30 Kasım 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Adnan Zeki BIYIK
Ahanda Size Saltanat 
Yazı Tarihi: 29 Ekim 2020 Perşembe 06:16

Malum saltanat yönetimin babadan oğula geçtiği sistemin adıdır. Faraza baba padişah ya da kral kudretli yetkin bir kişi ama çocuk salak ise vay o memleketin haline başka çare yok o çocuğun yani şehzade hazretlerinin beceriksizlikleri ve keyfe keder yönetimine tüm ahali katlanması lazım.  

Saltanat İslam dininde onay alır mı hocam, asla saltanata dayalı bir yönetim meşru (legal) değildir. Tarihe baktığınızda göreceksiniz taht kavgaları, cinayetler, kan ve zulüm hep buradan neş’et etmiştir. İşin acı tarafı ise zamanla gücün verdiği tesirle kendilerini tanrı ilan eden, ona cesaret edemeyenler de dininin muktezasınca ya Tanrının kılıcı ya da Allah’ın yer yüzündeki gölgesi olarak insanlara dayatması…Dolayısıyla yaptığı her zulmü de sözüm ona Tanrının iradesiyle yaptığı için bu saltanat çocuklarına her şey mübah!!!

Tüm zamanların övünç kaynağı Aziz Peygamberimiz’in torunu ve ailesini hunharca katleden rezil zihniyet bir saltanat atığı değil midir? Örnekleri hem Batıdan hem Doğu’dan fazlasıyla verebilirim ama bu gazetenin köşesi bu fazlalığı kaldırmaz. 

Peki hocam ne demek istiyorsun? Cumhuriyet demek istiyorum. Biz halk olarak devlet başkanımızı biz seçmek istiyoruz. İslam’a ve insan haysiyetine uygun olan da budur. Saltanatla ahalinin başına tebelleş olmuş zat yanlış bir iş yapınca hesap soramıyorsun ki, hemen seni derdest ediyorlar, diyeceksiniz ki cumhuriyetle idare olunan ülkelerde de bazen görüyoruz, yöneticiler diktatör olabiliyor, eğer yargı, o azanlara hesap soramıyorsa o zaman zorbalığa diktatörlüğe dönüyor demektir ki o da vahim bir durumdur. Onun için demokratik ülkelerde yargı hür olup idarenin yanlış işlerine dur diyebilmelidir. Bu gelişmiş ülkelerde böyledir.  

Eksiğiyle gediğiyle demokrasiye dayanan cumhur rejimlerinde, saltanatın getirdiği “Tanrının gölgesi” idarecilerine göre daha denetleme imkânı söz konusudur. Bundan dolayı Cumhuriyet her zaman güzeldir ve değerlidir. Yukarıda bahsettiğim veçhile saltanatta sultanın çocuğu dangalağın tekiyse o ülkenin vay haline… Konuyla ilgili bir hikâye ile yazımı bitireyim. 

Bir zamanlar bir ülkede padişahın çocuğu olmuyormuş. Adam yıllarca dualar etmiş adaklar adamış. Nihayet bir gün Yüce Allah ona nur topu gibi bir erkek evlat nasip etmiş. Padişah ülkenin en iyi âlimini çağırmış ve "bu çocuğu al on sekiz yaşına gelinceye kadar bir güzel eğit" demiş.


Her alanda mükemmel bir şehzade olsun demiş. Eğer dediğimi yapmazsan kelleni bu kılıçla uçuracağım. Âlim almış çocuğu başlamış eğitime. Ama nafile çocuk yeteneksizin biriymiş. Nihayet çocuk on sekizine basmış. Padişah şölenler, ziyafetler, eğlenceler tertiplemiş. Ülkenin dört bir yanından beyler, paşalar, insanlar gelmiş.  


Orta yere büyük bir kürsü koymuşlar. Padişah oğlunun ne kadar büyük bir konuşmacı olduğunu herkese göstermek istiyormuş. Tabi bizim âlimi almış bir telaş, birazdan kelle gidecek diye. Şehzade elini kaldırmış ey ahali demiş, “Bir ok attım kebap oldu.” Herkes sus pus, padişah elini kılıcına götürmüş. Bizim âlim fırlamış kürsüye. Ey ahali şehzademiz özlü konuşmayı çok sever. Aslında şunu söylemek istiyor. Geçenlerde ava çıktık ama avlayacak hayvan bulamadık. Şehzademiz birden okunu çekti ve fırlattı. 20. km. ileride bir ceylan vurdum gidin getirin. 

Gerçekten gittiğimizde ceylanı yatarken gördük. Ahali alkış, tezahürat yapadursun, padişah tebessüm ederek kılıcı yerine koymuş.  


Âlim derin bir nefes çekip yerine geçmiş. Şehzade alkışı duyunca durur mu? “Ey ahali bir ok attım göl oldu!” Herkes yine sus pus, padişahın eli tekrar kılıcına gitmiş. Bizim âlim tekrar kürsüye fırlamış “Ey ahali şehzade yine veciz konuştu. Geçenlerde bir yoldan geçerken bir ırmağın önünde kocaman bir kaya gördük. Irmağın önünü kapatmış su yatağından çıkmış ilerdeki göl de kurumuş. Şehzademiz okunu fırlattı ve kayayı paramparça etti su yatağına göl suyuna kavuştu.” diye güzel bir tevil yapmış. Herkes alkışlamış şehzadeyi, yaşasın işte bu… 


Padişah memnun kılıç tekrar yerine, âlimde hayatına kavuşmuş ama şehzade bir cümle daha söylemiş: "Ey ahali  bir ok attım aşure oldu." 


Tabii ki tüm gözler bilginde, Adam dayanamamış artık bu saçmalık bardağı taşıran son damla olmuş. Padişahın yanına gelmiş, "hünkârım demiş işte kılıç işte başım beni öldürün” demiş ve eklemiş, “Ey büyük padişahım senin gibi kudretlü ve azametlü bir babadan böyle bir salak nasıl neş'et etti? Vur başımı hünkârım vur…” 

 

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu olsun 

 

 

Bu yazı 2312 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Yobazizim ve Bruno
» Ahanda Size Saltanat 
» Şiirden Korkan Ödlekler
» Ne Giyelim paşam!
» Okumamak-Düşünmemek-Sömürülmek - Güdülmek 
» "KIZLARI OKUTMAYIN" SAÇMALIĞI
» Yılan Mılan Hikâyesi
» Kadı Zırtapos Efendi
» Kraliçeler de ölür
» TABİATIN İNTİKAMI
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter