26 Ekim 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Binnur Güdücüler
                 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI'NIN ÖNEMİ
Yazı Tarihi: 23 Temmuz 2020 Perşembe 07:55

Yüce Atatürk önderliğinde uzun süren savaşlar sonucu kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Türk Ulusunun bağımsız yaşama kararlılığının ve çağdaş yaşam seçiminin bir göstergesidir.

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından varlığına göz dikilen ve yok edilmek istenen Türk Ulusu, Atatürk'ün çevresinde bağımsızlık ülküsüyle kenetlenerek inanılmazı başarmış, yurdunu parçalamak isteyenlere en güzel yanıtı vermiştir.

Askeri alanda kazanılan zaferle haklılığını kanıtlayan Türk Ulusu, savaştan kısa süre sonra imzalanan Lozan Antlaşması'yla başarısını taçlandırmış, barışa bağlılığını göstermiş, önemli kazanımlar elde etmiştir.

Ulusal sınırları içinde yeni Türk Devleti'nin doğuşunu müjdeleyen Lozan Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu belgeleri arasında yer almaktadır.

Lozan'da Batılı ülkelerle eşit konumda masaya oturan Türkiye, askeri zaferini ve yeni Türk Devleti'nin varlığını tüm dünyaya kabul ettirmiştir.24 Temmuz 1923’te imzalanan   antlaşma kurallarıyla sınırları saptanan Türk Devleti'nin ekonomik ve siyasal bağımsızlığı, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğü, uluslararası düzeydeki eşitliği ve egemenliği, hukuksal ve siyasal yönden tüm dünyaca tanınmıştır.

Türk tarihi için olduğu kadar, dünya tarihi için de büyük önem taşıyan Lozan Barış Antlaşması, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra imzalanan benzer anlaşmalardan bugün geçerliliğini ve güncelliğini koruyan tek belgedir. Atatürk'ün, "Lozan Antlaşması Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması'yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını ifade eden bir vesikadır" sözleri, Antlaşma'nın tarihimizdeki yerini çarpıcı biçimde dile getirmektedir.

Lozan Antlaşmasıyla Avrupa devletleri büyük ekonomik ve siyasi ödünler vermiştir. Bu nedenle emperyalist güçler Lozan Antlaşmasını hiçbir zaman içlerine sindirememişler ve Sevr Antlaşmasını canlı tutmuşlardır.

Lozan sırasında İngiltere temsilcisi Lord Curzon’un tarihi tehdidi bu durumun en açık belgesidir. Lord Curzon İsmet İnönü’ye: “… Hiçbir isteğimizi kabul etmiyorsunuz, memnun değiliz. Ne var ki, neleri reddederseniz onu cebimizde saklıyoruz. Harap bir memleketiniz var. Yarın türlü ihtiyaçlarla karşımıza geleceksiniz. O gün cebimizdekileri birer birer çıkarıp size kabul ettireceğiz.” demiştir. İngilizler ve diğer emperyalistler bu sözlerini hiç unutmadılar.

Lozan Antlaşması'nın 97. yıldönümünde başta Yüce Atatürk olmak üzere, kararlarıyla Lozan görüşmelerine yön veren Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerini, Lozan görüşmelerini yürüten seçkin devlet adamı İsmet İnönü ile çalışma arkadaşlarını gönül borcu duyarak, saygıyla anıyoruz.

 

 

Bu yazı 1893 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ORMANDA YANGIN VAR
» BENİ ANLAMIYORLAR   
» HAYATIMIZDAKİ ÖYKÜLER
»  ÜRETEN İNSAN OLMAK
» KÖTÜLÜK İYİYİ KOVAR MI?
» ÜÇ MAYMUN
» HUZUR 
»  İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
»                  LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI'NIN ÖNEMİ
» KALBİMİZ İLE DÜŞÜNMEK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter