19 Nisan 2021 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Binnur Güdücüler
GÖREV ANLAYIŞI
Yazı Tarihi: 10 Aralık 2020 Perşembe 06:48

Her alanda, üstlendiğimiz her görevin mutlaka bir tanımı olmalıdır. Yapılması ya da yapılmaması gereken işler, çalışma süreleri, sorumluluğumuz, yetki sınırlarımız ve benzeri konular… Hepimizin üstlendiği görevlerde bir görev anlayışı vardır. Önemli olan görevimiz ne, olursa olsun, nasıl yaptığımızdır. Yüce Atatürk “Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.” demiştir.

Aslında herkes kendine odaklansa, görev anlayışlarını sorgulasa, kendilerine; “Görevimi iyi yapıyor muyum ?  aldığım sorumluluğu yerine getiriyor muyum? “diye soru  sorsa, kendisine vereceği cevaplar…kişinin işini nasıl yaptığını farkına varmasını sağlar diye düşünüyorum.

Bir öyküyle devam edelim:

Bir zamanlar, kentin merkezine yakın trafiğin yoğun olduğu bir yerde, tehlikeli bir tren hemzemin geçidi varmış. Henüz elektronik – otomatik sinyaller, yanıp sönen kırmızı ışıklar, çalan çanlar yokmuş. Tek güvenlik önlemi olarak gündüzleri elinde kırmızı bayrak, geceleri de kırmızı ışıklı fener sallayan bir geçit bekçisi varmış.

Bu güvenlik önlemine karşın, bir gece büyük bir kaza olmuş ve birçok kişi yaşamını yitirmiş. Sonra soruşturma açılmış, tüm kuşkular bekçinin üzerinde toplanmış.

Mahkeme sırasında ne sorarlarsa sorsunlar, bekçi yalnızca şöyle yanıt veriyormuş: “Görevimin başındaydım ve fenerimi sallıyordum.” Sorgulama bir hayli uzun sürmüş, ancak suçlayacak başka bir kanıt bulunamadığından, bekçi de aklanarak serbest bırakılmış. Mahkeme binasından çıkarken bekçi, “Tanrı’ya şükür, fenerin yanıp yanmadığını hiç sormadılar” diye mırıldanıyormuş.

Öyküden de anlaşılacağı gibi, görevinin başında olmak, görevini yapmak anlamına gelmiyor.

Bu konuyu biraz açacak olursak:

Diyelim ki bir öğrenciden söz ediyoruz. Okuluna zamanında gidiyor, tüm dersleri aksatmadan izliyor.  Ondan beklenen yalnızca belirli saatlerde sınıfta bulunmak, dersleri izlemek midir? Değil, kuşkusuz. Bir dönem sonunda, öğrendikleriyle nasıl bir başarı gösterdiğidir önemli olan!

Diyelim ki bir kamu hizmeti yapıyor, memur... Sabahtan akşama kadar görevinin başında görünüyor, önüne konan işleri aksatmadan yapıyor. Oysa bu çalışma süresi içindeki verimliliği nedir, varlığı yaptığı işe bir değer katıyor mu, diye hiç sorguluyor muyuz?

Her gün bunun sayısız örnekleriyle karşılaşıyoruz. Gittiğimiz bir lokantadaki garsonun, alışveriş yaptığımız bir işyerindeki tezgâhtarın,  bir hastanendeki sağlık personelinin, bir banka çalışanının….. ya da siyasi partilerde, sivil toplum  kuruluşlarında… işlerini yaparken gösterdikleri farklı yaklaşımları izliyoruz.

Yalnızca görevimizin başında bulunmak, üstlendiğimiz bir işin eksiksiz ve özenli yapılması için yeterli olmuyor!

Sevgiyle sağlıcakla kalın.

 

Bu yazı 2052 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ŞU FANİ DÜNYADA  ALDIĞIMIZ   SAYILI NEFES KADAR VARIZ
» BİR SORUNUM VAR
»   ŞU BOĞAZ HARBİ NEDİR? VAR MI Kİ DÜNYADA EŞİ?
» CEHALET VE EĞİTİM
» ÇOK ŞEYİ ÖZLÜYORUZ
»   ŞİŞŞT  SAKİN  OL !
»   YÜREĞİMİZİ  EĞİTMEK
» TENCERE DİBİN KARA…            
» Hepimiz, Birbirimizden Sorumluyuz!
» SÜRÜDEN BİRİ OLMAK YA DA OLMAMAK!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter