25 Ocak 2021 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ziya GÖKERKÜÇÜK
YASAYA AYKIRI İMZALAR
Yazı Tarihi: 11 Aralık 2020 Cuma 06:20

1970’lerden beri kalitesiz kömürün çıkarıldığı Poyralı arazileri bu uğurda çok zarar gördü. Tüm planlamalarda tarım ve orman arazisi olarak gösterilen Poyralı arazilerinin toplamı zaten 7000 dönüm. Son planlama yine kömür ocağı amaçlı ve 1800 dönümü kapsıyor.

Bu kez araziler yetmemiş, yerleşim alanları dahi kapsamın içine alınmış. Kömür ise topu topu 150 cm kalınlıkta kalitesiz bir linyit. 150 cm linyit için kaliteli 150 cm’lik tarım toprağı sonsuza kadar yok olacak.

Tozaklı ve Poyralı linyitlerini inceleyen bilim insanları; “linyit damarlarının kalitesinin orta kalitenin düşük kaliteye yaklaşan kısmına isabet ettiğini göstermektedir. Bundan dolayıdır ki, çıkan linyit daha ziyade tuğla ocaklarında kullanılmaktadır” demektedir.

Özel toprak yapısına sahip mükemmel bağlık bölge için 1.800 dönümü kapsayan linyit kömürü çıkarma ruhsatı verilmiş. Üstündeki kil çimento fabrikasında çimento olacak. Poyralı arazileri daha önce de çimento fabrikasına ham madde için kurban edilmeye çalışıldı. Hukuk ve bilimi kılavuz edinen köylüler, muhtarlık, Trakya Platformu ve yurttaşlar tarafından itirazlar edildi ve geri adım atıldı. Elbet yine aynı mücadele sürdürülecek.

Bu süreçte Yenikoru mevkiindeki bir inceleme gezisine katılmıştım. İşletmeyi açmaya çalışan firmanın temsilcisi malzeme gerektiğini vurgulayarak bu iznin gerekliliğini söylemişti. Tabii ki kamudan, doğadan taraf olması gereken bakanlık yetkilileri her yerde olduğu gibi firmayı destekler konumdaydı. Bilimi, doğayı ve insanı savunan bilim insanı Doğan Kantarcı’nın dersini unutamam. Sayın Kantarcı öz olarak şöyle demişti; “Sanayi tesisi ham maddesi planlanarak kurulur. Ham maddesi bitince yapacağı iki şey vardır. Birincisi tesise son vermek. İkincisi ne kadar zahmetli ve maliyetli olursa olsun doğaya, insana zarar vermeyecek bir şekilde uzaktan da olsa ham maddeyi taşımak”. Poyralı arazisi firmanın çiftliği, arka bahçesi değildir ve o fabrika bu güzel ve verimli arazilere güvenilerek açılmadı.

Orası olmadı başka yer, orası da olmadı basit yer değiştirmelerle yeni yerler ve o da olmazsa biraz daha aşağısı veya yukarısı. Bu böyle sürüp gidiyor yıllardır. Anlamadığım, kamu adına karar verenlerin tutum ve davranışları. Yahu bu bölge tüm planlarda tarım, hayvancılık alanı ve orman olarak gösterildi ise buralarda yapılamayacak işler var. Bu işler için başvuran işverenlerin başvurularını neden kabul ederler? Başvuruyu yapan kişi veya şirkete verilecek tek yanıt vardır; burası bu iş için uygun değildir.

Kendi işletmesinin enerjisini karşılamak amacıyla; kendi arazisinde, toprak yapısını tahrip etmeyecek şekilde, en temiz enerji olan güneş enerjisi panelleri kurmak isteyenlere  ‘tarım arazisidir’ denilerek izin vermeyen yetkililer Poyralı veya herhangi bir yerde milyonlarca yılda oluşan toprağı, doğayı yok edecek işletmenin dosyasını kabul edebiliyor. Kamunun görevi yasaları uygulamak değil mi?

Ve biz yani duyarlı yurttaşlar, Trakya Platformu bileşenleri olarak Göksal Çidem’in dediği gibi; “Bölgeyi tanımayanlar, bölgede yaşamayanlar veya kısa süreli gelip gidenler, yerelin görüşlerini almadan, dinlemeden proje yapıyorlar. Biz bölgede yaşayanlar her yerde her şeye rağmen yaşadığımız toprakları savunduk, savunmaya devam edeceğiz. İnsan olmanın gereği ve Anayasal sorumluluğumuzdur. Geçmişe olan saygımız, geleceğe olan sorumluluğumuz bunu gerektirir” diyerek mücadelemize devam edeceğiz. Poyralı köylüleri de diğer köylerde yaşayanlarımız da bu mücadeleyi yapacaktır. Çünkü bürokratlar, seçilenler gidecek ama bizler köylerimizde, ürünlerimiz ile yaşayacağız.

Poyralı arazilerinde planlanan bu kömür ocağı köyün geleceğini yok edecek bir düşüncedir. Sadece köyü değil diğer doğa katliamları gibi tüm Trakya’yı etkileyecektir. Öncelikle Poyralı çevresinde çok olan kırmızı karıncalar yok edilecektir. Tam da kömür çıkarılması planlanan bölgenin durumunu bilim insanları şöyle tanımlamış; “Poyralı ve Civarı İklimi Poyralı, Tozaklı ve Soğucak bağlarının iklimi. Trakya karasal iklimi. Yıllık ortalama sıcaklık 12.1 derece ve Ağustos ayı ortalaması 21.5 derecedir. Olgunlaşma devresindeki gün içi hâkim rüzgâr 5-6 metre saniye ile Poyraz.”

 Bağcılık ve benzeri ürünlerin anavatanı değerinde. Bir santimetrelik tarım toprağı yaklaşık 700 yılda oluşmakta ve tarım yapılan yüksekliği de hesaplarsak on binlerce yılda oluşan toprağı birkaç sermaye sahibinin tesisi çalışsın diye, onların günlük çıkarları uğruna yok etmek hangi akla hizmettir. Çimento ile mi karnımız doyacak?

Sorun yasalardan çok yasa uygulayıcılarda sanırım. Başta Anayasa olmak üzere yasalarımızda toprak varlığımız güvence altına alınmıştır. Yasa uygulayıcılarımız toprağa zarar verecek talepleri geri çevirmek ile yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen idareci hakkında suç duyurusunda bulunma zamanı gelmiştir artık. Yasalara rağmen başvuruyu alarak kamuya zaman kaybettiren, inceleme, keşif, yazışma ve benzeri masraflara sebep olan ve kamu görevlisini gereksiz meşgul eden bu tür başvuruları kabul eden, imza atanların ‘yasaları uygulamamak ve kamu görevlilerini gereksiz meşgul etmek’ suçuyla yargılamanın zamanı geldi sanırım.

Poyralı Köylüleri bilim ve hukuku savunan önderleri ile birlikte gerekli olanı yapacak ve toprağını, ormanını koruyacaktır.

 

 

Bu yazı 5120 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» YASAYA AYKIRI İMZALAR
» POYRALI BU HALİYLE GÜZELDİR
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter