04 Haziran 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Soner EMEK
VEFAT
Yazı Tarihi: 01 Mayıs 2020 Cuma 07:35

etmiş ve cenazesi 28.04.2020 Salı günü Sokollu camiinden kaldırılarak yeni mezarlığa defnedilmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet geride kalan yakınlarına başsağlığı diliyorum.

KUPA HİKAYESİ-1

LÜLEBURGAZSPOR- 1979/80

Yıl 1979. Takım 2.ligde oynuyor. Durum iyi değil, altlarda ve düşmemek için mücadele ediyor. Türkiye kupasına da 2.ligde olduğu için 3.Kademede katılıyor.

İlk 4 kademe tek maç eleme usulü ve rakip Karabükspor. Maç Lüleburgaz’da oynanıyor ve Lüleburgazspor 4-0’la Karabükspor’u geçiyor. 3.kademeyi atlıyoruz ama kupadan ziyade düşünce lig çünkü durumlar hiç de iyi değil. Derken 4.Kademede rakip Boluspor ve yine yer Lüleburgaz. Takım yeter nasılsa eleniriz diye maça çıkıyor ve oldukça çekişmeli geçen maç sonunda Lüleburgazspor Boluspor’u da 3 golle geçiyor.

5.Kademe ama çift müsabaka, artık bu kademede büyük ve güçlü takımlar var ve Lüleburgazspor’un 5.kademedeki ilk maçı Beşiktaş ile ve şansa bakın ki ilk maç yine Lüleburgaz’da. Sahanın etrafı o zamanın taş tribünü şimdiki kapalı tribün. Karşı taraf portatif tribün (şimdi orası taş tribün oldu portatif tribünler de kapalı tribünlerin yanlarına taşındı) Buradan anlaşılıyor ki portatif tribünler 60’lı yılların sonundan bugüne kadar gelmiştir. Ve Trakya’nın her tarafından gelen sporseverler maçtan çok önce stadı, stadın etrafını ve stadı çevreleyen duvarların üstünü doldurmuşlardı. Beşiktaşlı futbolcular bizim zımpara gibi sahayı görünce dudak bükmüşlerdi. Ve kesin galip olacaklarını düşünerek Lüleburgazspor’u hiç önemsemediler, sonuç 0-0. Lüleburgazspor için 0-0 büyük başarı ama 2. maç için kimsenin ümidi yok. Kafalarda lig maçları ama onlar da kötü gidiyor ve Beşiktaş maçı geliyor. Lüleburgazspor İstanbul’a ümitsiz bir şekilde gidiyor ve stat İnönü. Lüleburgazspor soyunma odalarına gidiyor, böyle soyunma odaları görmemiş, büyük geniş masaj masaları büyük bir toplantı odası, futbolcular nasılsa eleneceğiz diye rahatlar ama heyecan çok. Takım açıklandı, çıkış tüneline gelince takım tünelde sağlı sollu 2 kişi 3 kişi 1 kişi heyecanlı ve çıkıştan sahayı seyrediyoruz. Çıkamıyoruz sahaya ve Beşiktaşlı futbolcular kendilerinden emin şen şakrak yanımızdan geçip sahaya çıkıyorlar ısınmaları bile sivil kıyafet gibi, önemsemiyorlar turu ceplerinde görüyorlar, haksız da değiller biz de ümitli değiliz ki. Ama bizde de Aydın ÇELİK gibi, Naci TULUN gibi Yalçın TARZAN gibi 1.ligde ve milli takımda oynamış ağabeylerimiz var. Santra yapılıyor ve maç başlıyor. Santra ile beraber atılan uzun topu yakalayan Musa GABRALI sahneye çıkıyor ve 18.saniyede golü çakıyor. Biz böyle bir gol yesek eyvah yandık fark yeriz diye düşünürüz. Ama Beşiktaş’ta tık yok sanki golü onlar değil de biz yedik. Gayet rahat ve sakinler. Maç devam ediyor biz galibiz ama hala turu geçeceğimizi düşünmüyoruz. Ve 1 gol yiyoruz. Durum 1-1 artık maç ve tur gitti diyoruz ve takım rahatlıyor. Aydın ve Naci ağabeyin hırs ve bizlere aşıladığı arkadaşlıkla takım top oynamaya başlıyor. Rahatız yenilsek de sıkıntı olmaz Beşiktaş’a elenmiş olacağız. Ve bir gol daha atıyoruz ama ofsayt gerekçesiyle gerçek golümüz verilmiyor. Maç devam ediyor, Beşiktaş bastırıyor ama dakikalar geçtikçe onlarda telaş başlıyor çünkü gollü beraberlik olduğu için avantaj bizde ve biz rahatız. Daha sonra attığımız bir gol bizi oldukça rahatlatıyor ve Beşiktaş iyice şaşırıyor artık 2 gol atmaları gerekiyor zaman azalıyor ve maç 2-1 galibiyetimizle sona eriyor. Şaşkınız sevinemiyoruz daha doğrusu Beşiktaş’ı İstanbul’da evinde yendiğimize ve turu geçtiğimize inanamıyoruz. Ve yine kabuslu ligimize dönüyoruz.

Kupa 6.kademede karşımıza Tarsus İdman Yurdu çıkıyor. Yine ilk maç Lüleburgaz’da, hava buz gibi karla karışık yağmur var bileklerimize kadar karla karışık su içinde oynuyoruz. Tribünler tıklım tıklım, oynarken bir an önce maçın bitmesini bekliyoruz. Formalar şimdiki gibi değil merserize, yağmuru yedi mi ağırlaşıyor, saha zımpara, ayakkabıların altı kösele, kabara var, kabara çıktı mı çiviler ayağınıza batar. Ve o çok kötü havada maç başlıyor, Tarsus sıcak, Tarsusulu futbolcular böyle havaya alışık değil üşüyen futbolcularından biri battaniye ile saha dışına alınıyor. Maç 2-0 galibiyetimizle bitiyor. 2.Maç Tarsus’ta ve zaman kötü, stada giderken polis otobüsü ile gidiyoruz, cam kenarlarında polisler oturuyor, bizler koridor kısmında oturuyoruz. Maç öncesi de maç sonrası da böyle. Maç başlıyor, 80’li dakikalar ve 2-0 mağlubuz. Maç uzatmaya gidecek. Uzatmaya gittiğinde hiç şansımız yok. Zaman zaman saha içinde konuşuyoruz. Tribünler Beşiktaş’ı eleyen takımı seyretmeye gelmiş ve müthiş bir tezahürat var takımlarına. Maçın bitmesine çok az kala Naci TULUN bir gol atıyor. Sessizlik, ölüm sessizliği. Hakemlere bakıyoruz sadece. Sadece Hakemin santrayı gösterdiğini, yardımcı hakemin santra çizgisine koştuğunu görüyoruz. Sevinemiyoruz, daha doğrusu o sessizlikte gol olduğuna inanamıyoruz. Bizim gibi rakibimiz de inanamıyor. Çünkü bu golse bizi elemeleri mümkün değil ve sessizliği sahaya atılan çeşitli malzemeler bozuyor. Biz hepimiz santrada toplandık. Korkuyoruz. Söylediğim gibi yıl 1980 ve her yerde olaylar var. Yanılmıyorsam o kadar taş içinde bir taş parçası Aydın ağabeyin eline gelmişti. Hakemler de bizimle beraber sahanın ortasındaydı. Olaylar biraz yatıştıktan sonra maç santrayla beraber başladı. Maçın başlamasının ardından maçı fazla uzatmadan hakem bitirdi. Maç bitti, turu geçtik çeyrek finaldeyiz. Hakemler gitti. Bizler soyunma odalarına gidene kadar ilk duşu saha kenarındaki tellere gelene kadar tükürüklerle yaptık. Çetin’in formasının yarısı Tarsus İdmanyurtlu taraftarların elinde kaldı. Ama turu atlamış çeyrek finale çıkmıştık. Tarsus’tan Lüleburgaz’a gelene kadar maçı konuştuk. Ve çeyrek Final ama yerim bittiği için sonrasını haftaya bırakalım. Kalın sağlıcakla.

Tebessüm etmek ve selam vermek evde huzur, işyerinde iyi niyet ve başarı, sokakta mutluluk getirir.

Ülkemin ve Kentimin güzel insanları,

Lütfen selam verin ve tebessüm etmeyi o güzel yüzlerinizden eksik etmeyin.

Bu yazı 1764 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» KORONA
» KUPA HİKAYESİ-3
» KUPA HİKAYESİ-2
» VEFAT
» -20 ve 65+ ile arada kalanlar
» EVLERDE GEÇEN ZAMANLAR
» ANILAR
» CORONA VİRÜS
» EN NİHAYET
» BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ GÖNÜLDEN SEVMEK BOŞMUŞ
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter