30 Eylül 2020 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Naci SUSAR
GÜNDOĞARKEN
Yazı Tarihi: 27 Temmuz 2020 Pazartesi 07:34

GÜNÜN SÖZÜ: “Bir kimse de bir iyilik gördüğünüz zaman o iyiliği takdir edin ki o kişi iyiliklerini artırmaya, daha iyi olmaya istek duysun” (Atalarımızdan bir söz)

-

Evet, her gün gün doğarken hep yeni ve umutlu güzel şeylerin başlaması için güne başlamak isteriz. İstemesine isteriz de hep böyle mi başlarız güne!

Elbette kimimiz, böyle olumlu düşüncelerle başlar, kimimiz de bazı günler kötümser bir duygu ile başlar gününe.

Bu davranışlar insanların yaradılışındaki zafiyetlerdir.

Ancak ne var ki madem geldik bu dünyaya, her şey tıkırında gitmeyebilir. Elbette bazen güleceğiz, bazen de üzüleceğiz. Ne demişler, her şey insan başına. Yine de moralli ve azimle mücadele etmek gerekir hayatla. Zaten Allah da insanı imtihan için göndermedi mi bu hayata!

Zorluklarımız olacak, hastalıklar olacak, aksilikler ve de bir çok engellerle karşılaşacağız. Yine de dimdik ayakta durmak gerekir.

Azim ve mücadele şart. Bazılarımızın iradeleri biraz daha zayıf olduğundan bu hayat denilen engelleri aşma mücadelesinde zayıf kalmaktadır, olabilir. Bu durumlarda sosyal devlet anlayışı gereği bazı kurumlar devreye girmeli. Ya da komşuluk anlayışı devreye girerek yardımlaşmalar olabilir.

El ele vererek sorunların nasıl aşılacağı düşünülmeli. Evet bunların hepsi önemli ama kişilerin de davranışları her şeyden önce gelir. Bir kişi düşünün, bol bol harcamış, bir eli yağda bir eli balda gezmiş, tozmuş, kumar oynamış her türlü zevki sefada günler geçirmiş ve sonra da çıkmazlara düşmüş.

Sonra ne olacak belli değil mi?

Yine de nasıl olsa hayat vurmuş bir de ben vurayım dememek gerekir. O da hatasını geç anlamış olabilir. Ancak ne dedik, insanoğlu zayıflıklarla yaratılmıştır.

Nefsine her zaman yenilebilir.  Elinden tutmak, yol göstermek gerekir.

Bir de başka bir insan profili çizelim. Hepimizin yakını olan, çevremizde ihtiyar, kimsesiz, hasta, fakir v.b çaresiz insanlar olabilir. İşte en çok bunlara göz kulak olmak gerekir. Hem de özenle ve cömertçe. Tabi ki ilk görev sosyal devlet anlayışı içerisinde devletimize sonra biz çevre komşu insanlara düşer.

Ancak yardım edilen kişinin onuru zedelenmemelidir. Ne demiş atalarımız, bir elin verdiğini diğer el görmemeli. İyilik yap denize at, balık bilmezse halik bilir.

Hal böyle olunca insanlar birbirlerine destek çıkarlarsa sorunların daha çabuk ve netice alınmış bir şekilde çözüldüğü görülür.

Ben tokken aç yatan komşum olmaz. Olursa zaten ben de kendimi insan yerine koymam. Daha çok ama çok örnekler verilebilir.

Yeter ki herkes vazifelerini tam yapabilsin. Ödevlerini tam yapan toplumda herkes sabah kalkıp işine giderken içi huzur, yüzü güleç ve moralli olur. Zaten yaşamın amacı da böyle yaşamak değil mi?

Nice huzur, sağlık ve gelecek güzel duygulu günlere…

 

 

 

Bu yazı 2660 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Çevrene Bak
» GÜNDOĞARKEN
» ÖDEVLER VE ÖĞLE YEMEĞİ SÜRESİ
» STRES
» ALIŞKANLIKLAR
» ARI VE BAL
» UYKU VE UZUN YAŞAMA
» YİNE GELDİ SONBAHAR!
» MEYVELER
» DOĞA VE SAĞLIK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter