30 Kasım 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
41 KERE MAŞALLAH
Yazı Tarihi: 07 Kasım 2020 Cumartesi 06:01

İstanbul’un kalburüstü semtlerinden Nişantaşı, kalabalığı, alışveriş merkezleri, trafiği ve hiç bitmeyen hareketi ile kentin ortasındaki şımarık bir çocuğu andırır.

Uyanık yatırımcı, şehrin ortasında bağımsız bir şehir gibi bayrak açan merkezi kaçırmayacaktır. Semte böylece her gün yeni alışveriş olanakları taşınır. “City” Nişantaşı’na uygun yepyeni bir merkez olarak gülümsemektedir.

Yürüyen merdivenden inip 2Gucci’ poşetiyle arzı endam eden zarafet sahibi Nişantaşı gülü, kapının önüne getirilen cipine atlayacaktır.

Nişantaşı’nda trafik sıkışıklığından şikayet etmek adet olmuştur.

Bu şımarık çocuğun büyümesi bir sünnet düğünü sayesinde olacaktır.

Gözlerinizi kapayın. Bir zaman tüneline girerek, kent karmaşasından uzaklaşalım ve Nişantaşı’nın 150 yıl önceki haline uzanalım.

1856 yılının baharı Nişantaşı’nın bugün borçlu olduğu şöhreti etkileyecektir.

Abdülmecit’in sevgili şehzadeleri Mehmet, Reşat, Kemalettin ve Süleyman’ın sünnet düğünleri için tamamen boş bir yer seçilir. Bu alan bugünkü Teşvikiye, Nişantaşı ve Topağacı’nı içine almaktadır.

Abdülmecit bugün için hiçbir masraftan kaçınılmamasını emreder. Bu nedenle bu geniş alana bir karış toprak kalmayacak şekilde, binlerce İran ve İzmir halısı serilir. Halıların üzerine göz kamaştıran değerli kumaşlarla yaptırılan yüzlerce çadır kurulur. Düğündeki gece eğlenceleri için yerleştirilen rengarenk avizeler içindeki on binlerce mum, etrafı gündüze çevirmektedir.

Sünnet düğünü tam on iki gün sürecektir ve “Bin bir gece Masalları’nı” aratmayacaktır.

Çoğu saray çevresinden seçilen on bin çocuk da şehzadelerle birlikte sünnet ettirilir. Çadırların kapladığı alanların dışında da davetliler için uzun sofralar hazırlanmıştır. Şehzadeler dışındaki tüm çocuklar da tepeden tırnağa kadar giydirilir. Ayrıca padişah tarafından beşer altın verilecektir.

Düğünde saray erkanının yanı sıra Osmanlı topraklarında bulunan elçiler, ruhani liderler, önemli yerlerdeki gayri Müslümanlarda hazır bulunacaktır.

Nişantaşı’nın tam orta yerinde kurulan ip üzerinde gösteriler yapan cambazları, İstanbul halkına o güne kadar ender görülen bir coşku yaşatırlar. Şöleni orta oyuncuları, Karagöz ve Hokkabaz gösterileri tamamlanacaktır. Sultan Abdülmecit, Dolmabahçe’de yaptırdığı tiyatro için Viyana’dan bir oyuncu grubu getirmeyi de ihmal etmemiştir.

Sarayın ve Babıali’nin resmi davetlilerin yanı sıra halk da şenliklere koşar. Gelenlerin  hiç biri geri çevrilmeyecek ve Osmanlı’nın sofrasına davet edilecektir. Halka yapılacak ikramlar için Ihlamur’da çadırlar kurulacaktır. Tatlısından, böreğine, dolmasından pilavına eksiksiz hazırlanan sofralar için başta iki yüz aşçı görev alacak ancak bu sayı yetişmeyince Anadolu’nun muhtelif yerlerinden bin iki yüz yeni aşçı daha getirilecektir. Gece-gündüz kesintisiz süren bu sünnet düğünü boyunca yarım milyondan fazla kişinin yemek yediği tahmin edilmektedir.

Ne yazık ki Osmanlı sünnet düğününün bittiği gün ertesinde Osmanlı Devletinin kasası tamtakır kalır. Devletin Vakanüvisi Lütfü Efendi masraflar için imzalanan senetlerin yabancı tüccar ve bankerlerin kasalarına düştüğünden söz etmektedir.

Açıkçası fazlalıkları kesen makası Osmanlı’nın da iflahını kesmiştir. Ancak kasadaki boşluğun bedelini kimin ödeyeceği kimsenin umurunda değildir. Abdülmecit bir yıl sonra iki kızını birden evlendirir. 1857 yılında gerçekleşen Cemile ve Münire Sultan’ın düğünleri de İstanbul’da yeni bir şatafat kasırgasının esmesine neden olacaktır.

 

Bu yazı 602 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» TRAKYA TOPRAKLARI
» FIKRALAR
» EN İYİ YOL
» 22 gün 22 gece Sakarya
» ÇÖPÇÜLER İYİ ÇALIŞIYOR
» GARİP BİR DENEME
» COVİD-19 ANAMIZI AĞLATACAK!
» SAĞIR HASTANIN ZİYARETİ
» EROL ÖZGÜR
» KORONAVİRÜSLE MÜCADELE BÖYLE OLUR
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter