14 Nisan 2021 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
AHIRDAKİ DERS
Yazı Tarihi: 27 Mart 2021 Cumartesi 06:15

Bir gün, bir çiftlikteki atların birine bakan seyis; “Bu attan hayır gelmez artık!” demişti.

Söylediği at güçlü bir hayvandı. Ama hiç kimse ona binmek istemiyordu. Çünkü çok huysuz bir hayvandı, üzerindekini atıyor, ağaçlara çarpıyor, yanına geleni tekmeliyordu.

Bir gün çiftliğe bir yabancı geldi, bu attan çok hoşlandı ve onu dört haftada terbiye edeceğini, kuzu gibi yapacağını söyledi. Çiftlikte ki herkes bıyık altından güldü, ama seslerini de çıkaramadılar.

Ne var ki, işler düşündükleri gibi gitmeyecekti. Yeni gelen adam, atı eyerledikleri zaman tatlı tatlı konuşarak ona şeker vermekle işe başladı. Sonra kendisiyle konuşa konuşa onu idman sahasında gezdirirken, birden atın üzerinden atladı. Hayvan bir-iki sıçrayış yaptı. Şimdiye kadar yapıldığı şekilde kamçılansın diye beklemişti.

Ama kamçılanmadı. Kamçı da yoktu, o mahmuzlama da, azarda.

İki hafta böyle geçti.

At tanınmayacak kadar değişmişti. Kendisine bakan insan gibi, o da dikkatli ve uysal olmuştu.

Çiftlik ahalisi, bu olaydan şu dersi çıkarmışlardı: Gerçekten iyi bir davranış, asla zaaf değildir. Tam tersine, en sert seyislerin başa çıkamadığı hayvanları bile uysallaştıran büyük bir kuvvettir.

Tatlı dilin yapılacağına inanmayanlar, bunun böyle olduğunu at ahırında öğrenmişlerdi.

ŞÜKRETMEK

Yaşlı kadın oldukça dini bütün bir insanmış…

Her sabah kapısının önüne çıkar ve duyulur bir sesle dua edermiş: “Allah’ım bize verdiklerin için sana şükürler olsun!”

Her seferinde de yan komşunun sesi duyulurmuş: “saçmalama!”

Bu sahne neredeyse her gün yaşanırmış. Bir gün, muzip komşu bir oyun oynamaya karar vermiş…. Pazara gidip meyveler, sebzeler, ekmek, pirinç alıp torbalara da doldurmuş, yaşlı kadının kapısının önüne bırakmış.

Kadıncağız kapısını açtığında ne görsün. İçi yiyeceklerle dolu bir sürü torba. Çok sevinmiş ve sevinçle bağırmış: “sana şükürler olsun Allah’ım, bu gönderdiğin yiyecekler için sana şükürler olsun!”

Ağacın arkasında onu seyreden komşusu seslenmiş: “ saçmalama! O yiyecekleri ben aldım!”

Yaşlı kadın istifini hiç bozmamış; “Allah’ım sana ne kadar şükretsem azdır. Hem bu yiyecekleri göndermişsin hem de parasını şeytana ödetmişsin!”

MART AYI KAZMA KÜREK YAKTIRDI

İlkbaharın müjdecisiydi Mart ayı..

Ama öyle gaddarca müjdeyi getirdi ki,

Ne zengin memnun oldu, ne de fakirler…

Hele sabahları evden dışarı çıkanlar; “Ahh! Bu ne soğuk hava! Kışın bu kadar üşümedik! Bizden intikam mı alıyorsun?” dediler.

İstanbul’da kar, dolu!

Ankara’da kar, dolu, yağmur.

Orta Anadolu Kırşehir’de kar-yağmur ve hortum…

Sen böyle gürlemezdin, hortumla tanışmamız yeni başladı.

Zararınız çok.

Zarar verdik.

Ne olur insafa gel artık…

Evde sobalar yanmaya devam ediyor. Doğalgaz ise hep faaliyette… Herkes kışlık kıyafetlerini giymeye devam ediyor.

Nasıl ilkbahar müjdecisin sen…

Gökyüzünden üzerimize kustun da kustun.

Aynı soğuk kardeşimiz, gürlemeye devam edecekmiş.

Es soğuk rüzgar es, buldun fakiri esersin tabii.

Bırakalım şakayı da: Mart ayı yazlık sebze-meyve-buğdaylara çok zarar verdi.

Mart ayının verdiği zararları vakti gelince göreceğiz.

Hele hortum denen tabiat oyunu çok zarar veriyor bizlere.

Ahh! Hortum sen bile sık sık görünmeye başladın…

Tanımıyorduk seni.

Hoş geldin ülkemize…

Bu yazı 950 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» KUYRUK ACISI
» KIRKLARELİSPOR 5- TURGUTLUSPOR 2
» NEYLE HATIRLANMAK İSTİYORSUN
» 3 BİLGE
» PAPAZIN PAPAĞANI
» AH ŞU DOKTORLAR
» YETENEK NEDİR?
» UZUN BİR KIŞ SONUNDA
» GECE NÖBETÇİSİ
» AYININ DOSTLUĞU
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter