11 Ağustos 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
DUVARA ÇİVİLİ KERTENKELE
Yazı Tarihi: 16 Temmuz 2020 Perşembe 07:33

Japon mimarlarından biri evini baştan aşağı yeniliyordu. Tamirat esnasında söktüğü kapılardan birinin duvarla irtibatlı bölümünde iç kısmında iki tahta arasında sıkışıp kalmış bir kertenkele buldu. Biraz daha dikkatlice bakınca kertenkelenin canlı olduğunu fark etti. Onu oradan kurtarmaya çalışırken bu kez kertenkelenin bir ayağından duvara çivilenmiş olduğunu gördü.

“On yıl evvel yapılan eve kapısı takılırken dışardan çakılan bir çivi o an kapıyla duvar arasında bulunan kertenkelenin ayağına isabet etmiş olmalı” diye düşündü Japon mimar.

Peki nasıl olmuş da bu kertenkele bir santim boyu bile kıpırdayamadığı bu karanlık duvar başlığında on yıl canlı kalmayı başarmıştı?

Mimar  tamirat işlerini bir kenara bırakarak kertenkeleyi izlemeye başladı. Bu kertenkelenin sadece havayla beslenemediğine göre, bunca yıl yaşamını nasıl sürdürebildiğini merak ediyordu. Bir süre sonra duvar boşluğunda bir hareket oldu. Japon mimar nereden çıktığını fark edemediği başka bir kertenkelenin geldiğini gördü. Gelen kertenkele yerinden kıpırdayamayacak halde ona ağzında yiyecek taşıyordu.

Bu kertenkele diğerinin belki de annesiydi. Belki de eşi, belki de arkadaşı… Kim bilir? Ama bilinen bir şey var ki aralarındaki güçlü sevgi, birinin bakıp usanmadan diğerini hayatta tutabilmek için ona yiyecek taşımasına neden olmuştu.

SEÇİM SORUMLULUĞU DA BERABERİNDE GETİRİR

“Hayır deme gücüne erişmediğinde ne ilişkilerinde ne hayatında ne işinde ne de başka bir şeyde gerçek anlamda evet de diyemezsin.”

Olumlu, güçlü değişimler yapmak için beklemek zorunda değilsin.

Okula gitmek zorunda değilsin.

Savaşa gitmek zorunda değilsin.

İşe gitmek zorunda değilsin.

Evli olmak zorunda değilsin.

Çocuk yapmak zorunda değilsin.

Başkalarının beklentilerine ve arzularına göre davranmak zorunda değilsin.

Hiçbir şey yapmak zorunda değilsin.

Sadece yaptığın ve yapmadığın her şeyin sonuçlarına hazır ol.

İşte o zaman hayat görevler yığınından olanaklar yığınına dönüşür.

İşte o zaman mucizeler olur.

KARINCALAR VE  BALIKLAR

Afrika’nın uçsuz bucaksız topraklarında ilkbahar yağışlarıyla oluşup yaz sıcağında yok olan geçici göller vardır.

İşte bu göllerin oluşumuna tanık olan yerlilerin şöyle sözü vardır:

“Sular yükselince balıklar karıncaları yer.

Sular çekilince de karıncalar balıkları…”

Yani üstünlük bugün karıncadaysa yarın balığa gelebiliyor, ya da tam tersi. Karınca ya da balık olmanın sağladığı üstünlüğe sevinmek kendimizi kandırmaktan öte bir anlam taşımıyor, çünkü kimin kimi yiyeceğini gerçekte suyun hareketi belirliyor.

BİR SERÇENİN HAYATINDAN ALINACAK DERSLER

Soğuk bir kış günü küçük bir serçe yerde donmak üzeredir. O sırada oradan geçmekte olan bir inek tam serçenin üzerine pisler. Sıcak pisliğin üzerine düşmesiyle donmakta kurtulan serçe dışkının sıcaklığıyla keyfi yerine gelmiş bir halde kafasını pisliğin dışına çıkartarak sevinçle var gücüyle ötmeye başlar.

Kuşun sesini duyan aç bir kedi hemen oraya gelir. Kuşu pislikten çıkartır. Önce onu güzel temizler, sonra da oturup afiyetle yer.

Bu öyküden çıkarılacak birkaç ders vardır:

Felaket anında üzerine pislik atan, her zaman düşmanınız değildir.

Boğazınıza kadar pisliğe gömülmüşken şarkı söylemeyin.

Sizi pislikten kurtarıp temizleyen her zaman dostunuz değildir.

GÜNÜN SÖZÜ: Kötü bir barış, iyi bir savaştan daha iyidir.

LAFA BAK: Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır.  

Bu yazı 413 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ACI İLE BİTEN AŞK
» PARANIN MESAJI
» İNSAN VE DÜNYA
» ITRİ
» ISSIZ TEPEDE 3 MEZAR
» ŞANSSIZ ADAM
» 1966 YILINDAN BİR ANIM
» ÜÇ AKÇE FAZLA
» BİR BARDAK SÜTÜN HATIRI
» Li-Li
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter