22 Ekim 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
YAVAŞ YAVAŞ İYİLEŞİYORUM
Yazı Tarihi: 07 Ekim 2020 Çarşamba 06:18

Ameliyat; ismi üzerinde…

Ya kesecekler bir yerini…

Ya da ameliyat esnasında deli danalar gibi bağıracaksın yattığın yataktan…

Öyle zıpkın gibi sağlıklıyken bu günler gelmiyor insanın aklına… Sağlamsın… Ama yaş şairin dediği gibi yerinde sayıp duymuyor… Günler, haftalar, aylar, yıllar geçiyor. Her yıl, sağlıklı olduğun zamanın intikamını alıyor sanki… Sen bunun farkında olmuyorsun ama yıllar yıpratıyor dantel örer gibi ömrü.

Gençken, günlerin yani zamanın kıymetini bilemiyoruz. Akıl noksanlığı mı var acaba diye düşünüp duruyorum. Gece yarılarına kadar mahalle maçı yap… Ki babam Allah rahmet etsin karanlıkta alıp beni götürürdü eve… Tabii bu arada bağırmalar.

Tam 15-16 yaşıma bastım ki Lüleburgaz Lisesi’nde futbola adım attım… İlk tescilli futbol takımında ise ortaokulu henüz bitirmiştim ki Lüleburgaz Yeşilova’da Spor kulübünde gördüm kendimi…

20 yaşına kadar oynadım Yeşilova Spor da… Ama ne oynamak… Sabahtan akşama kadar koşar mı adam…

Ama ne yaparsın! Bir yerlere kadar gelebilmek iyi futbol oynamak için bunlar gerekli…

1966 Yılı geldi çattı… Öğretmen oldum.. Niğde-Aksaray’ın Çardak köyüne… Köyde futbol oynamasını bilen yok ama ben varım ya! 1966 Ocak ayıydı…

Daha sonra 1966 Mayısa kadar öğretmenlik yaptım. Bu sefer de dört ay öğretmen olarak; Manisa’ya 57. Tümen’de askerlik işi çıktı … Tam kura çekeceğim elimi uzattım torbanın başında olan yüzbaşı elimize vurdu. Hasan Şenel ile beraber ve: “Siz Manisa Karagücü’nde oynayacaksınız,” dedi. Olayın bu şekilde geçeceğini zaten biliyorduk. 16 ay Manisa’da hem er öğretmen hem de futbolcu olarak kaldım.

Zaman su gibi akıyordu.. Askerde Türkiye’den hangi ilinin hangi köyünde öğretmenlik yapmam için başvuracağım formu verdiler elimize…

Verilen formda çalışmak istediğim ili işaret etmem gerekiyor… Forma baktım Edirne- Kırklareli – İstanbul – Tekirdağ ve Çanakkale’de tüm istekler kapalıydı.

Kocaeli – Sakarya  açık görünüyordu. Birisini işaretlemem gerekiyordu. Oysa ben Lüleburgazspor’da oynamak için imzayı atmış, paramı ve senetleri almıştım.

Lüleburgazsporlu yöneticiler Ankara Futbol Federasyonu’na sormuşlar cevap olarak:

Necati Hoca, Türkiye’de Karagücü’nde ancak oynayabilir. Manisa’da 16 ay kalmış o zaman askerlik 24 aydı…

Neyse Lüleburgazspor’a senetleri ve parayı geri verdim. Hemen Sakarya şehrini istek yaptım… Ve eylül ayının başında Sakarya Şehri- Geyve-Pamukkale’nin 2000 metre yükseklikte bir dağ köyü olan ‘Hüseyinli Köyü’ne’ öğretmen olarak tayin oldum.
İlk evvela Pamukkale’ye gittim. İlgili yerlere başvurdum. Köye nasıl gideceğimi ve oraya öğretmen olarak tayin edildiğimi ilettim.

Cevaba bakın:

 O köye varmak için 2000 metre çıkmam için bir cip  tutman lazım dediler.

Ben cip (jip) tuttum. Köy yoluna saptık hep yukarıya doğru çıktık. Birden bire bir bulut kümesi sardı bizi…

“Eyvah! Dedim… ben bir daha aşağı inemem dedim.”

Neyse orada da Ocak ayının üçüncü gününe kadar kalıp Sakaryaspor Karagücü takımının sorumlu başçavuşu: “Necati hocam, seni albay bekliyor” dedi. Yanına gittim, beni çağırtmışsınız, dedim…

İçeri gir ve karşıma otur beni dinle…

Seni Sakaryaspor istiyor ve sana 40 bin TL verecek;

Ben ise, Sakaryaspor’da oynamam ; Lüleburgazspor’da oynayacağım dedim.

Albay şaşırdı; “Oğlum sen manyak mısın? Ulan ben koca albay iken ayda 800-900 Lira maaş alıyorum’’ dedi.

Kararım kesin ben Lüleburgazspor’da oynayacağım dedim…

Oysa o tarihler de Lüleburgaz’da daireler 200-250 bin TL arasındaydı. O parayı alıp Lüleburgaz’dan 16 daire alırdım…

Lüleburgazspor’a geldim dört yılda belki de 8 veya 9 bin TL aldım transfer parası.

Pişman mısın? Diye sorsalar:

Evet pişmanım! derim.

Derim ama kader ağlarını bana dolamış… Bu ağın içinde yuvarlanıp durdum…

Biraz yaşlanınca kendime belki de binlerce defa söyledim.

Son pişmanlık kimseye yaramaz.

Ben pişmanım hem de sayılmayacak kadar.

Lüleburgazspor’da ben oynadığımda küme düşmedik.

1971-1972’ de şampiyon olan takımın değişmez elemanıydım.

1972-1973’ de ikinci lig de hemen hemen zor duruma düşmedik.

1975-1976-1977-1978’ de küme düşme korkusu yaşamadık.

Sabri Doğrugiden ( Allah rahmet etsin) 1979 yılında Lüleburgazspor’u beş kuruş almadan şampiyon yaptık ve ikinci lige terfi ettik.

Daha sonra Türkiye Kupası’nda Beşiktaş-Fenerbahçe gibi takımları eleyip 4 takım arasında kaldık.

Lüleburgazspor Beşiktaş-Fenerbahçe takımlarını elemeleri Lüleburgazspor’a anlam kazandırdı ve yalnız Türkiye’nin değil, tüm Avrupa’nın konuşulduğu bir takım olduk.

Bir yıl sonra Lüleburgazspor’un başına Allah Rahmet etsin teknik direktör olarak İlker Tolun getirildi.

İlker Hoca ne beni, ne de A.Ahmet’i kadroda istemiyordu. Oysa her ikimizde ikinci lig de canavar gibiydik.

Takım düştü 2. Ligden 3. Lige…

Türkiye – Dünya takımımıza kaprisli futboldan anlamayan yöneticiler geldi. İşte onların Lüleburgaz’a hediyesi:

Lüleburgazspor diye bir efsanenin sonunu getirdiler.

Ayıp be! Trakya’nın en zengin ilçesi Lüleburgaz olmasına rağmen takımımız en berbat ligde boy gösteriyor. Ve şu işe bakın bu ligde bile en ucuz, en basit – zayıf takımız.

60 yıldan beri sporun içindeyim. Şu anda ayağımdan ameliyat oldum ama ayağım en kısa zamanda iyileşirse “Yine bir spor takımını” çalıştıracağım. Ölümüme kadar futbolun içinde olacağım.

Şu işe bakar mısınız; Antrenörlük hayatım boyunca Lüleburgazspor’da veya amatör takımlarda antrenörlük yapan kim varsa hepsine ben bizzat antrenörlük yaptım. Yani hepsi benim eleğimden geçmiş.

İnanın bu yanımdan dolayı çok mutlu ve gururluyum. Çünkü ben yarattığım sistemle bir sürü şampiyonluk elde ettim ve her çalıştığım takımın teknik direktöründen  bana göre faydalı olacak hareketi alırım.

Bakın nerede bu hareketle şampiyonluklar kazandım.

1971-1972 Alpay Hoca’dan

1972-1973 Alpay Hoca’dan

1969-1970 Kadir Giderler

Ve geride kalan hareketlerim ise kafamdan yaratıyorum.

 

1971-1972 ikinci Lige çıktık.

1972-1973 İkinci Lig de çok başarılı olduk.

1980-1981 Kentspor’u Babaeski Tarım Festivalinde birinci oldu.

1982’ de Kentspor’u Babaeski Tarım Festivalinde, yine Kırklareli birinci amatör Kümede, Kırklareli Genç takımlar liginde: Lüleburgazspor Genç ve 2. Amatöre çıkartarak şampiyon olduk.

2001 de Özerspor’un genç takımı  iki aylık bir çalışma ile Kırklareli Genç takımlar Liginde ikinci oldu ve 2. Amatör Küme’de ise şampiyon olup 1. Amatör Kümeye yükseldi.

Tüm antrenörler beni dinleyin:

Kolay kolay eskisi gibi futbolcu yetiştiremezsiniz.

Neden peki?

Ehh! Onu da siz düşünün.

Her antrenmandan sonra başınıza geliyor ya !

Bu iş her yıl zordan zora giriyor.

Ne antrenman yapmaya zaman var.

Ne de Korona virüsü çalışmaya imkan veriyor.

Lüleburgaz’ın babaları da çocuklarına pek güvenmiyorlar galiba…

 

 

Bu yazı 642 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» MELEK ANNEM
» AZRAİLİN GÜZELLİĞİ
» YAŞLI ADAM
» YAŞAM VE ÖLÜM
» YILAN VE YAŞLI EVLİYA
» YAVAŞ YAVAŞ İYİLEŞİYORUM
» ALIN TERİ YETMEZ, ARTIK AKIL TERİ GEREK
» ÇOCUK SİNEMASI
» AMELİYAT OLDUM!
» ACI İLE BİTEN AŞK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter