20 Ekim 2020 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Binnur Güdücüler
ORMANDA YANGIN VAR
Yazı Tarihi: 15 Ekim 2020 Perşembe 07:56

 Ülkemizde yaşanan orman yangınları bizleri derinden üzmekte ve yaralamaktadır. Yangınlar ağaçlara, bitki örtüsüne ve ormanda yaşayan birçok canlıya ciddi zararlar vermektedir. İşte bu kadar değerli ormanlarımız insan eliyle her yıl binlerce hektarı yanmakta veya yakılmaktadır. Orman yangını yaşama birliği içindeki bitki ve hayvan topluluklarını kısmen veya tamamen yakarak yok eden bir yangındır. Günden güne artan bu yangınlar doğanın dengesini bozuyor oksijen kaynaklarımız yok oluyor.

Kâinat bir saat gibidir. Her parçası diğerleriyle birleşip bütünleşerek çalışmakta ve varlığını sürdürmektedir. Parçalarından birinin bozulması, diğerlerini de olumsuz yönde etkiler. Yaşamda hepimiz bir bütünü oluşturuyoruz.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ağaca ve ormana olan sevgisi çok büyüktür:

 “Ağaçsız orman ve ağaçsız toprak vatan değildir. Eğer vatan denen şey kupkuru dallardan, taşlardan, ekilmemiş alanlardan, çıplak ovalardan, kentlerden, köylerden oluşmuş olsaydı, onun zindandan hiçbir farkı olmazdı” diyor.

 Yüce Atatürk’ün ağaca olan sevgisini anlatan beni en çok etkileyen Yalova’da bulunan yürüyen köşk hikayesidir:

Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, köşkün hemen yanındaki ulu çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış, binanın duvarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkânsız olan bir emir verir: “Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak.” Görev İstanbul Belediyesine intikal eder. Belediye fen işleri yollar köprüler şubesi sorumluluğu üstlenir. Başmühendis Ali Galip Bey yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmaya başlar. 8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasında Bina 4.80 metre civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve ulu çınar ağacı da kesilmekten kurtulur. O günden beri köşkün adı “Yürüyen Köşk” olarak kalmıştır. Köşkte bulunan çınar ağacı da 2020 yılı itibariyle 398 yaşındadır.

Atalarımız ormanın ve ağacın önemini nesilden nesile aktırılan şu sözlerle vurgulamışlar:

“Orman yurdun hem süsü, hem gücüdür.” "Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer.”

 Sevgiyle sağlıcakla kalın.  

 

Bu yazı 1307 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ORMANDA YANGIN VAR
» BENİ ANLAMIYORLAR   
» HAYATIMIZDAKİ ÖYKÜLER
»  ÜRETEN İNSAN OLMAK
» KÖTÜLÜK İYİYİ KOVAR MI?
» ÜÇ MAYMUN
» HUZUR 
»  İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
»                  LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI'NIN ÖNEMİ
» KALBİMİZ İLE DÜŞÜNMEK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter