01 Haziran 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
O TAŞLAR BU TAŞLAR
Yazı Tarihi: 16 Mayıs 2020 Cumartesi 07:33

Keçecizade Fuat Paşa’nın Sadrazam olduğu yıllardı. Paşa, İstanbul’un yollarının darlığından rahatsız olmuştu. Hele hele gittikçe kalabalıklaşan bazı caddelerin tez elden genişletilmesi gerekmekteydi. Bu sırada Büyük Hocapaşa yangını sonrasında, harabeye dönen semt de yeniden imar edilmekteydi. Bu semtte eskiden kalma pek çok türbe ve medrese de bulunuyordu. Fuat Paşa, bunların bazılarını tekrar yaptırmaya imkan bulamadı. Hem yollar da bu vesile ile genişletileceğinden buna gerek de duymuyordu. Ancak, etraftan sesler yükselmeye başladı.

“Ah efendim nasıl olur? Bunlar mübarek yerlerdir. Mesela Köprülü Mehmet Paşa ile Firuz Ağa’nın türbeleri vardır ki bunların ruhaniyeti sadrazamı çarpar”

Fuat Paşa bu suçlamaları duyunca;

“Köprülü çok değerli bir vezir idi. Devletin yükseliş yolunu açanlardandı. Türbesinin halka yol açmasına değil kızmak sevinir. Belki de ruhu olur. Firuz ağa ise tarikat ehli bir mübarek kimseydi. Onun ruhu da kendi türbesine kubbe olarak taştan tahtadan ziyade gökyüzünü tercih eder”

Böylece Fuat Paşa bildiğini okudu. Yolları genişletti. Bugünkü Divan Yolu da geniş ve rahat şeklini aldı. Günlerden bir gün bütün bu imar sırasında kendisin acımasızca tenkit edenlerden bir kimse Fuat Paşa’ya gelerek: “Azizim, biz seni zamanında çok taşladık, tenkit ettik. Affet bizi” gibisinden laflar etmeye başladı.

Fuat Paşa ise gayet sakin bir şekilde şöyle cevap verdi:

“Ziyanı yok efendi! Sizler bize zamanın haksız tenkit taşları attınız. Biz ise o taşları topladık ve işte bu yolları yaptık”

Not: Osmanlı İmparatorluğu’nun iyice zayıflama yıllarında zaten bir İstanbul (Şehir Emiri) Resm-i Efendi ile Fuat Paşa’dan başka şehircilik ile uğraşan devlet adamlarının sayısı parmak ile sayılacak kadar azdı. Okurlarıma İstanbul Büyükşehrinin yani Resmi Efendi’nin Sultan Abdülaziz ile bir Avrupa seyahati vardır. Okumanızı isterim. Zaten Osmanlı Devleti’nin kurulmasından padişah Abdülaziz’den başka hiçbir padişah Avrupa’da “ne var ne yok” merak edip gitmemiş. 1867 yılında Osmanlı Padişahı ilk defa yurt dışına çıkmıştı. Oysa bu tarihten daha evvel Rus Çarı Deli Petro bin üniversiteli genci Avrupa’nın muhtelif devletlerine yollamış, belli yıllardan sonra bu öğrenciler her konuda mühendis olmuş ve Rusya’ya dönerek ülkenin kalkınmasında rol oynamışlardır.

Size tavsiye ederim her okurum. Cevdet Kutay’ın Avrupa gezisi ile kitaplarını okuyun.

Bu yazı 498 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» BABAMI İSTİYORUM
» KAÇAKÇI BÖYLE OLUR!
» KOLEJİ BİTİREN GENÇLERE ÖĞÜT
» YENİÇERİ ELBİSELERİ
» AZ KONUŞMANIN GÜZELLİĞİ
» BEYİN GÖÇÜNÜ DURDURUNUZ!
» SİNİRLİLİK
» MECBURİ REJİM
» O SABAH Kİ SES
» AŞKA DAİR NE VARSA!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter