29 Kasım 2020 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
ORMANLARIMIZ
Yazı Tarihi: 13 Kasım 2020 Cuma 06:51

 Ekolojik, ekonomik ve sosyal açıdan büyük öneme sahip olan ormanlarımızı korumak, sürdürülebilir şekilde yönetmek ve gelecek nesillere daha yeşil bir Türkiye bırakma amacı ile 11 Kasım günü Milli Ağaçlandırma Günü kutlandı. Çevre kirliliğin sürekli arttığı Dünya’mızda, ormanların önemi ve varlığı her zamankinden çok önem kazanmaktadır. Eskiden ormanların çok gür olduğu Yurdumuzda yapılaşma olsun, dikkatsizlik sonucu çıkan yangınlar olsun ormanlarımızın azalmasına neden olmaktadır. Ormanlarımızı sevgi ile kollamalı ve her türlü eksilmeye karşı büyük bir sorumluluk ile sahip çıkmalıyız. Eski ağaç, doğa sevgisinden söz açmışken büyük doğa tutkunu, anılan adıyla Manisa Tarzan’ından söz etmek isterim. Sunay Akın’ın  “Onlar Hep Oradaydı ”eserinde Manisa Tarzan’ından şu şekilde söz eder: ”İşgal orduları geri çekilirken, pek çok yer gibi Manisa'yı da yakar, yıkarlar. Kenti özgürlüğüne kavuşturan Türk ordusunda bulunan Ahmet Bedevi adlı asker öylesine tutkundur ki doğaya, savaş bitiminde Manisa'da kalır ve ağaç dikmeyi, ye­şili korumayı uğraş edinir kendisine. Ve günlerden bir gün başrolünü Johny Weismül­ler'in oynadığı Tarzan filmi gelir Manisa'ya. O günden sonra da Ahmet Bedevi ''Manisa Tarzanı'' diye anılmaya başlanır. Manisa Tarzanı'nın İstiklal madalyasına sahip olduğunu pek çok insan bilmez. Siyah bir şortun dışında üstüne bir şey giy­mediğinden, madalyasını takacak ne bir ceketi, ne de bir gömleği vardır zaten. Ahmet Bedevi'ye uygun görülen "Tarzan" adı bir yanılgıdır as­lında. Çünkü, Tarzan'ın ağaç diktiği hiç görülmezken, gerçek bir doğa aşığı olan Ahmet Bedevi elinin değdiği her yeri ağaç­landırmıştır. Onun gibi doğa aşığı bir insanı, Hollywood'un uydurduğu kahra­manla özdeşleştirmek yerine, Beyaz Adam’ın doğayı katletme­sine karşı direnen Kızılderililer'den biri olarak görmek daha doğru olacaktır. Üstüne üstelik, Kızılderililer'in de çıplak gezindikleri unutulmasın!”

 Hızla kirlenen Dünya’mızı zor günlerin beklediğini ve alınması gereken önlemler konusunda zamanın çok daraldığını biliyoruz. Sadece elde edeceği kazancı düşünen, daha çok kar için çevreyi düşünmeyen, yaşadığı çevreyi yok eden bir yaşam biçimiyle karşı karşıyayız. Dünya’nın taşıyabileceği belirli bir yük var. Daha fazla kazanma hırsı doğal kaynakları, doğal yaşamı tehdit ediyor. İnsanlar yaşadığı çevrenin şartlarını, kendinde de taşımaktadır. Sert doğa şartlarında insan daha sert, sıcak iklimlerde ise kişiler daha uysaldır. Doğa ile insan iç içe bir bütünlük oluşturmaktadır. Çevreye karşı toplumsal duyarlılıkta yeterli derecede değil. İnsanlarımız küresel ısınma konusunu, hemen etkisi görülmediği için önemsemiyor. Bir zamanlar ciğerlerimizi kirleten sigarada fazla önemsenmiyordu. Sağlığa zararlı mı değil mi. Yurdumuzda yılda yüz bin kişiye yakın insan sigaradan ölüyor. Çevre için toprak ve ağaç oldukça önemli. Ama maalesef bizler bu çok değerli unsurları gereğince koruyamıyoruz. Bir arabanın çevreye yaydığı karbon dioksiti, tekrar oksijene çevirecek tek canlı ağaçtır. Bilim adamlarının tespitlerinden öğrendiklerimize göre bir benzinli arabanın bir yıllık karbondioksit kirliliğini telafi etmek için yedi ağaç lazımmış. Toprağın oluşum aşmasına baktığımızda ise çok değerli olmasının nedenini anlıyoruz. Bir kaya parçasının doğal faktörlerin etkisiyle parçalanıp, bu ayrışma sonucunda bir santimetre kalınlığındaki bir toprak tabakasının oluşabilmesi için ortalama en az yüz sene gerekmektedir. İnsanların beslenmesi için gerekli olan buğdayın üretilebilmesi içinde yaklaşık kırk santimetrelik bir toprağa ihtiyaç vardır.

 

Bu yazı 869 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» KOMŞULUK
» OKUMANIN GETİRDİKLERİ  
» ÇOCUKLAR
» SARILMANIN GÜZELLİĞİ  
» ORMANLARIMIZ
» SEVGİDEN YOKSUN  
» HAYAT EN GÜZEL SERVETTİR
» SEVGİ ÖNCE EMEK İSTER
» KALECİLER
» ÇOCUKLAR
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter