03 Mart 2021 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
KENDİMİZ  
Yazı Tarihi: 18 Şubat 2021 Perşembe 06:42

 Günümüzde çevremizi incelediğimizde insanların, kariyerin, paranın, gücün, başarının peşinde koşarken, umutlarını, hayallerini, tutkularını çoğu zaman unuttuklarına tanık olmaktayız. Yaşamında yapmak istediklerinin yerini, geleceğe ait plan disiplini kaplamıştır. Ben yaşamdan dersimi aldım, bir daha deneyemem inancının oluşturduğu korku, düş bahçenizin kapısının sizce açılmasını engeller. Tekdüze bir yaşam tarzından bizleri düşlerimiz kurtarır. Gece yastığa başımızı koyduğumuzda hayatta olmak istediklerimizi hatırlamalıyız. Onları kaybedersek, yaşama olan bağlılığımız giderek azalır. Onlar yaşamın renkleri ve neşesidir. Fakat şu akıp giden yaşamın vahşi koşturmacasın da ve her gün bir önceki günden daha güçlü olmamız gerektiği düşüncesi içerisinde, bunları nasıl yapacağız. Türlü engellerle dolu hayatımızda, hayal kurmak, bu düşleri korumak,  sadece kendin olmak, maskesiz, yüzünü umuda ve paylaşmaya çevirerek yaşamak, mutlaka çok zor olmalıdır. Ama zor olanı başarmalı, yaşamın çiçek bahçesi olan hayallerimize, inanarak sahip çıkmalıyız. Hayallere giden yolda çoğu zaman yalnız kalmaya hazır olmalısınız. Bu cesaretle çabalarınızı sürdürürseniz sonuca ulaşabilirsiniz. Hayallerinizde sizi olumsuz eleştirenler olduğu gibi, bu konuda yüreklendirenlerde olacaktır. Sizi gene çocuklar gibi yine hayal kurmaya başladın diye eleştirebilirler.         

Hayallerinizi içine atmadan, söylenenlerden etkilenmeden mutlaka hayallerinizin peşinden koşun bin bir umudunuzla. Yapmak istediklerinizi ertelemeyin, şimdi yapmaya gayret edin.

 Genelde yapmak istediklerimizi, kullanmak istediklerimizi hep ileriye taşımızdır. Belki bir gün bir misafir gelir diye kapıları kilitlemişizdir odalarımızın. En özel çay bardaklarını, tabaklarını, çatal bıçaklarını hiç kullanmamışızdır. Hepsini kutular, naylon torbalar içinde misafirlere saklamışızdır. Evlerinin en büyük ve en rahat odalarında oturmak yerine, orayı özene bezene döşeyip, kapılarını kilitleyip, adını misafir odası demişizdir. Sonra kendimizi daracık odalara hapsetmişizdir. En güzel masa örtülerine, kırlentlere, yastık yüzlerine, çarşaflara ve işlemeli havlulara dokunmaya kıyamamışızdır. En kaliteli Çikolatalar, kolonyalar, tatlılar, lokumlar, kuruyemişler çoluk çocuktan köşe bucak saklanmıştır. Hep en güzel şeyler birileri için bekletilmiştir. Kendimizi ve çocuklarımızı o sakladığımız özel ve güzel şeylere layık görmedik. Güzel anlara, güzel zamanlara, özel yaşanmışlıklara hep uzaktan baktığımız gibi. Misafirleri mutlu etmeye çalıştığımız kadar, kendimizi mutlu etmeye gayret etmedik. Sadece kalabalık sofralarda çekilen fotoğraflarda mutluymuş gibi yaptık.

Şimdi biz yanımızdakilerden bizi kocaman sevmelerini bekliyoruz. İyi hoş ama bizler kendimizi hiç sevmedik ki, bizi nasıl sevsinler? Bizler hep hayatın en küçük odalarında yaşadık. Kendimizi hayatımızın misafir odalarına layık görmedik.

 Hayatın kısa olduğunu unutmayın, ilerde yaparım yanılgısına kapılmayın. İnsanlar için hataların çoğu güzel şeylerin hep ilerde olabileceği inancıdır. Devamlı sizi kontrol edenlere, yönünüzü belirleyenlere karşı kendi çizginizi kendiniz çizerek cevap verin. Kendiniz için, daha istekli bir yaşamınız için bir şeyler yapın. Hayatta ne olmak istiyorsanız olmaya, yapmaya çalışın ki günleriniz renkli geçsin. Müzisyen, sanatçı, sporcu, şair, yazar ne istersen ol. Bunun için kendine güvenmelisin, inanmalısın. Seni çeviren kafandaki duvarları yıkmalısın, engellere karşı direnmelisin. Bunları yaptığın için seni olumsuz eleştirenler olur, ama senin kendine saygın artar. Mutluluğundan, mutsuz olanlara yaptıklarınla, sevdiğin yaşam biçiminle karşı koy. İstediğin mesleği, sanat faaliyetini, spor dalını yapmak sana hayat denilen müzikalden zevk almanı sağlayacaktır.

Ünlü yazar Mark Twain bu konuyu çok güzel dile getirmiş.

Ve hayaller, Onlara inandığınız kadar gerçektirler.

Hayallerinizi kovmayın, Çünkü onlar gittiler mi siz kalırsınız belki, fakat artık yaşamıyorsunuz demektir.

Bu yazı 384 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» EDEBİYAT
» DİZİLERİMİZ
» İNSANLAR  
» KENDİMİZİ TANIYORMUYUZ?
» KENDİMİZ  
» OKUMANIN GÜZELLİĞİ
» FARELER VE İNSANLAR
» DOĞA VE ÇEVRE KİRLİLİĞİ
» ZAMAN TAMİRCİSİ
» YAŞAMI ANLAMAK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter