28 Eylül 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ceren Yaren Ermut-Psikolog (Genç Değişim Eğitim Kurumları)
Salgın Sırasında Çocuklarımıza Nasıl Yaklaşmalıyız ?
Yazı Tarihi: 15 Mayıs 2020 Cuma 11:46

Covid-19 virüsünün hayatımıza girmesi ile başlayan pandemi süreci fiziksel sağlığımıza tehdit oluşturmasının yanında yaşamımıza getirdiği büyük değişiklikler ile birlikte psikolojik sağlığımızı da etkileyebilmektedir.

Çocuklarımız zamanının çoğunu okulda, oyun alanlarında ve sevdikleri ile birlikte geçirirken kendilerini bu olağanüstü sürecin içinde bulmuşlardır. Onlar için bu süreci anlamlandırmak, değişime ayak uydurmak ve kaygıları ile başa çıkmaya çalışmak zor olabilmektedir. Çocuklar salgın bir hastalık hakkındaki haberleri okuduklarında, gördüklerinde veya etrafta ebeveynlerinin konuştuklarını duyduğunda tıpkı bir yetişkin gibi kendisine ya da sevdiklerine zarar gelebileceği konusunda korkabilir, kaygılanabilir veya ne yapması gerektiğine dair aklı karışabilir. Ebeveynlerinden duyduklarını kendi zihninde farklı kurgulayarak daha büyük anlamlar yüklerler. Bir yetişkinle aynı duyguları hissetmelerinin yanında  bu duygulara verdikleri tepkiler farklı olur. Bazıları tepkisini o an gösterirken bazıları üzerinden zaman geçtikten sonra gösterebilir. Bu durum çocuğunuzun ne zaman desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamanızı zorlaştırır.

Çocukların yaş gruplarına göre verdiği tepkiler farklılaşmakla birlikte onlara yaklaşma şeklimiz ve onlara vermemiz gereken destek de farklı olmalıdır.

Okul öncesi, 0-5 yaş grubundaki çocuklar bu dönemde yaşamış oldukları kaygı ve stres karşısında, hastalanmaktan ve yabancılardan korkma, parmak emme ya da yatağını ıslatma gibi tepkiler gösterebilir. Uyku ve yeme düzenlerindeki değişiklik ile birlikte öncesine göre daha agresif ve çekingen davranışlar sergileyebilir, sebepsiz yere ağrıları ortaya çıkabilir ve bu ağrılara şiddetli anlamlar yükleyebilirler. Güven ilişkisi kurabildiği ebeveyni veya bakım vereni ile kendisini güvende hissettiği yerde kalmak isteyebilirken yine o kişiden ayrılmakta zorlanabilir. Salgınla ilgili abartılı hikayeler anlatma ya da salgın ile ilgili tekrarlayan oyunlar oynama sık sık karşılaşabileceğimiz tepkilerdendir. 0-2 yaş dönemindeki bebekler bu olağanüstü süreci anlayamaz ancak bu sürecin bakım vereninde oluşturduğu huzursuzluğu anlar ve bakım vereni ne hissediyorsa ona göre davranmaya başlayabilir. Sebepsiz yere ağlamaları artabilir, oyuncaklarına duyduğu ilgisi azalabilir. 3-5 yaş dönemi bu sürecin etkilerini daha iyi anlar ve ebeveynine bağımlılık gösterebilir. Gün içinde ebeveynlerinden ve haberlerden duyduğu salgın bilgilerini tekrarlar ve bunları oyunlarına yansıtabilir.

6-19 yaş grubundaki çocuklar bu döneme küçük yaş grubuna benzer ya da daha farklı tepkiler verebilirler. Sorumluluklarını yerine getirmek istemeyebilirler, odaklanma problemleri görülebilir ve agresif tutumları artabilir. 6-10 yaş arasındaki çocuklar regrese (gerileme) olarak küçük yaştaymış gibi davranabilirler. Kendi bakımını sağlayabiliyorken ebeveyninden bakım isteme, ebeveyninin yemek yedirmesini isteme gibi davranışlar görülebilir. Bu davranışlar karşısında onu anlamak ve onu güvende hissettirmek, kaygısını yaşaması için bu davranışlara izin vermek önemlidir. 11-19 yaş arasındaki gençler ve ergenler içinde bulundukları ergenlik dönemi gereği geçirdikleri değişimin yanında hayatlarındaki bu olağanüstü sürecin getirdiği değişimle baş etmekte çok zorlanabilir. Konuyu düşünmek istemeyebilirler, sessiz kalmayı tercih edip duygularını kendilerinden ve ebeveynlerinden saklamaya çalışabilirler. Salgının onlarda oluşturduğu kaygı yüzünden fiziksel semptomlardan şikayet edebilirler, içinde bulundukları dönem gereği otoriteye baş kaldırıyorken yaşadıkları süreç bu başkaldırmaları ve tartışmaları arttırabilir.

Bakım veren olarak bizler neler yapabiliriz ?

  • Çocuklarınızla dikkatinizi vererek ve iyi bir dinleyici olarak sohbet edin. Onlarla oyun oynayarak, resim çizerek ya da konuşarak duygularını ifade etmesine yardımcı olabilirsiniz. Kaygılarıhakkında konuşarak bu kaygılarını kabul edin, yaşadığımız bu sürecin olağanüstü olduğunu ve böyle hissetmesinin normal olduğunu anlatın. Duygularını yaşaması için onlara alan tanıyarak şefkatle yaklaşmanız ilişkinizi de güçlendirir.
  • Çocuklarınızın salgın hakkında ne bildiğini öğrenerek ona doğru bilgiler vermeye çalışın. Salgın hakkındaki konuşmaların çok uzun zaman almasına izin vermeyerek salgını hatırlatmayacak aktiviteler yapması için yönlendirin.
  • Haberler özellikle küçük yaş grubu için değildir, onların yanında haberleri takip etmemeye özen gösterin. Ergenlik dönemindeki çocuklarınız için de haberleri izlemesine sınırlandırma koyun.
  • Bu süreçte nasıl sağlıklı olabileceğimizi kendinizden başlayarak çocuklarınıza gösterebilirsiniz. Sağlıklı beslenerek, yeterince uyuyarak, egzersiz yaparak ve virüsten nasıl korunacağımızı anlatarak çocuklarınıza örnek olun. Çocukların iyi hissetmesi için öncelikli olarak ebeveynlerinin fiziksel ve duygusal olarak iyi hissetmesi gerekir. Onlara duygularını yaşaması için alan tanırken kendinize de alan tanımayı ve kendinize şefkat göstermeyi unutmayın.
  • 0-5 yaş grubundaki çocuklar bol bol sözel ve duygusal desteğe ihtiyaç duyarlar. Onlara güvende olduklarını, güvende olmaya devam etmeleri için her zaman onlarla ilgileneceğinizi söyleyin. Bu konuşmaları yaparken olabildiğince yumuşak ve sakin bir ses tonu ile yapmaya özen gösterin. Kontrolü onlara bırakabileceğiniz oyunlar oynamaya çalışın.
  • 6-19 yaş grubundaki çocuklara şefkatle yaklaşarak ilgi göstermeyi deneyin. Onları neyin kaygılandırdığını sorarak bu durum için onlara nasıl destek olabileceğiniz sorun. Çocuğunuz sıkıntılarını aşamıyorsa birkaç gün sorumluluklarını yerine getirmemesi için ona izin verin.
  • Çocuklarınızla daha fazla zaman geçirerek, hayatınıza rutinlerinizi bozmadan devam edin.
  • Bazı çocuklar bu dönemde hissettikleri ve yaşadıkları ile ilgili rahatça konuşabilirken bazı çocuklar konuşmamayı tercih edebilir, konuştuğunda kaygısının artacağını düşünebilir. Her çocuğun kaygısı ile başa çıkma yöntemi farklıdır. Konuşmak istemeyen çocuklarınızı konuşması için zorlamayın, baskı yapmayın.
  • Hayatımız eski normale döndüğünde neler yapabileceğiniz üzerine sohbet ederek en çok neleri özlediğini sorabilirsiniz.
    Sağlıklı, mutlu günler dilerim.

 

Bu yazı 6662 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Okul öncesi çocuklarda okula uyum süreci
» ‘Yeni Normal’de sürece uyum!
» Salgın Sırasında Çocuklarımıza Nasıl Yaklaşmalıyız ?
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter