30 Kasım 2020 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
SAĞIR HASTANIN ZİYARETİ
Yazı Tarihi: 14 Kasım 2020 Cumartesi 07:46

Bir gün, anlayışlı, hal hatır bilen birisi bir sağıra: “Komşun hastalanmış, haberin yok mu?” dedi.

Sağır, kendi kendine: “Bu sağır kulakla adamın ziyaretine nasıl gideyim ben. Hasta kısmının sesi de az çıkar. Ben zaten duymuyorum. Ne söylediğini nasıl anlayacağım?” diye düşündü.

Sonra kendine bir çözüm buldu.

“Onun dudaklarının kıpırtısından ne söylediğini anlamaya çalışırım” dedi. “Bir hasta kimse, ziyaretine gelen vefalı bir komşusu ile ne konuşabilir ki zaten? Hepsi belli!”

Önce, “Nasılsınız en benim derli güzel komşum?” diye sorarım. O da bana, “İyiyim çok şükür, iyiyim…!” der.

Ben: “ Allah’a şükür olsun!” derim. “İyisin maşallah”

Daha sonra: “Ne yemek yedin bugün” diye sorarım.

O da bana: “Şerbet verdiler, çorba içtim”

“Ben de sıhhatler olsun, afiyet olsun” diye cevap veririm.

“Doktorlardan kim geliyor, sana kim bakıyor?” diye sorarım.

O da bana: “Falan, filan” geliyor der elbette.

Ben de o’na: “O hekimin teşhisi çok doğrudur. Ayağı uğurludur. İyi ki onu çağırmışsın. O gelince seni iyileştirir” derim.

“O doktorun ayağının uğurlu olduğunu söylüyorlar. Hangi hastaya gitmişse, hasta sağlığına kavuştururmuş.” diye ilave ederim.

O sağır adam kendince böyle tatmin ederek hasta komşusunun evine gitti.

“Nasılsın komşum?” dedi.

Hasta: “Çok kötüyüm, ölüyorum” diye cevap verdi.

Sağır komşu: “Yüce Rab’bime şükürler olsun” dedi.

Hasta “Bu ne biçim şükür. Demek benim ölmemi istiyor” diye düşündü.

“Doktorlardan sana kim geliyor” dedi sağır adam.

“Azrail geliyor! Ama sen de buradan defol git” diye cevap verdi hasta.

Sağır evden çıkıp gitti. Giderken de “Ne güzel hasta komşumu ziyaret ettim. Gönlünü aldım” diye düşünüyordu.

Hasta ise onun arkasından:

“Meğer bu adam benim can düşmanım imiş” diyordu.

 

YAŞAM VE ÖLÜM

Bugün yaşamınızın son günü olsaydı. Nasıl geçirmek isterdiniz? Hayatınızda neler ertelediğinizi hiç düşündünüz mü? Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Ama hayatınızın son günü. Neden mi? Çünkü ne zaman öleceğimizi bilmediğimiz halde, önümüzde daha çok uzun zaman varmış gibi düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Oysa bu her an başımıza gelebilir. Ölüm, çevremizdeki herkesin, sevdiklerimizin, yakınlarımızın, akran ve dostlarımızın da kapısını çalabilir. Evet bu olabilir. Bugün son günümüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Büyük ihtimalle, rutin işlerinize devam etmezdiniz. Plan kurmaktan vazgeçip canınız ne isterse onu yapmak isterdiniz. Sevdiklerinize koşup sınırlı zamanı en iyi şekilde değerlendirmek için boğarcasına sarılırdınız. Paranın, servetin terfi etmenin artık bir işe yaramayacağını anlayıp büyük ikramiyenin size çıkmasını da dilemezdiniz. Gıcık olduğunuz müdürünüze selam vermek zorunda olmadığınızı bildiğiniz için belki de bir küfür sallardınız. Diyete son verir, canınız ne isterse yer içerdiniz. Artık küçük düşme korkusuz, hapse girme korkusu, reddedilme korkusu gibi korkularınız kalmaz ve hatta basur illetinde kurtulduğunuz için minnet duyardınız. Müzmin baş ağrıları, can sıkkınlığı ve sahte yüzlerin hiç bilmek bilmeyen gevezeliklerinin de sona ermesi harika bir şey olmalı. Siyaset, ekonomi, borsa, hiç bitmeyen bulaşıklar, kirli çamaşırlar, ütülenmek için sepette bekleyen çamaşırlar, trafik uğultusu, kalabalıklar, yanıp sönen ışıklar vesaire… “ Hepsinin canı cehenneme” dersiniz. Artık bitmiştir, sabun köpüğü gibi kaybolup gideceklerdir. Çok güzel olmalı değil mi? Bir hayal gibi. Ama hayal değil. Hayat, çok yakın ve bir o kadar da sahicidir. Rüyadan uyanmak gibi değil, hayattan uyanıp rüyaya dalmak gibi. Sonsuza kadar…

Belki buraya kadar güzel, biraz düşününce, yine de yaşamak istediğinizi düşünüyor musunuz? Birazcık zamanımız daha olsa ikinci bir şansımız olsa, ölmek yerine yaşamayı tercih eder miydiniz? Bütün o korkulara, sıkıntılara, zorlamalara rağmen, yine de yaşamak ister miydiniz? Yarım kalan hiç fırsat bulamadığınız, söylemek istediğiniz, yapmak istediğiniz şeyler var mı? Değiştirmek, düzeltmek ya da yıkıp tekrar kurmak istediğiniz bir hayatınız mı var? Öksüz gibi bırakıp gittiğiniz, çekmecenizin diplerinde gizlediğiniz hayalleriniz ve umutlarınız mı olduğunu hatırladığınız?

Öyleyse yaşamaya devam edin. Size, bu şansı ben veriyorum. Bu satırları hala okuyorsanız ve yaşamak istiyorsanız, ölmemişsiniz demektir. Kalbiniz için hala umut var. Bugün sizin jokeriniz olmama izin verin. Aynanın karşısına geçin ve gülümseyin. Size ve yardımınıza ihtiyacı olanlar var. Vakit varken geciktirmeyin.

Bu yazı 390 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» TRAKYA TOPRAKLARI
» FIKRALAR
» EN İYİ YOL
» 22 gün 22 gece Sakarya
» ÇÖPÇÜLER İYİ ÇALIŞIYOR
» GARİP BİR DENEME
» COVİD-19 ANAMIZI AĞLATACAK!
» SAĞIR HASTANIN ZİYARETİ
» EROL ÖZGÜR
» KORONAVİRÜSLE MÜCADELE BÖYLE OLUR
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter