulaştırırsın bu hastalığı.

Devlet daha ne yapsın? Evinize kadar ilacınızı, yiyeceğinizi getirmeye çalışıyor. Hatta maaşınızı bile!

Türk Milleti uzun yıllardan beri böyle çabuk, bulaşıcı bir virüsle karşı karşıya kalmadı. Bazı hataları olabilir.

Bunları sorgulayacağımıza bizlere önerilen kuralları uygulayın yeter.

2-3 hafta daha sıkın dişinizi. Sabredin, heyecanlanmayın, panik atak olmamaya dikkat edin sayın halkım.

Evinde otur be adam! Evinde otur..

Amerika, Fransa, İtalya, İngiltere, Hollanda devletleri, dünyanın en zengin ülkeleri. Bu bulaşıcı hastalığı üzerlerinden atmak için 2.5 trilyon dolar ayırıyorlar.

Ama olmuyor işte! Olmuyor!

Geçen yazımda yazmıştım:

“Bu hastalığın yayılmasında devletlerin hiç mi suçu yok! Yayılmacı virüsler insanların beceriksizliğinden doğuyor, sonra insandan insana geçiyor.

Peygamber efendimiz Hazreti Muhammed bile:

“Bulaşıcı bir hastalıkta, hastalığa bulaşana gitme, görüşme. Evine de misafir kabul etme” diye buyurmuştur.

“Efendim sokağa çıkan vatandaşımız bakın ne diyor?”

“Ben evde dört duvar arasında yaşayamam”

“Ama dört kollu tabutta da yaşayamazsın”

Sokaklarda gezen, banklarda oturan takım elbiseli kibar bir hanımefendi veya beyefendiye rastladınız mı hiç?

Neden rastlamadınız: Çünkü o laftan, önerilen kurallardan anlıyor da ondan..

Koskoca adamsın. Banka yayılmışsın, gel keyfim gel..

Son iki üç hafta yalnız Türkiye’nin değil tüm dünyanın kaderi belli olacak!

Yüce Rabbim bizlerin, Cumhurbaşkanımızın, Sağlık Bakanımızın, sağlık uzmanlarının söyledikleri kurallara uymamız için akıl fikir zeka daha neler varsa versin.

Bakın sevgili kardeşlerim:

Üç tarafı denizlerle, bir tarafı kara parçası ile kaplı dünyanın en güzel ülkesinde yaşıyoruz.

75 yaşındayım, kendimi bildim bileli siyaset yaptım.

Siyasette gurur olmaz. Kıskançlık olmaz, dargınlık olmaz.

Peygamber efendimiz, “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir” buyurur.

Neden kavga ediyorsunuz? Neyi bölüşemiyorsunuz?

“Az yaşa – çok yaşa” ayaklarında kirli çoraplarını bile götüremezsiniz öbür tarafa. Ben Lüleburgaz Doğru Yol Partisi’nde başkanlık yaptım. İsterseniz sorun… Sırf Lüleburgaz kavga etmeyen, güzel, temiz, zengin, tüm sosyal tesislerimiz olsun diye DYP, CHP, MHP-Anavatan parti başkanları ile toplantılar yapardım. O zaman kardeş gibi geçiniyorduk. Toplantılarımızda Lüleburgaz’ın sorunları nedir diye tartışır ve sonunda el ele toplantıdan çıkardık.

Particilik böyle olur. Kardeşlik böyle olur. Türkiye böyle kalkınır.

Ben siyasette şunu öğrendim:

“Siyasette ebedi dostluk olmadığı gibi ebedi düşmanlık da olmaz”

Yazacak yerim var. Siyasetli ilgili birkaç söz yazayım.

- Siyaset ilim değil, sanattır. Siyaset karakteri bozar (Bismark)

- Sırtı yere geldikten sonra kazanmış olmaz siyaset alanında görülür, (Edgar Fause)

- Politikada kabahat hiçbir zaman öldürenin değil, daima ölenindir (Cenap Şahabettin)

- Partiler gemideki yolculara benzerler. Eğer gemiyi devirecek olurlarsa hepsi de yok olacaklardır (Adre Maurois)

Bu yazı 435 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» BABAMI İSTİYORUM
» KAÇAKÇI BÖYLE OLUR!
» KOLEJİ BİTİREN GENÇLERE ÖĞÜT
» YENİÇERİ ELBİSELERİ
» AZ KONUŞMANIN GÜZELLİĞİ
» BEYİN GÖÇÜNÜ DURDURUNUZ!
» SİNİRLİLİK
» MECBURİ REJİM
» O SABAH Kİ SES
» AŞKA DAİR NE VARSA!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter