02 Aralık 2020 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Mahir KÖK- Emekli Tuğgeneral
Kul olmaktan millet olmaya giden yol!
Yazı Tarihi: 30 Ağustos 2020 Pazar 08:28

Kıymetli Lüleburgaz’lılar, değerli dostlarım,

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu sağlayan şanlı 30 Ağustos Büyük Taarruz’un 98. Yıldönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz.

İzmir’de atılan ilk kurşunla başlayan Milli Mücadele, Türk Milleti’nin İstiklal Ateşi ile beslenmiş, gelişmiş ve 30 Ağustos’ta düşmanın kesin yenilgisi ile sonuçlanmıştır.

30 Ağustos 1922’De kazanılan bu Büyük Zafer ile düşman kuvvetlerini ülkemiz topraklarından atarak, yeniden özgürlüğümüze ve bağımsızlığımıza kavuşmamızı sağlamıştır.

Maddi ve manevi gücünü yitirdiği iddia edilen Türk Milleti 30 Ağustos Zaferinden sonra çağdaş ve yüzünü medeni dünyaya dönerek Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının temelleri atılmıştır.

Ancak, 30 Ağustos kolay başarılmamdı. Türk Milleti bu anıları asla unutmadı unutmamalıdır. Bu büyük savaşı kazandıran bu ruh yapısıdır. Mustafa Kemal ATATÜRK bu savaşa çok iyi hazırlanmıştır. Bu savaş kaybedilirse; İngilizler İstanbul ve Boğazını, Yunanlılar Ege ve Trakya’yı, İtalyanlar Güney Batı Anadolu’yu, İngilizler Güney Doğu Anadolu’yu, Fransızlar Adana ve civarında, Ermeniler ve Kürtler Doğu Anadolu’da olacaklardı.

Türk Milleti de Ankara, Çankırı, Kastamonu ve Samsun civarında yaşayacaklardı. İşte 30 Ağustos Zaferi bunun için çok önemlidir. Varoluş ve yok oluş mücadelesidir. Bütün Türk Milleti bu savaşı böyle hatırlamalıdır. Onun içindir ki; Mustafa Kemal PAŞA bu ölüm – kalım savaşına çok iyi hazırlanmıştır. Savaşın komutanlarını da çok iyi seçmiştir. Mustafa Kemal PAŞA Albay Reşat’ı en zor komutanlıklardan biri olan 57. Tümen Komutanlığı’na atar. Büyük Taarruzun 2. gününde, bizzat Başkomutan Mustafa Kemal PAŞA tarafından muharebenin ve milletin kaderini etkileyecek en kritik mevkilerden olan Sincanlı ovasından Dumlupınar’a kadar tüm yolların önündeki en stratejik engel olan Çiğiltepe’yi düşmandan temizlemeyi Albay Reşat’a görev olarak vermişti.

Ne var ki bu tepenin önemini çok iyi bilen Yunan Başkomutanı Trikopis, en zinde kuvvetlerini üstün ateş gücüyle bu tepeye yığmış; tahkimatı tamamlamıştır.

Bundan sonrası, askeri kayıtlara şöyle geçer;

27 Ağustos 1922 sabahı Albay Reşat’ın komutasındaki 57.Tümen Çiğiltepe’yi kuşatmış, düşmanı bu tepeden temizlemeye çalışmaktadır. Ordumuz tüm cephelerde ilerlerken Çiğiltepe’nin halen ele geçirilememiş olması sıkıntı yaratıyordu.

Bu sırada Albay Reşat ile Başkomutan Mustafa Kemal PAŞA arasında şu telefon konuşmaları geçer.

Mustafa Kemal; (saat 10.30) Reşat Bey bu önemli tepeyi ne zaman alacaksınız? Gecikmeniz genel durumu etkiliyor.

Albay Reşat; Komutanım yarım saat sonra alacağız.

Mustafa Kemal; (saat 10.45) Reşat Bey düşmanın halen direndiğini görüyorum. Gözümüz o tepede, çok önemli.

Albay Reşat; Komutanım düşman tepeye bir tümen yığmış direniyor. Ama alacağız, mutlaka alacağız. Yarım saat sonra tepe Yunan’dan temizlenecektir.

Mustafa Kemal; (saat 11.00) Reşat Bey’i istiyorum… Komutanım ben Emir Subayı Üsteğmen Bozkurt KAPLANGI, Reşat Bey size bir mesaj bırakarak intihar etti.

Okuyorum;

“Yarım saat zarfında bu tepeyi almak için söz verdiğim halde sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam komutanım.”

Mustafa Kemal PAŞA’nın gözlerinden yaşlar boşanır; Allah rahmet eylesin, Reşat Bey büyük bir vatan severdir, der.

11.45’te Başkomutanın telefonu çalar, 57. Tümen’den aranmaktadır; Çiğiltepe alınmıştır komutanım. Yüzlerce ölüsünü bırakan düşman Sincanlı Ovasına doğru kaçmaktadır. Arz ederim…

30 Ağustos Zaferi böyle vatansever komutanların eseridir.

Şimdi sıra sizde, Albay Reşat Bey’in ruhunun şad olması için, vicdanlarınızın rahatlaması için bayraklarınızı alın, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayın. Anne, babalar çocuklarınıza Albay Reşat’ları anlatın ATATÜRK sevginiz haykırın, özgürlüğün tadını çıkarın, özellikle unutturmaya çalışanlara inat, Milli Bayramların coşkusunu yaşayın ve yaşatın.

Bu zafer; Yüce Milletimizin ve onun Kahraman Ordusunun en zor şartlarda nasıl şahlandığının en büyük örneğidir. Bu zaferin her safhası dahiyane bir zeka ile düşünülerek hazırlanmış, yönetilmiş ve sonuçlandırılmıştır.

30 Ağustos Zaferi; Anadolu halkının diriliş mücadelesinin ürünüdür.

Bu kutlu günü bizlere armağan eden Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarını ve bu ölüm- kalım savaşının kazanılmasına destek veren milletimize saygı ve hürmetlerimizi sunuyoruz. Bu büyük zaferin kıymetini biliyoruz. Atamızın gösterdiği Aydınlık ve Çağdaş yolda yürümeye devam edeceğiz. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkacağız. Medeni dünyanın bir parçası olmaya devam edeceğiz. Bizi millet olarak insanca yaşamamıza imkan sağlayan, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü iyi anlayacağız. Eğer Mustafa Kemal ATATÜRK bu savaşı kazanmasaydı başımıza neler geleceğini düşünmemizi rica ediyorum. Acaba özgür olabilecek miydik? Acaba millet olabilecek miydik.? Acaba kul olmaktan kurtulabilecek miydik? Acaba medeni dünyanın bir parçası olabilecek miydik? Dünyanın en iyi 20 ekonomisinin içine girebilecek miydik?

Bugünkü Türkiye’nin, Modern Türkiye’nin bu başarısı 30 Ağustos Zaferi’nin eseridir. Çünkü ümmetten, millet olduk. Tek adam, rejiminden özgürlüğümüzü kazandık. Özgürlüğün ne kadar kıymetli olduğunu anladık.

Kıymetli dostlarım, değerli Lüleburgaz’lılar;

Büyük önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, silah arkadaşları ile birlikte milletimizin desteği ile kazanılan 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 98. Yılı hepimize kutlu olsun.

Bu yazı 13378 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ATATÜRK ÖLMEDİ, İÇİMİZDE YAŞIYOR
» Kul olmaktan kurtularak, özgürce yönetime katılmanın yolu: Cumhuriyet İdaresi
» Kul olmaktan millet olmaya giden yol!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter