29 Kasım 2020 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
KALECİLER
Yazı Tarihi: 03 Kasım 2020 Salı 10:20

 Futbolun üç direk arasındaki, yalnız sporculardır kaleciler. Futbol oyununun en geride kalan ve takım arkadaşlarının dizilişini, yaptıkları hataları en iyi gören yine onlardır. Birçok futbol yorumcularının dediği gibi, bir takımın kalecisi diğer takımın kalecisine göre daha iyiyse o takım maça bir sıfır önde başlar. Ama kalecilik zor zanaattır. En ufak bir hatada takımı gol yediğinde ve maçtan puan almadan ayrıldığında baş sorumlu kalecidir. Bir kalecinin yıldızlaşması da zordur. Takım içinde oynayabilme devamlılığını da sürdürmesi de güçtür. Kadroda devamlı yer almak zor olduğu gibi, diğer takım arkadaşlarından çok çalışması gerekir. Hatayı affetmeyen bir mevkidir. Bu strese dayanmak, mücadele etmek ve zorluklara fazlaca karşı koymayı gerektirir. Birçok genç kaleci buna dayanamayıp erken sporu bırakmış, emeğinin karşılığını alamamışlardır.

Maçları kurtaran sporculara bakarsınız çoğu kalecilerdir. Ama diğer mevkilerde oynayan ve özellikle çok gol atanlar hep yıldız olur. En iyi imkânlara hep onlar sahip olurlar ve yükselmeleri kolaydır. Ama kalecilerin iyi imkânlara sahip olma şansları, çok iyi sporcu olmalarına yani mükemmel olmalarına bağlıdır. Takım arkadaşlarından birisi onsekiz içinde dokuz kusurlu hareketten birisini yaparsa, ceza penaltı olarak hep kaleciye kesilir. Penaltı kurtarmanın zorluğu herkesçe bilinmektedir. Spor biliminin belirttiği gibi, topa vuruş anından itibaren saatte 80 km. hızı aşabilen topun kaleye varması en fazla 0,5 saniyeyi buluyor. İnsan yapısı topun hangi yöne gideceğini bu sürenin yarısı geçtikten sonra algılayabiliyor. Dolayısıyla kaleci doğru yer tutabilirse belki penaltıyı kurtarabilir. Diğer takım arkadaşları maç içinde hata yaptıklarında, kendilerini seyirciye daha sonra estetik bir hareket yaparak veya güzel bir şut atarak affettirebilirler. Kalecinin böyle bir şansı çok azdır. O yine diğerlerinden farklı olarak hep yalnızdır. Almanya! nın en büyük kalecilerinden birisi olan Oliver Kahn kalecilerin yalnızlığını bir söyleşisinde şöyle açıklamıştır.” Bir gol yediğinizde topu filelerden çıkarmak için eğilirsiniz ve başınızı kaldırıp baktığınızda santra yapmak üzere orta sahaya yönelmiş takım arkadaşlarınızın sırtıyla karşılaşırsınız”.  

 Sunay Akın’ın “Kalede 1 Başına” adlı kitabında, konu olarak hayatı boyunca 1 numaraları formayı giyen kalecilerin hikâyeleri yer almaktadır. Yazarın kendisi de eski bir kalecidir. 10 yıl boyunca üzerinde çalışıp notlar topladığı kalecilerle ilgili hiç bilmediğimiz bilgiler ve belgeler yer almaktadır. Kitapta Turgay Şener, Aziz Sancar, Lev Yaşin, Sabri Dino, Yılmaz Vural, Baba Hakkı, Şenol Güneş gibi nicelerin hikayeleri yer almaktadır. Kitapta en ilgimi çeken bölüm: Sunay Akın’ın Lefter’in şutunu kurtardığında henüz 10 yaşındaydı be bundan sonra futbol sevdası başladı. Yazar kitapta kaleciler için şöyle söylemektedir : “Futbol sahasının en güvenilir oyuncusudur, zira görülmemiştir doksan dakika boyunca arkadaşlarına hiç bir kalecinin sırtını döndüğü” Yazarın kalecilerle ilgili anlatımı şöyle devam etmektedir: “Şenol Güneş, Trabzonspor'a şampiyonluklar kazandırdığı yıllarda mektup yazar Zonguldak'taki maden işçilerine. En uzun süre gol yememe rekoru olan kalecinin istediği, işçilerin maden ocaklarında çalışmak için ellerine taktıkları eldivenlerdir. Otobüsler tanıktır, takımların bin bir zorluk ve fedakârlıklarla yaşattıkları futbol aşkına. Bir kaleci düşünün ki tüm sezonu beli ağrıdığı için deplasman yolculuklarında, otobüsün koridoruna konulan tahtanın üzerinde yatarak geçirsin... Ve lig sonunda şampiyonluk kupasını kaldırsın. Şenol Güneş’tir, o kalecinin adı…”Ve bir anı ile devam eder Yazar anlatımına:” Trabzon karması, Samsun oynanan turnuvadan otobüsle geri dönmektedir. Finale kadar yükselen takım, berabere biten maç sonrasında penaltı atışlarıyla 6-5 kaybettiği için, otobüste kimsenin ağzını bıçak açmaz. Gecenin karanlığında yol alan otobüsün arka koltuğunda uyuyan kaleci Mehmet Kulaksızoğlu aniden, üç koltuk yanında oturan teknik direktör Özkan Sümer'in kucağına doğru uçar. Trabzon futbol dehası Özkan Sümer irkilir:
- Ne oldu oğlum?
- Hocam, rüyamda penaltı olduğunu gördüm ve atladım.
Bu yanıt üzerine Özkan Sümer merakla sorar:
- Kurtardın mı çocuğum?
Genç kalecinin 'hayır hocam, gol oldu' demesi üzerine Özkan Sümer eşsiz sözlerinden birini söyler:
- Ah be oğlum, bari rüyanda kurtarsaydın!”

  Futbol tarihine incelediğimizde harika kalecilerin gelip geçtiğini öğreniyoruz. Yaşin, Zamora, Dino Zoff, Cihat Arman, Turgay Şeren, Özcan Arkoç, Necmi Mutlu, Sabri Dino ve daha niceleri. Bizim futbol tarihimizde de harika kaleciler yetişmiştir. Kırklı yıllarda Fenerbahçe’nin İngilizlerle yaptığı maçta bir penaltı kurtararak, futbol tarihimizin unutulmazları arasına giren Cihat Arman en başarılı kalecilerimizdendir. Berlin Panteri Turgay Şeren ‘de unutulmazlar arasında yer alanlardandır. Lüleburgaz spor’un ilk yıllarında yer alıp uzun süre kalemizi koruyan rahmetli Soner Hocamız, bizlere kaleciliğin, centilmenliğin en güzel anılarını miras bırakmıştır.” Ahlak ve yükümlülüklerle ilgili kesin olarak bildiğim her şeyi futbola borçluyum.” özdeyişini söyleyen meşhur edebiyatçı Albert Camus ‘ta Cezayir Üniversitesi Futbol Takımı’nın kaleciliğini yapmış ve bu mevkiin zorluklarını, yalnızlıklarını yaşamış birisidir.

  

Bu yazı 304 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» KOMŞULUK
» OKUMANIN GETİRDİKLERİ  
» ÇOCUKLAR
» SARILMANIN GÜZELLİĞİ  
» ORMANLARIMIZ
» SEVGİDEN YOKSUN  
» HAYAT EN GÜZEL SERVETTİR
» SEVGİ ÖNCE EMEK İSTER
» KALECİLER
» ÇOCUKLAR
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter