22 Ekim 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
ÇOCUK SİNEMASI
Yazı Tarihi: 03 Ekim 2020 Cumartesi 06:11

Sınıf öğretmeni, çocukların uykuları üzerine bir araştırma yapıyordu. Rüya görmenin insan ruhunu ne kadar rahatlattığını ve onlar için ne kadar gerekli olduğunu belirttikten sonra : “Söyle bakalım!...” dedi. “ Bu gece ne gördünüz?”

Çocuklar tek tek el kaldırarak rüyalarını anlatmaya başladılar. O haftaki rüyaların birçoğu, üç gün önce meydana gelen korkunç tren kazasıyla ilgiliydi. Bir de cinnet geçiren bir emeklinin, karısı ve çocuklarını yol ortasında bırakmasıyla…

 Öğretmen, arka sıralarda oturan bir öğrencinin el kaldırmadığını görünce ona doğru yaklaşıp :

“Hayrola arkadaş !” dedi. “ Yoksa sen hiç rüya görmüyor musun?”

Küçük çocuk yanakları pembeleşirken:

“Elbette görüyorum!... diye gülümsedi. “Ama benim rüyalarım çok farklı”.

“ O zaman gördüğünü anlat” dedi öğretmen. “Aynı şeyleri görmen gerekmiyor.”

Küçük çocuk:

“ Ben dedemle birlikte gittiğim balık avını gördüm” dedi. “Köyümüze yakın olan derede idik. Ve koca bir balık tutarak eve götürdük.”

Öğretmen yaptığı çalışmayı, bir sonraki dersinde de sürdürdü. O hafta görülen rüyaların büyük bir çoğunluğunda, petrol zengini bir ülkenin bombalanması sırasında ölen yüzlerce çocuk vardı. Diğer rüyalar ise meşhur bir şarkıcının ayağından vurulması ve iş adamlarından birinin kaçırılmasıyla ilgiliydi. Öğretmen arka sıradaki öğrencinin bu sefer de el kaldırmadığını görerek yanına gitti ve ona ne rüya gördüğünü sordu. Küçük çocuk karlı dağlara bakıp:

“Geçen hafta bir çok kuzumuz doğdu” dedi. Rüyamda onları, dağın yamacındaki pınara götürmüştüm. Bu arada çiçeklerle konuşup gökyüzündeki kuşlarla yarıştım. Onlar gibi uçuyordum havada”.

Öğretmen araştırmasını biraz derinleştirdiğinde çocuğun diğer kardeşlerinin de aynı türde rüyalar gördüğünü öğrendi. Hatta dedesi bile onlar gibiydi. Sonunda merak edip:

“Hep bu türden rüyaları görmeniz çok harika!” dedi. “Sanki birer film gibi her biri… Yoksa böyle rüyalar görmek için formülünüz mü var?

Küçük çocuk:

“Bilmiyorum öğretmenim” diye gülümsedi. “Televizyon alamayacak kadar fakir olduğumuz için Allah bize bu filmleri gösteriyor olmalı.”

 

ORTADOĞU’NUN KADERİ

Bir Rus, Tanrı’nın huzuruna çıkmış:

“Tanrım, biz ne zaman özgür olacağız?” diye sormuş.

Tanrı “ Sen öldükten 20 yıl sonra” demiş. Adam “ demek ki ben göremeyeceğim.” Diye hüngür hüngür ağlamış.

Bir Afrikalı Tanrı’nın huzuruna çıkmış: 

“Tanrı’m, insanlarımız ne zaman açlıktan kurtulacak?” diye sormuş. Tanrı, “sen öldükten 50 yıl sonra” diye cevap verince adam “ demek ki ben göremeyeceğim” diye hüngür hüngür ağlamış.

Bir Ortadoğulu Tanrı’nın huzuruna çıkmış:

“Tanrı’m, bu kanlı savaşlardan ne zaman kurtulacağız?”

Diye sormuş.

Bu defa Tanrı hüngür hüngür ağlamış!

 

GELİNCİĞİN HİKAYESİ

Kocasını yeni kaybetmiş ve yeni doğum yapmış bir kadın ormanda tek başına yaşıyormuş. Derken gelincikle arkadaş olmuş. Kadın gelinciği çok seviyormuş.

Günlerden bir gün bir anlıkta olsa bebeğiyle gelinciği yalnız bırakmış. Kadın geri döndüğü zaman evin dışında gelinciği, ağzı kanlar içinde görünce dünyası başına yıkılmış. Bebeğim diye çığlık atıp gelinciğin oracıkta boğazını sıkıp öldürmüş. (Gelincik, çok yırtıcı bir hayvandır. Hatta piton yılanının yumurtasını almaya cesaret eden tek hayvandır)

Sonra bir ses duymuş, kapıyı aralamış ve beşiğinin yanına gelmiş. Bebeği yaşıyormuş. Beşiğin yanında ise parçalara ayrılmış bir yılan görmüş.

 

Bu yazı 812 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» MELEK ANNEM
» AZRAİLİN GÜZELLİĞİ
» YAŞLI ADAM
» YAŞAM VE ÖLÜM
» YILAN VE YAŞLI EVLİYA
» YAVAŞ YAVAŞ İYİLEŞİYORUM
» ALIN TERİ YETMEZ, ARTIK AKIL TERİ GEREK
» ÇOCUK SİNEMASI
» AMELİYAT OLDUM!
» ACI İLE BİTEN AŞK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter