30 Kasım 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Adnan Zeki BIYIK
Şiirden Korkan Ödlekler
Yazı Tarihi: 24 Ekim 2020 Cumartesi 06:40

Bundan 3 yıl önceydi, her zamanki gibi ara ara ilham geldikçe şiirler yazıyordum. Ne hikmetse benim ilham perilerimin hepsi EbuZer Gıfâri gibi haksızlık, zulüm görünce dayanamayan pattadanak lafı koyan, “Hakkı Söylemekten Sakın Çekinmeyesün ha” diyen cengâver periler… 

Arada bir çiçek, böcek, şiirlerini ilham eden “hayırlı cumalar takımı” sâkin perilerim de gelmiyor değil, onlar teşrif edince çiçeğim, böceğim, aşkım, gülüm, ruh-u derûnum deyu şiirler de neş’et ediyor ben fakirden.  

Amma ve lâkin ben zorbaya, rüşvetçiye, torpilci hak yiyicilere bir Kahhar-ı Mutlak tokadı atan hiciv şiirlerini daha çok seviyorum. İşte yaptığı torpil ve yediği rüşvetleri gördüğüm bir bürokratı tenkit ettiğim bir şiirimi yıllar sonra yayınladığımda, buna benzer bir hak yiyici bu şiirimden rahatsız olmuş, yani sizin anlayacağınız benim yıllar önce rüşvet yiyen bir hırsızı tenkit ettiğim bu hiciv şiirindeki yergileri bir zât üstüne alınmış, bana soruşturma açtırmıştı. İşin ilginç yanı şahsın şiirde ismi geçmiyor, ama alınmış gücünü kötüye kullandırarak soruşturma açtırdı, gelen soruşturmacı bana şöyle bir soru sordu 

--Bu şiirde x şahsı mı kast ettiniz? 

--Hayır, şiirdeki tenkit umumidir, bu pis işleri yapan tüm arsızlara tokad-ı ilâhidir dedim. Daha da üsteledi, aklı sıra benim isim söylememi istedi, ben de ona bir Arap Atasözünü söyledim, 

--El mâ’nâ fi batniş Şâir (Mânâ şairin karnındadır) … 

Beyefendi adâleti çiğnemeye alışmış olmalı ki, bana en hafifinde bir ceza gönderttirmiş. Verdim mahkemeye, tabi ki hâkim içinde isim geçmediği halde böyle bir şiire ceza vermenin ne kadar hukuksuz ve gülünç olduğunu gördü ve cezayı kaldırdı.  Tabi ki bu masraflar keyfi olarak cezayı verenlerin ceplerinden çıkmadığı için böyle ego tatminleri bu ülkede bitmez. Tüyü bitmedik milyonlarca sabinin hukuku zayi edildi, yolluk masrafları mahkeme masrafları devlete ödettirildi. Uhrevi cezasını varın siz tahmin edin. Lafı nereye getireceğim. Nasıl bir memleketmiş ki haram yiyen, rüşvet alan iltimas yapmak suretiyle yüz binlerce genci hakkını yiyebilen bir bürokrat bulunduğu makamı koruduğu gibi oranın gücünü kötüye kullanabiliyor, bunu eleştiren bir şair, ya da yazar cezalandırılıyor.

--------------------------- 

Bu şiiri bana mı yazdın demiş bazı niyet okuyucular. Ellerinden gelse düşüncelerimize de ipotek koyacaklar...

Ben de diyorum ki demek ki sen şiirde bahsedilen hırsızlıkları (torpilleri) yaptın ki üstüne alınmışsın... Hâlbuki ben şiirlerimi umuma yazarım, hissesi olanlar oradan payını alırlar... 

Konuyla ilgili bizim taifeden Şair Eşref’ten bir hikâye aklıma geldi: 

-------------------- 

Sirkeci Garı civarında bir mekânda oturan Eşref’e orada bulunanlardan biri,  

- Üstadım, o güzel hicivlerinizin çoğunda isim olmadığı için kime yazıldığını anlayamıyoruz, der.  

Eşref: 

- Hicivlerim numarasız gözlük gibidir. Her rezile uyabileceği için isim belirtmiyorum!.. 

----- 

İşte size bir hikmet de Hoca Nasrettin’den 

Hoca’nın devrinde bir ara asayiş sebebiyle, bıçak, kama vb. şeyleri taşımak yasaklanmış. Mutat aramalarda müderris olan Hoca’nın üzerinde kocaman bir kılıç bulunur. Subaşı, Hoca’ya sorar, 

-Hoca bu nedir? 

-Bu tashih bıçağıdır. Yazılardaki yanlışlıkları bununla kazıyorum.  

-Hocam, bu nasıl tashih bıçağıdır, bizim bildiğimiz o küçücük bir şeydir. Seninki yarım metre boyunda?  

-Dediğiniz doğru, eskiden kâfi geliyordu, fakat şimdi bildiğiniz gibi değil, öyle hatalar, yanlışlıklar yapılıyor ki, kazımada bu bile az geliyor. 

----- 

Eeee bu kadar konuyu bahsetmişken mâlum şiiri buraya koymamak olmaz. O halde yetimlerin, öksüzlerin, garip gurebanın, biçâre dul anaların, tüm mazlumların hakkını sırtlan gibi kimler yiyorsa onlara gelsin bu şiir. 

DEFOLDU GİTTİ 

------------- 

Emeksizce, haksızca ref oldu gitti
Zorbalardan bir zorba def oldu gitti
Beklerken riyaseti, câh-ı devleti
Arkasına bakarak şef oldu gitti 

****
Yaptığı torpiller boynuna dolandı
Mazlumun âhı ciğerine dayandı
Ol "Habitat a'maluhum" fermanınca
Kendisi, rufekası mahv-oldu gitti 

******
Pek güvendi şu makamına yaşına
Haram kattı o helal, temiz aşına
Elhak darısı efendinin başına
Önce elifti sonra kaf oldu gitti 

Adnan Zeki Bıyık
20.05.2011-Isparta (Şiir Yaz. Tar.) 

Ref: Yükselmek-terfi 

Cah-ı devlet: Devlette yükselme –makam 

Habitat a’malûhûm: amellerin boşa çıkması (ayet) 

Rüfeka: etrafı-arkadaşlar 

Elif: Doğruluk 

Kaf: Eğirilik- yamukluk 

 

Bu yazı 1065 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Yobazizim ve Bruno
» Ahanda Size Saltanat 
» Şiirden Korkan Ödlekler
» Ne Giyelim paşam!
» Okumamak-Düşünmemek-Sömürülmek - Güdülmek 
» "KIZLARI OKUTMAYIN" SAÇMALIĞI
» Yılan Mılan Hikâyesi
» Kadı Zırtapos Efendi
» Kraliçeler de ölür
» TABİATIN İNTİKAMI
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter