29 Kasım 2020 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
SEVGİDEN YOKSUN  
Yazı Tarihi: 12 Kasım 2020 Perşembe 06:40

 Maksim Gorki oldukça bilinen “Boles”adlı öyküsünde, Moskova’da Tereza adlı bir Polonyalı kadınla, apartman komşusu olan bir üniversite öğrencisini anlatır. Okuma yazma bilmeyen kadın, genç komşusundan arada sırada gelip sevgilisi Boles’e mektup kaleme almasını ister. Varşova’daki Boles’ine sevgi dolu sımsıcak mesajlar yazdırır. Genç, biraz da için için gülerek kâğıda döker Tereza’nın yazdırdığı bu satırları. Sonra bir gün Tereza komşusundan bu kez Boles’ten kendisine gelecek  bir mektup yazmasını ister. O zaman genç anlar ki, aslında Boles diye biri yoktur. Polonyalı kadın itiraf eder: Boles’e yazdığınız mektubu başkalarına okutup dinliyorum. O zaman Boles varmış gibi hissediyorum. Ondan bana gelecek bir mektup yazarsanız onun varlığına büsbütün ina­nacağım, yaşamak benim için daha kolaylaşacak. Bu oyundan sıkılan genç komşuluğunu sonlandırır. Fakat daha sonra buna pişman olan genç, ondan özür dilemek için gittiğinde Tereza’yı perişan bir halde bulur.  Mektuplaşacağı ne nişanlısı nede başka biri vardır. Sevgiye susamışlığından dolayı böyle bir oyuna başvurmuştur. Onun adına yazdırdığı satırları başkasına okutarak böyle bir sevginin varlığına kendisini inandırmıştır.

 Kendi geçmişimizde, şöyle geriye dönüp baktığımızda bizlerinde sevgiye özlemle yarattığımız kahramanlarımız yok mudur? Belki kaç defa gelip geçen insan selinde Boles’i aramış, bulamadığımızda sevgisizlik gölünde boğulmuşuzdur. Özelliklede günümüzde sevgi ile bazenmiş hayallerimizin çok yara aldığını görürüz. Gerçek sevgi kalesi ise hala fethedilmeyi bekliyor. Yaşadığımız çağı tek kelime ile tanımla deseler sadece sevgisizlik diye tanımlardım. Günlük yaşamımızda sevginin içeriğini incelediğimizde hoş olmayan sonuçlara ulaşıyoruz. Samimi, gerçek sevgiyi bulmak çok zor. Sadece çok seviyorum demek yetmez. Sevmek için öncelikle hoşgörülü olmalı, güçlüklere katlanabilmeli, tebessümü eksik etmemelidir. Örneğin her defasında sevgimizi belirttiğimiz eşimiz yemeği geç yaptığında veya çocuğumuzun sevdiğimiz bir vazoyu kırdığımızda verdiğimiz olumsuz tepki, sevginin içeriğini irdelememiz gerektiğini anlatır. Her şeye rağmen insanın tek ilacı maskesiz bir sevgidir.

 Günümüzde ise sevgi kelimesinin iyice yıprandığını gözlemliyoruz. Dünya da ekonomik çıkarları için güçlü devletlerin yoksul halkları nasıl sömürdüklerini ve bu konuda hiçbir şeyden çekinmediklerini izliyoruz. İnsan sevgisinden o kadar uzaklar ki çıkarlarını elde etmek için önlerine çıkan tüm engelleri ve insan sevgisini yok edebiliyorlar. İnsanın tüm canlılara duyduğu sevginin yerini, bedensel, parasal bencillik denilen canavar almış. Giderek artan kadın cinayetleri de sevgisizlik hastalığının en acı bir örneği. Sait Faik’in dediği gibi Dünya’yı güzellikler kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı 427 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» KOMŞULUK
» OKUMANIN GETİRDİKLERİ  
» ÇOCUKLAR
» SARILMANIN GÜZELLİĞİ  
» ORMANLARIMIZ
» SEVGİDEN YOKSUN  
» HAYAT EN GÜZEL SERVETTİR
» SEVGİ ÖNCE EMEK İSTER
» KALECİLER
» ÇOCUKLAR
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter