29 Eylül 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Binnur Güdücüler
 ATATÜRK’Ü ANLAMAK
Yazı Tarihi: 21 Mayıs 2020 Perşembe 07:40

Hepimizin bildiği gibi Mustafa Kemal Atatürk tüm dünyanın takdir ettiği, çağının en büyük lideriydi.

 Dünya üzerindeki liderler kendi halkları tarafından yok edilmenin acısını yaşamışken, o hala halkının ve dünyanın nabzında en büyük canlılığıyla, sevgisiyle, saygısıyla hala yaşayabilen dünyadaki tek liderdir. Bazı ölümsüzler vardır, daima sonsuzlukta yaşarlar. Bedenen toprağa karışsalar da fikren asla yok edilemezler. Atatürk’te Türk milleti için ölümsüz bir lider bir dehadır.

Türkiye Cumhuriyetinin oluşması ve büyümesi için çok büyük çabalar sarf eden Atatürk, hem askeri hem de siyasi başarısı ile tüm dünya üzerinde, yıllarca kendisine karşı savaşmış olan düşmanından bile övgü dolu sözler alan örnek bir dünya lideri olmuştur.

Cumhuriyetin kuruluşu 1923’ten gözlerini yumduğu 10 Kasım 1938 kadar her yıl Türkiye ortalama yüzde 11 oranında büyümüştür. Bugüne kadar bu rekoru kırabilen hiçbir iktidar dönemi olmamıştır. Bu kısa zaman zarfında kadınlara seçme ve seçilme hakkını İsviçre’den bile önce veren eğitimden öğretime, yasadan yargıya,  bankacılıktan sanayiye, tarımdan madenciliğe, kılıktan kıyafete kadar muazzam reformlar gerçekleştirmiştir.

Atatürk’ü anlamak demek; onun bütün insanlığın takdir ettiği üstün niteliklerini, büyük komutan, devlet kurucu, devlet adamı, reformcu ve devrimci niteliklerini ve nihayet bunların hepsiyle bütünleşen ileri görüşlü,  fikir ve düşünce insanı ,niteliğini anlamak demektir.

“ Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir”, demiştir.

Atatürk  bizzat üzerimize düşen vazifemizi ve yapacaklarımızı   onuncu yıl nutkunda şu sözlerle açıklar:

“…Fakat yaptıklarımızı asla yeterli görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunda ve kararlılığındayız. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve en uygar memleketlerin seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş rahatlık, araç ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici anlayışına göre değil, asrımızın hız ve hareket kavramına göre düşünülmelidir. Geçen zamana oranla, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da başarılı olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü, Türk milletinin karakteri yüksektir, Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir…”

Takvimdeki her yaprak bu muazzam destanı anlatan bir kilometre taşıdır!

Sevgiyle Sağlıcakla Kalın.

 

 

Bu yazı 2635 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
»  ÜRETEN İNSAN OLMAK
» KÖTÜLÜK İYİYİ KOVAR MI?
» ÜÇ MAYMUN
» HUZUR 
»  İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
»                  LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI'NIN ÖNEMİ
» KALBİMİZ İLE DÜŞÜNMEK
» EMEK
»   YAZ DOSTTUM  
» BAKMAK VE GÖRMEK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter