22 Ekim 2020 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
YAŞLI ADAM
Yazı Tarihi: 16 Ekim 2020 Cuma 06:18

Yaşlı bir bey, sabah erkenden evinden çıkmış yolda ilerlerken bir bisikletlinin kendisine çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokakta bulunan insanlar ihtiyar adamı en yakın sağlık ocağına ulaştırmışlar. Hemşireler acele olarak adamcağızın yarasına pansuman yapmışlar, ama biraz beklemesini ve röntgen çekerek herhangi bir kırık veya çıkık olup olmadığına bakacaklarını söylemişler.

Yaşlı bey huzursuz olmuş ve çok acelesi olduğunu, fazla beklemek istemediğini söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin sebebini sormuşlar. Adamcağız da; “eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah onunla kahvaltı etmeye giderim, geç kalmak istemiyorum” demiş.

“Eşinizin siz gecikince merak edeceğini düşünüyorsunuz herhalde” demiş hemşire.

İhtiyar adam üzgün bir ifadeyle;

“Ne yazık ki karım Alzheimer hastası ve benim kim olduğumu hatırlamıyor” demiş.

Hemşire hayretle:

“ Madem sizin kim olduğunuzu hatırlamıyor, neden her gün onunla kahvaltı yapmak için acele ediyorsunuz” demişler.

Yaşlı adam buruk- üzüntülü bir sesle demiş ki; “ Ama ben onun kim olduğunu hatırlıyorum…”

Not: Kaç koca karısı için böyle düşünür?

SON YAPRAK

Ülkenin batısındaki küçük bir mahallenin neredeyse tamamı ressamlardan oluşmaktaydı. Bu mahallede, üç katlı bir binanın çatı katındaki iki kız arkadaşın stüdyoları vardı. Alt katlarında ise yaşlı bir ressam oturuyordu. Günlerden bir gün kızlardan biri zatürreye yakalandı. Genç kız, günden güne eriyordu. Yatağında pencereden dışarı bakıyor ve geriye doğru sayıyordu.

“ On iki, on bir, on…”

Arkadaşı merakla dışarı baktı. Dönüp arkadaşına “Neyin var?” diye sordu.

Hasta kız, fısıltı halinde, “ altı” dedi. “Artık hızla düşüyorlar üç gün önce neredeyse yüz tane vardı. Saymaktan başım ağrıyordu. Ama şimdi kolaylaştı. İşte biri daha gitti. Yapraklar, asmanın yaprakları, sonuncusu da düşünce, ben de mutlaka gideceğim. Hissediyorum bunu.”

Arkadaşı onu teselli etmeye çalıştıysa da çare etmedi. Genç kız uykuya daldığında arkadaşı da alt kattaki yaşlı ressamı ziyarete gitti. Bu arada yaprak olayını da anlattı yaşlı adama. Yukarı çıktığında arkadaşı uyuyordu. Ertesi sabah, hasta kız hemen arkadaşına pencereyi açmasını söyledi. Ama hayret!

Hiç bitmeyecek gibi gelen upuzun gece boyunca aralıksız yağan yağmur ve şiddetle esen rüzgardan sonra, bir asma yaprağı hala yerinde duruyordu. Sapına yakın tarafları hala koyu yeşil kalmakla birlikte, testere ağzı gibi tırtıklı kenarlarına ölümün ve çürümenin sarı rengi gelmiş olan yaprak, yerden altı yedi metre yükseklikteki bir dalda yiğitçe asılmış duruyordu.

“Bu sonuncusu” dedi hasta kız. “Geceleyin mutlaka düşer diye düşünmüştüm. Rüzgarı duydum. Bugün düşecektir, o düştüğünde ben de öleceğim.”

Gün sona erdiğinde yaprak hala yerinde duruyordu. Derken şiddetli yağmur tekrar başladı. Ama asma yaprağı hala yerindeydi. Genç kız, yattığı yerden uzun uzun yaprağı seyretti. Ümidini yeniden kazanmış gibiydi. Kendi isteğiyle çorba içmeye başladı. Akşamüstü gelen doktor, kızı muayene ettikten sonra, “şimdi alt kattaki bir hastaya bakmam gerekiyor. Yaşlı bir ressammış sanırım. O da zatürre. Yaşlı adamcağız çok ağır bir durumda, kurtulma ümidi yok ama daha rahat eder diye bugün hastaneye kaldırılıyor.” Der.

Aradan geçen zaman zarfında genç kız iyileşir. Doktor müjdeli haberi verirken, alt kattaki adamın ise hastanede öldüğünü anlatır üzüntüyle:

“Maalesef o atlatamadı zatürreyi. Hastalandığı günün sabahı kapıcı onu, odasında kıvranırken bulmuş. Üstü başı sırılsıklam her yanı buz gibi bir haldeymiş. Öyle soğuk bir hava da merdivenle ağacın üstünde ne işi vardı hala anlayabilmiş değilim. Çok fena üşütmüş. Yaşlı vücudu ne yazık ki dayanamadı hastalığa.”

O anda, o son yaprağın sırrı da çözüldü. Rüzgar estiği zaman bile yerinden oynamayan yaprak, yaşlı ressamın şaheseriydi.  Yaşlı adam, son yaprağın düştüğü gece oraya bir yaprak resmi yapıp yapıştırmıştı.

VETERAN TAKIMIMIZ BULGARİSTAN PLEVNE’DE

Lüleburgaz’ın Veteran Futbol Takımımız Bulgaristan’ın Plevne şehrinde yapılacak olan turnuvasına katılmak içim Ekim’in 16’sında Bulgaristan’a gidiyor.

Türkiye’den Lüleburgaz Veteran Takımı, Romanya Veteran Takımı, Bulgaristan Plevne Veteran Takımı ve Sırbistan Veteran Takımları katılacak.
Turnuva için gazetemize yaptığı açıklamada Başkanımız Soner Emek; “Balkan ülkeleriyle yaptığımız dostluk futbol turnuvasına katılacağız. Turnuvaya en iyi kadromuzla katılacağız. Bir aydan beri çalışmalarımızı LYFA’da çalıştık… Gerek tekniğimiz, gerek kondisyonumuz çok iyi… Lüleburgaz’a sevineceğimiz bir sonuçla geleceğimize inanıyorum. Biz, Lüleburgaz Veteran Futbol Takımımıza güveniyoruz. Hem dostluğumuzu devam ettireceğiz, hem de turizm elçiliği yapacağız. Ben tüm takıma başarılar diliyorum. Dostluğumuzun devamını diliyorum” dedi.

Bu yazı 296 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» MELEK ANNEM
» AZRAİLİN GÜZELLİĞİ
» YAŞLI ADAM
» YAŞAM VE ÖLÜM
» YILAN VE YAŞLI EVLİYA
» YAVAŞ YAVAŞ İYİLEŞİYORUM
» ALIN TERİ YETMEZ, ARTIK AKIL TERİ GEREK
» ÇOCUK SİNEMASI
» AMELİYAT OLDUM!
» ACI İLE BİTEN AŞK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter