26 Ekim 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN SÜMER
Ne oldu şimdi?
Yazı Tarihi: 13 Nisan 2020 Pazartesi 07:42

Önceki gün memleketimizde Zonguldak dahil edilerek diğer tüm büyükşehirlerde “sokağa çıkma yasağı” ilan edildi. Ve hemen sonrasında herhalde sokağa çıkma yasağı ile insanları sokağa döken tek ülke olduk.

Fırınlarda kuyruk oldu. Günlerdir evde sürekli ekmek yapıp sosyal medyaya atanlar, ne oldu şimdi? Hani herkes kendi ekmeğini bile kendi yapacak kadar izoleydi, hani hepiniz yaldır yaldır ekmek yapıyordunuz, ekmek satışları düşmüştü, herkes sosyal mesafeye uyumluydu? Bir anda fırıncı dövecek kadar kaygılanacak ne vardı, alt tarafı 2 gün çıkmayın dediler, 2 gün ekmek yemeseniz kilo bile vermezsiniz, neyin telaşı acaba bu?

Elinde pırasa ile, market sırasında önündeki adamla arasında 4 cm. bırakmış şekilde bekleyen sayın abim şu iki gün velev ki pırasa yemedin, ne olabilir ki? Hayatından ne eksilebilir? Diyelim ki sadece sebze ile beslenen bir beslenme düzenin var, olabilir neden olmasın, ancak şu iki gün makarna yesen ne olurdu? Sosyal mesafe kurallarını hiçe sayarak aldığın o pırasa, umarım sağlığına iyi gelir, ne diyeyim…

Sen canım ablam, beş tane kolayı ne yapacaksın iki günde? Alt tarafı iki gün sokağa çıkmayın dendi, o markette virüs kapma ihtimalindense birkaç gün kola içmeden yaşasan ne olurdu? Ne yapacaksın, eğer virüs kaparsan, hastanede kola çekirdek ile birlikte mi sağlığına kavuşmayı planlıyorsun? İki günde beş tane kolayla ne yapılır, biri bana söylesin, gerçekten rica ediyorum.

Elinde marşmelovlu çikolata kaplı sandviç ile sırada bekleyen arkadaş içinse denmiş ki “belki çocukları çok seviyor diye aldı”. Teorik olarak çocuklarının babasını daha çok sevdiğine eminim ve tüm çocukların babasına bisküviden daha çok ihtiyacı vardır, siz de emin olabilirsiniz. Sırf o paketli gıdayı almadı diye iki gün evde sorun çıkaracak çocuğunuz varsa zaten ciddi ailevi problemler vardır o evde, korona biter bitmez bir psikoloğa gitmenizi şiddetle öneririm.

Peki o 100 tane tuvalet kağıdını sırtlamış giden amca? Gerçekten iki gün içerisinde 100 tane tuvalet kâğıdı paketini bitirmeni sağlayacak hiçbir neden yok ortada, bari sen otursaydın evinde…

İhtiyacımız olan gerçekten pırasa, kola, tuvalet kâğıdı veya marşmelovlu sandviç miydi peki? Sokağa çıkma yasağı geldi diye tüm kuralları hiçe saydık, ne oldu peki şimdi?

Ben söyleyeyim:

Günlerdir gece gündüz demeden canlarını ortaya koyan sağlık çalışanlarına yazık oldu. Neredeyse yirmi gündür ayağının ucunu bile dışarı çıkarmayan, evden çalışan, kimseye bulaştırmamak için var gücüyle çabalayan bütün insanlara ayıp oldu. Ülkenin durumu sebebi ile çalışanlarına evden çalışma izni veren tüm o şirketlerin kurduğu düzen bir gecede yok oldu.

Millet olarak aldığımız bütün o önlemler çöp oldu.

Tabi ki, bütün bunların yanında gece sokağa çıkma yasağı gelmesiyle gerçekten panik yapan ve hemen markete gitmek için çok haklı sebepleri olan vatandaşlarımız da vardır. Birincisi hafta içleri halen işe giden ve tüm market alışverişini hafta sonu yapan bir kitle var ve bu kitle evinde kileri olan, oraya malzeme yığabilen maddi güçte de değil. Dün sokağa çıkan o insanların birçoğu alışverişlerini bütçelerine göre günlük alıyorlar. Topluca alışveriş yapacak gücü olmayan, biz evlerimizde karantinadayken her gün çalışan kişilere değil sözüm. Bunların evlerinde annesi olan da var küçük çocuğu olan da. Elbette annesine pırasa alan, evdeki çocuğuna da cips alan olacaktı. Benim sorunum, zorunluluğu dışında, sadece panik olduğu için sokağa çıkan insanlarla. Düşünmeden yargılamıyorum, elbette gerçekten evinde dolabında hiçbir şeyi olmayan gariban birçok kişi çıkmak zorundaydı dışarı. Sadece düşünmeden edemiyorum, sağlığımızdan daha mı önemliydi tüm bunlar?

Bizde bunlar yaşanırken önceki gece Endonezya’daki Krakatoa Yanardağı muazzam bir güçle patladı. Patlama sırasında saçılan küller deniz seviyesinden 13 km. yükseğe kadar fırladı. Patlama 150 km. uzaktaki Jakarta’dan bile duyuldu. Uzmanların dediğine göre bu aralık 2018’den beri olan en güçlü patlama. Doğanın sınır tanımayan gücünün bir başka kanıtı. Gözle görülmediği için ciddiye alınmayan COVİD-19 aksine gözlerimizle şahit olabildiğimiz, doğa ananın yok ediciliğine güzel bir örnek. Herkese videoyu izlemesini şiddetle öneririm, belki biraz aklımız başımıza gelir de doğanın ne kadar acımasız olabileceğini anlarız.

Ne diyordu o şarkı, ırmağının akışına ölürüm Türkiye’m…

Koronadan ölmezsek inşallah tabi.

Söylesenize, e ne oldu şimdi?

Bu yazı 2019 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Mesele İletişim Değil, Mesele Şiddetsiz İletişim
» Hoşça kal Sevgili Ruth, Teşekkür ederiz değerli RBG
» Doğanın Ruhu, İnsanın Ruhu
» KENDİMİZE DE MEYDAN OKUYOR MUYUZ SEVGİLİ KADINLAR?
» İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!
» Hoşçakal Pınar Gültekin
» Hatırlatmak isterim…
» Tarihe Yön Veren Kadınlar: Agnodice
» 3 ulus, 4 cinayet, 1 sebep: İnsan Zulmü
» Gündöndü değil “Günöldü”
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter