23 Nisan 2021 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Binnur Güdücüler
BİR SORUNUM VAR
Yazı Tarihi: 01 Nisan 2021 Perşembe 06:26

 Okuduğum bir kitapta yazarın insanı motive eden sözleri şöyleydi:

“Üstesinden gelinmesi gereken sorunlar olmasaydı, insanoğlu en büyük zenginliği olan başarılarından tat alma duygusunu yitirirdi. Derin ve karanlık vadiler olmasaydı, dağların dorukları o kadar güzel olmazdı.”

Yaşamak, bir bakıma sorunlarla boğuşmak değil midir? Çoğu kez bunların, birer gölge gibi bizi sürekli izlediklerini görüyoruz. Kimini kısa zamanda çözüyoruz, kimini bir süre için erteliyoruz, kimini görmezliğe geliyoruz, kiminin yükünü de ömür boyu sırtımızda taşıyoruz. Kısacası, soluk aldığımız sürece, sorunlardan tümüyle sıyrılmak olası görünmüyor. İçimizde, karşımızda, yanı başımızda bir anda bitiveriyorlar.

Hepimizin yaşadığı sorunlar farklı farklıdır… Çalışma hayatı, ekonomik sorunlar,  sürekli artan fiyatlar, yetersiz kalan ücretler, çocuklarla olan ilişkiler, eşler arasındaki anlaşmazlıklar, işsizlik, sağlık sorunları, kısacası herkesin bir ya da birçok sorunu vardır, kime dokunsak bin ah işitmek olasıdır. Fakat bazen de sorunlarımız karşısında huzursuzluğumuz ya da mutsuzluğumuz, çoğu kez olayları farklı bir şekilde algılamamızdan ya da yanlış bakış açılarımızdan kaynaklandığını düşünüyorum.

Anlatacağım hikayede olduğu gibi:

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikâyet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı. "Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "acı" diye cevap verdi. Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu: -"Tadı nasıl?" "Ferahlatıcı" diye cevap verdi genç çırak. "Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam, "hayır" diye cevapladı çırağı. Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi: -"Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey, ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.”

Üzüldüğümüz, sıkıldığımız, düşüncelerimizi meşgul eden, birinden kurtulurken bir başkasıyla boğuştuğumuz, her türlü sorun! Ancak bu sorunları engellemenin değil, göğüslemenin, aşmanın çarelerini arayarak ancak huzur bulur, mutlu oluruz.

Sorunlar bir yandan bunaltırken, öte yandan bizi yaratıcılığa ve araştırmaya yöneltiyor. Buluşların büyük bir çoğunluğu, çözülmeyi bekleyen bir sorun, bir gereksinim nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Herkesin yeterince mutlu, huzurlu, sağlıklı olduğunu, bu yüzden yaşamlarını iyileştirme, daha çok güzelleştirme kaygısı taşımadıklarını düşünelim. O zaman hangimiz yaşantısına bir yenilik katabilir, bir farklılık yaratabilir, çare bulunabilir ki?

Sevgiyle sağlıcakla kalın.

 

Bu yazı 2590 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ŞU FANİ DÜNYADA  ALDIĞIMIZ   SAYILI NEFES KADAR VARIZ
» BİR SORUNUM VAR
»   ŞU BOĞAZ HARBİ NEDİR? VAR MI Kİ DÜNYADA EŞİ?
» CEHALET VE EĞİTİM
» ÇOK ŞEYİ ÖZLÜYORUZ
»   ŞİŞŞT  SAKİN  OL !
»   YÜREĞİMİZİ  EĞİTMEK
» TENCERE DİBİN KARA…            
» Hepimiz, Birbirimizden Sorumluyuz!
» SÜRÜDEN BİRİ OLMAK YA DA OLMAMAK!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter